fbpx

2022 Yılında Organik Pazarlama: İstatistiklerle Bilmeniz Gereken 10 E-posta Pazarlama Taktiği

Kaynaklarınız sınırlı olduğunda, bir işe başlarken değerli zamanınızı ve paranızı boşa harcamadığınızdan emin olmak istersiniz. Ancak pazarlama söz konusu olduğunda mağazanız için e-posta pazarlaması kadar değerli bir aracı görmezden gelemezsiniz. Ancak müşterilerinize ulaşmanın pek çok başka yolu varken neden yine de e-posta pazarlamasına güvenesiniz ki? Buna değer mi? Cevabı: evet! E-posta pazarlamasının etkisi, müşterilerinizin gelen kutularına ulaşmaktan çok daha fazlasıdır. E-posta pazarlaması ve faydaları hakkında çok fazla söylenti var ancak e-posta pazarlama istatistikleri ne öneriyor? E-posta pazarlamasının güvenilirliğini kanıtlamak söz konusu olduğunda rakamlar her şeyi söylüyor. E-posta pazarlamasının ne olduğuna bir göz atalım ve ardından 2021’de edinilen bilmeniz gereken en önemli e-posta pazarlama istatistiklerine geçelim.

E-posta Pazarlama Nedir?

E-posta pazarlaması, ürünleri veya hizmetleri tanıtmak için e-postanın kullanılmasıdır fakat bu pazarlama türü sadece bununla sınırlı değildir. Mevcut müşterilerle ilişkiler geliştirmek ve/veya potansiyel müşterilere ulaşmak için e-posta pazarlamasını kullanabilirsiniz. E-posta pazarlaması, işletmelerin müşterilerini bilgilendirmelerine ve pazarlama mesajlarını buna göre özelleştirmelerine olanak tanır. Bunu, günümüzün en uygun maliyetli ve dönüşüm açısından zengin dijital pazarlama biçimlerinden biri olarak düşünün. Bu pazarlama türü güçlüdür, ikna edicidir ve e-ticaret mağazanızda harika sonuçlar elde etmenizi sağlar. İşte e-posta pazarlamasının ne kadar değerli olduğunu gösteren ilginç e-posta pazarlama istatistiklerinin bir listesi.

1. E-postanın yaygın kullanımı

Mailler akademisyenler arasında basit mesajlar olmaktan çıkıp yaygın küresel kullanıma dönüşmüştür. 2022’de dünya çapında e-posta kullanıcılarının sayısının 4,3 milyar olacağı tahmin ediliyor (Statista, 2021). Bu rakamın 2025’te 4,6 milyara çıkması ve beklenen dünya nüfusunun yarısından fazlasını oluşturması bekleniyor. Bu istatistik, e-posta pazarlamasının markaların kaçırmaması gereken bir fırsat olduğunu açıkça gösteriyor. Gelişmiş dünyada iş yapıyorsanız, müşterileriniz e-posta kullanıyor ve siz de öyle olmalısınız. İşletmeniz ne kadar küçük olursa olsun yılda 365 gün, günde 24 saat e-posta pazarlama yoluyla insanlara ulaşma gücünüz var. E-posta ile sağlanan daha az zaman ve çaba avantajı, e-posta pazarlama stratejinizi daha iyi bir şekilde yapılandırmanıza ve hedef kitlenizle anında bağlantı kurmanıza yardımcı olabilir.

2. Günde milyarlarca e-posta gönderiliyor

Yalnızca 2022’de her gün 333,2 milyar e-postanın gönderilip alınması bekleniyor (Statista, 2021). Bunların çoğunu da günlük e-postaların oluşturacağı düşünülüyor hepsi bu kadar da değil: Bu rakamın da 2025 yılına kadar 375 milyarın üzerine çıkması bekleniyor. E-posta pazarlama istatistiği, muhtemelen size e-posta pazarlamasının yakın zamanda hiçbir yere gitmediğini kanıtlayacaktır. Yıllar geçtikçe birçok yeni iletişim biçimi ortaya çıktı. Bu ortaya çıkışa rağmen, e-posta pazarlaması güçlü kaldı ve büyümeye devam ediyor. Tüm bunları göz önünde bulundurarak, harika bir e-posta pazarlama kampanyasının potansiyelini göz ardı etmek zor.

3. E-posta güçlü bir yatırım getirisi sağlar

E-posta pazarlamasının yaygın popülaritesi ve tartışılmaz faydaları ile yatırım getirisinin çok yüksek olması şaşırtıcı değildir. İyi düşünülmüş bir e-posta pazarlama stratejisi size para kazandıracaktır. E-posta pazarlamasına harcadığınız her 1 ABD Doları için ortalama 42 ABD Doları getiri bekleyebilirsiniz (DMA, 2019). Birçok e-posta pazarlama avantajı var ancak bu pazarlama, işinizi istikrarlı şekilde devam ettirmek için listelerin başında geliyor.

4. İçerik dağıtımı için e-posta kullanımı

Böylesine güçlü bir yatırım getirisi ile e-posta pazarlamasının pazarlamacıların favori içerik dağıtım yöntemlerinden biri olması şaşırtıcı değil. Son istatistikler, pazarlamacıların yüzde 87’sinin içeriklerini yaymak için e-posta pazarlamasını kullandığını gösteriyor (Content Marketing Institute, 2020). Bu da e-postayı yüzde 89 ile sosyal medyanın hemen ardından ikinci en popüler içerik dağıtım kanalı yapıyor. Aynı zamanda şirket web sitesi veya blog ve etkinliklerdeki sunumlar gibi diğer organik kanalların da önündedir – ister sanal ister yüz yüze olsun. E-posta pazarlaması, içerik dağıtım kanalı olarak o kadar çok fayda sağlar ki pazarlamacılar bunu yalnızca organik olarak kullanmaz; üçte biri (yüzde 33), içeriklerini ortaklarının e-posta veritabanlarına tanıtmak için ücretli işbirliklerine de giriyor. Ayrıca e-posta yöntemi pazarlamacılar arasında o kadar popülerdir ki, e-posta etkileşimi içerik performansını değerlendirmek için en önemli ölçütlerden biridir. Pazarlamacıların yüzde 86’sı, bir içeriğin ne kadar başarılı olduğunu belirlemek için web sitesi trafiği ve sosyal medya analizlerinden çok açılma oranları, tıklama oranları ve indirmeler gibi e-posta etkileşim ölçümlerine baktıklarını söylüyor.

5. E-posta pazarlama işinizi büyütmenize yardımcı olur

E-posta, küçük ve orta ölçekli işletmeler için müşteriyi elde tutma ve edinmenin ana itici gücü olmaya devam ediyor. Verilere göre, KOBİ’lerin %81’i hala birincil müşteri edinme kanalı olarak e-postaya ve %80’i elde tutma için e-postaya güveniyor (Emarsys, 2018). Sosyal medya, beğeniler, paylaşımlar ve tweet’ler hakkında çok fazla konuşma olabilir ancak bu, e-posta pazarlamasının daha az değerli hale geldiği anlamına gelmez. Bu çalışmadan elde edilen araştırma bulguları, müşteri edinme ve elde tutma söz konusu olduğunda e-posta pazarlamasının organik arama, ücretli arama ve sosyal medyaya kıyasla grafiğin en üstünde olduğunu gösteriyor. Facebook’un işletmeniz için önemli olmadığını söylemeye gerek yok ancak doğrudan etki ve erişim arıyorsanız, e-posta pazarlamasıyla rekabet edebilecek bir alan yoktur.

6. Hoşgeldin e-postaları yüksek açılma oranına sahiptir

Açılma istatistikleri e-posta pazarlama stratejinizin ne kadar iyi performans gösterdiğini söylemenin en iyi yollarından biridir. Bu, e-postanızı kaç kişinin açtığını gösterir. Sonuçta kim e-posta pazarlama kampanyasının harikalar yaratmasını istemez ki? Ancak hedef kitlenizin yüzde kaçı aldıkları e-postaları açıyor? İstatistikleri konuşalım: Bir karşılama e-postasının ortalama açılma oranı %82’dir (GetResponse, 2017). Büyüyen kitleniz için e-posta kampanyanızı oluştururken bunu avantajınıza kullanabilirsiniz. Karşılama e-postaları için bu kadar yüksek bir açık oran ile hedef kitlenizin bilmesini istediğiniz bazı yararlı bilgileri onlara gönderdiğiniz karşılama e-postasında ekleyebilirsiniz.

7. Kişiselleştirme e-posta için harikalar yaratır

Bir önceki istatistiğin gösterdiği gibi ortalama e-posta açma oranı %20.81’dir. Ancak e-postalarınızı kişiselleştirirseniz, kişiselleştirmenin sahip olabileceği inanılmaz etkiyi görmeye başlayacaksınız. Kişiselleştirilmiş konu satırlarına sahip e-postalar %50 daha yüksek açılma oranları sağlar (Yes Lifecycle Marketing, 2019). Bu nedenle harika bir e-posta pazarlama ipucu, e-posta gönderirken bireysel adları içerecek şekilde karşılama ve konu satırınızı özelleştirmek olacaktır. Bu çok zahmetli geliyorsa e-postalarınızı şirketin adı, sektörü veya ilgilendiğiniz bir konu ile kişiselleştirmeyi deneyebilirsiniz.

8. Terk edilmiş sepetlerde e-postaların gücü

Terk edilmiş bir sepet e-postası, sepetine ürün ekleyen ve ödeme işleminin bir bölümünden geçen ancak daha sonra ürünleri satın almadan siteden ayrılan birine gönderilen bir takip e-postasıdır. Pek çok insan çevrimiçi alışveriş sepetine ürün koyar ancak daha sonra satın alma işlemini tamamlamadan ayrılır. İşletmeniz, terkedilmiş alışveriş sepeti e-postaları göndererek ve işlemler için kayıp potansiyelinizi geri alarak bu sorunu çözebilir. Peki bu e-postalar işe yarıyor mu? İstatistik bu iddiayı desteklemek için burada: Üç terkedilmiş alışveriş sepeti e-postası göndermek, tek bir e-postadan %69 daha fazla siparişle sonuçlanır (Omnisend, 2018). Bu tür e-ticaret e-postası, geliri artırmak için en etkili olanlardan biridir.

9. Etkileşimli e-postalar ileriye giden yoldur

E-postalarınız kullanıcı katılımı oluşturmalıdır. E-posta pazarlama kampanyanızın bir haber bülteni biçimiyle sınırlandırılması gereken günler geride kaldı. Pazarlamacılar etkileşimli içerik biçiminde daha iyi etkileşim arıyorlar. Raporlar, e-postanıza video eklemenin tıklama oranlarını %300 artırabileceğini göstermiştir (Martech Advisor’ın 2017 verileri). Bu herkes için şok edici bir rakamdır. Pazarlamacılar ayrıca e-postalarının müşterilere daha iyi görünmesini sağlamak için kaydırıcılar, daraltılabilir menüler ve GIF’ler ekleme eğilimindedir. Ayrıca tüm etkileşimli e-postalarınızın mobil cihazlar için optimize edildiğinden emin olmayı unutmayın.

10. Müşteriler sizden haber almayı seviyor

Tüketicilerin marka e-postalarını hangi sıklıkla almak istediklerine bakıldığında, tüketicilerin %49’u (Statista, 2017) favori markalarından haftalık olarak promosyon e-postaları almak istediklerini söyledi. Bu e-posta pazarlama istatistiği özellikle müşterilerinize çok sık e-posta göndermekten endişe ediyorsanız kullanışlıdır. Hedef kitleniz sizden haber almayı seviyor ve görünüşe göre sizden e-posta yoluyla haber almaktan mutlular.

    Özet: E-posta Pazarlama İstatistikleri

2021 için e-posta pazarlama istatistiklerinin bir özeti:

– Aktif e-posta kullanıcılarının sayısının 2025’te 4,6 milyara ulaşacağı tahmin ediliyor.
– 2022’de her gün 333,2 milyar e-posta gönderilip alınıyor.
– E-posta pazarlamasına harcadığınız her 1 ABD Doları için ortalama beklenen yatırım getirisi 42 ABD Dolarıdır.
– Her on pazarlamacıdan yaklaşık dokuzu, içeriği organik olarak dağıtmak için e-posta pazarlamasını kullanıyor.
– Küçük işletmelerin %81’i birincil müşteri edinme kanalı olarak e-postaya, %80’i ise elde tutma için güveniyor.
– Bir karşılama e-postasının ortalama açılma oranı %8’dir.
– Kişiselleştirilmiş konu satırlarına sahip e-postalar, %50 daha yüksek açılma oranları sağlar.
– Üç terkedilmiş alışveriş sepeti e-postası göndermek, tek bir e-postadan %69 daha fazla siparişle sonuçlanır.
– E-postanıza eklenen videolar, tıklama oranlarını %300 artırır.
– Tüketicilerin %49’u favori markalarından promosyon e-postaları almak istiyor.

Dönüşüm Oranı Optimizasyonu İle Nasıl Daha Fazla Satış Yapılır?

Bu blogda e-ticaret dönüşüm optimizasyonu ile nasıl daha fazla satış elde edeceğinizi öğreneceksiniz. NY Times’ın en çok satan yazarı Jeffrey Eisenberg “Dönüşüm oranınızı ikiye katlayarak işinizi ikiye katlamak, trafiğinizi ikiye katlamaktan çok daha kolaydır.” diyor.

Farklı e-ticaret dönüşüm optimizasyon tekniklerini birleştirerek, yeni trafik olmadan satışlarınızı ikiye hatta üçe katlayabilirsiniz. E-ticaret dönüşüm optimizasyonunu artırmak için insanların güvenini kazanarak, açılış sayfanızdaki sorunları ortadan kaldırarak, potansiyel müşterilerle etkileşim kurarak satışlarınızı nasıl arttıracağınızı konuşacağız. 

Satış Nasıl Yapılır: Güven Yoksa Satış da Yoktur

Siz de güvenmediğiniz bir siteden alışveriş yapmazsınız, değil mi? Ziyaretçilerin çoğu web sitenizi ilk kez görecek ve daha önce hiç duymadıkları bir markadan alışveriş yapmaktan çekinecek. Bu nedenle insanların mağazanıza güvenmesini sağlamak, nasıl daha fazla satış elde edeceğinizi bulmak için çok önemli bir aşamadır. E-ticaret dönüşüm optimizasyonu söz konusu olduğunda bir güven duygusu oluşturmak son derece önemlidir ve daha fazla satış elde etmek istiyorsanız bu ilk adımdır. Güven oluşturma öğeleri listesine girmeden önce, bunları nasıl yorumlamanız gerektiğini açıklamamız gerekiyor.

Satış Nasıl Yapılır: Mağazanızın Arkasında Kimin Olduğunu Gösterin

İnsanlar sizin markanızı satın alacak. Mağazanın arkasında kimin olduğunu göstermek, sitenizin güvenilirliğini artıracak ve e-ticaret dönüşüm optimizasyonunuzu iyileştirecek ve sonuçta daha fazla satış elde etmenizi sağlayacaktır. Bir aile şirketi veya tek başına girişimci olsanız bile hikayenizi “Hakkımızda” sayfanızda paylaşın. Dürüst hikayeler güven oluşturur. Ayrıca varsa fiziksel adresinizi, iletişim mailinizi veya varsa telefon numaranızı ekleyerek yasal bir işletme olduğunuzu kanıtlayabilirsiniz. Ayrıca, ziyaretçilerinize neden sizden satın almaları gerektiğini söyleyin.

Satış Nasıl Yapılır: Sizinle İletişime Geçmeyi Kolaylaştırır

Müşterilerin güvenini artıran en önemli faktörlerden biri müşteri desteğidir. Müşteri desteği sağlamak için en iyi çözüm tartışmalıdır. Forrester araştırması, çevrimiçi tüketicilerin %63’ünün canlı sohbet sunan bir web sitesine dönme olasılığının daha yüksek olduğunu gösteriyor. Müşteri İlişkileri üzerine en çok satan yazar Steven Van Belleghem, tüketicilerin %40’ının self servisi insan temasına tercih ettiklerini bildirdiğini bildiriyor. Bizce ikisini birleştirmek en iyisidir. Kullanım kolaylığı, e-ticaret dönüşüm optimizasyonunda önemli bir faktördür. Bununla birlikte canlı sohbet desteği sağlayacak kaynaklarınız yoksa, site başlığınıza iletişim bilgilerini ekleyin ve ne zaman yanıt vereceğiniz konusunda net beklentiler belirleyin. 

Satış Nasıl Yapılır: E-Ticaret Dönüşüm Optimizasyonunu Geliştirmek için İlgili Bilgileri Görünür Hale Getirin

Çevrimiçi alışveriş yapanların %46’sı, çevrimiçi alışveriş yapmadan önce her zaman iade politikalarını kontrol ettiklerini söyledi. Ayrıca başka bir çalışma, potansiyel müşterilerin %50’den fazlasının teslimat fiyatı gibi gizli ücretlerle karşı karşıya kaldıkları için ödeme yapmadan ayrıldığını gösteriyor. Özellikle, bu bilgilerin gösterilmemesi daha az satışla sonuçlanacaktır. Bu ve diğer ilgili bilgileri, müşterilerin okuma olasılığı yüksek olan yerlerde görüntüleyin: bir ürün sayfasında, alt bilgi sayfalarında veya her sayfa başlığında.

Tüm bilgileri tek bir yerde sunmanın bir başka harika yolu da “Sık Sorulan Sorular” sayfasıdır. Bu durum, neredeyse tüm ziyaretçileriniz cevaplarını orada arayacaklardır. Siz de Courself hakkında aklınıza takılan tüm sorulara courself.co web sitemizden ulaşabilirsiniz!

Satış Nasıl Yapılır: İncelemeler ve Müşteri Fotoğraflarıyla Güven Kazanın

Müşteri yorumları hassas bir konudur. Müşterilerin 2/3’ünden fazlası bir satın alma işlemi yapmadan önce çevrimiçi yorumları okurken, her 10 müşteriden 7’si güvenilirliğini sorguluyor. Ayrıca sitenizi TrustPilot veya SiteJabber gibi platformlarla entegre edin. Bu şekilde incelemelerinizin sansürlenmediğinden veya sahte olmadığından emin olabilirsiniz. Üçüncü taraf inceleme siteleri, müşteri fotoğraflarının yanı sıra ürünler hakkında sosyal kanıt ve geri bildirim sağlamanın yanı sıra genel olarak şirketinize genel bir bakış sağlar.  

Hızlı ipucu: Müşteri fotoğraflarına gelince henüz müşteri tabanınız yoksa, sizden satın almamış olsalar bile ürünü kullanan kullanıcıların içeriğini sergileyin. Resimlere genel olarak altyazı ekleyin: “Bu Ürünü Kullanan Kişiler” gibi.

Satış Nasıl Yapılır: Ürün Sayfanızı Optimize Edin

Ürün sayfanız, gerçek satın alma işleminin başlatıldığı yerdir. Mağazanızda en çok ziyaret edilen sayfa olması sebebiyle dönüşüm oranlarınızı önemli ölçüde artırabilir. Ürün sayfanız çok net bir odak noktası olmalıdır çünkü bu yer müşterilerinizin ödeme yaptığı yerden kelimenin tam anlamıyla bir tık uzakta. Ürünün net bir hizmet noktası olduğundan, kullanımı kolay olduğundan ve tüm müşterilerinizin sorularını yanıtladığından emin olun. İyi oluşturulmuş bir ürün sayfası müşterinizin kalmasını ve satın almasını sağlarken, kötü bir ürün müşterilerin hemen mağazanızı terk etmesine neden olur.

Satış Nasıl Yapılır: Çok Sayıda Yüksek Kaliteli Görsel Kullanın

Bir IRCE 2012 raporu, tüketicilerin %60’ından fazlasının, görüntülerin kalitesinin ve ürünleri farklı açılardan görme yeteneğinin bir e-ticaret web sitesinin en önemli özelliği olduğunu belirttiğini gösteriyor. Büyütülebilen yüksek kaliteli görüntülere sahip olduğunuzdan emin olun. Ürünlerinizi farklı açılardan sergileyin ve her zaman ürünün her varyasyonunun resimlerini görüntüleyin. Sadece siyah olanı görebilen kimse sarı tişört almaz. Son dokunuş, insanlar sattığı için ürünü kullanan kişilerin fotoğraflarını eklemektir. Dropshipping yapıyorsanız tedarikçilerin çoğu kaliteli görseller sağlamıyorsa ve genellikle kendiniz fotoğraf çekemiyorsunuz çünkü stoksuz satış yapıyorsunuz! Aynı ürünü Google’da aramayı ve aynı görseli yüksek çözünürlükte bulmayı deneyin. Eğer imkanınız varsa satacağınız ürünü kendiniz sipariş verip, yüksek kaliteli fotoğraflarını çekmek mantıklı olacaktır.

Satış Nasıl Yapılır: İlgi Çekici Bir Açıklama Yaratın

Etkileyici ürün açıklamaları e-ticaret dönüşüm optimizasyon oranlarını değiştirebilir burada %30-100 oranında artışlar görmek normaldir. İyi bir ürün açıklaması açıklayıcıdır, müşteriye hitap eder ve özelliklerine ek olarak faydalarını gösterir. Müşterilerinize aradıkları ürünün bu olduğunu hatırlatın. Ürün özellikleri de aynı derecede önemlidir. Ancak farklı bir amaca hizmet ederler yani onları ayırmanız gerekir. Satışların yanı sıra, daha bilgili bir müşterinin satın aldığı ürünü iade etme olasılığı daha düşüktür. Metin yazarlığı konusunda rahat değilseniz, başka birinden yardım arayın veya Crowd Content gibi uygulamaları deneyin.

Satış Nasıl Yapılır: Ücretsiz Kargo Teklifi

Müşteriler hep ücretsiz kargo seçeneği bekler. Accent’e göre, tüketicilerin %88’i kendilerine ücretsiz kargo sözü verilmiş olsaydı çevrimiçi bir siteden alışveriş yapma olasılıkları daha yüksek olurdu. Başka bir araştırma, müşterilerinizin yarısından fazlasının teslimat ücretleri gibi beklenmedik maliyetlerle karşı karşıya kaldıkları için sitenizi ödemeden terk edeceğini gösteriyor. Shopify aslında onu en iyi dört dönüşüm katilinden biri olarak adlandırıyor. Tüm ürünlerinizde ücretsiz gönderim yapamıyorsanız, belirli bir ürün kategorisinde ücretsiz gönderim veya belirli bir tutarın üzerindeki siparişlerde ücretsiz gönderim gibi başka promosyonlar oluşturmayı deneyin. Son derece önemli bir şey daha: uzun bir zaman dilimi olsa bile, beklenen teslimat tarihini gösterin. İnsanlar bunu bilmek istiyor ve istemezlerse %21’i satıştan vazgeçecek.

Satış Nasıl Yapılır: E-Ticaret Dönüşüm Optimizasyonunu İyileştirmek için Aciliyet ve Kıtlık Yaratın

Aciliyet ve kıtlık taktikleri oldukça eskidir ve Amazon, Alibaba ve Flipkart gibi devler tarafından yaygın olarak kullanılmaktadır çünkü işe yaradıkları kanıtlanmıştır. Ayrıca, mağazaların en sevdiğiniz üründen yalnızca üç öğenin kaldığını gösterdiğini veya diğer ürünlerin satışlarını artırmak için belirli bir ürünün (hiç satılmayan) satılmış olarak gösterildiğini hepimiz gördük. Bazıları geri sayım sayaçları ile sınırlı süreli satışlar sunarken, diğerleri flaş satışlar düzenler. Bu konuda gerçekten söyleceğimiz yeni bir şey yok, bu numaralar her yerde ve bunları mağazanız için en iyi şekilde nasıl kullanacağınız size kalmış. Aciliyet ve kıtlık taktiklerinin doğru bir şekilde uygulandığında satışlarınızı artacağından oldukça emin olduğumuzu söyleyebiliriz. Bunu göz önünde bulundurarak, aşırıya kaçmadığınızdan emin olun. Çok fazla kıtlık sizi dolandırıcı gibi gösterir ve bu açıkça aleyhinize çalışabilir.

Satış Nasıl Yapılır: Mevcut Müşterileri Geri Kazanma

Marketing Metrics’e göre, mevcut bir müşteriyi potansiyel bir müşteriye dönüştürme olasılığı 15 kata kadar daha yüksektir. Tekrar eden müşteriler, e-ticaret dönüşüm optimizasyonu ile daha az ziyaretçi ve genel giderlerle nasıl daha fazla satış elde edeceğinizi anlamanıza yardımcı olur. Ayrıca, tekrar eden müşterilerin sizden satın alma olasılığı daha yüksektir ve genellikle ilk kez satın alan müşterilere göre daha fazla harcama yaparlar. Yine de, daha küçük bir satıcıysanız bu zihniyet sizin için çalışmayabilir. Hali hazırda düzinelerce müşteriniz varken müşteri kazanımları için para harcamadığınızdan emin olmak için müşterileri erkenden dönüştürmelisiniz.

Satış Nasıl Yapılır: Yeniden Hedefleme

Ortalama olarak ziyaretçilerinizin yalnızca %2’si ilk ziyaretlerinde bir şey satın alacak. Yeniden hedefleme diğer %98’e ulaşmak için en iyi yöntemdir. Elbette, daha fazla satış elde etmenize yardımcı olmak amacıyla sitenizi ziyaret eden kişilere reklam göstermek için kullanıldığı için güçlü bir e-ticaret dönüşüm optimizasyon tekniğidir. Facebook pazarlama, Google, Twitter veya Adroll gibi belirli uygulamalar dahil olmak üzere herhangi bir reklam platformunda yeniden hedefleme kampanyalarını kolayca ayarlayabilirsiniz. Bugün yüzlerce siteye göz attıktan sonra Facebook akışınız ilgili reklamlarla dolup taşabilir. Yeniden hedefleme kampanyaları tekliflerinizi web’de onlara göstererek hedef kitlenizin ilgisini canlı tutar. Ayrıca, daha önce sizinle ilgilenen kişileri tam olarak hedefleyerek size ikinci bir satış yapma şansı verir.

Mevcut Müşterileri Geri Kazanın: Terk Edilmiş Sepetleri Kurtararak E-Ticaret Dönüşüm Optimizasyonunu İyileştirin

Müşterilerinizin neredeyse %70’i alışveriş sepetlerini terk edecek. Ziyaretçiler sitenizle ilgilenirken, alışveriş sepetini terk edenler özellikle sizden alışveriş yapmakla ilgilenirler. Bu nedenle, yerleşik Shopify özelliklerinden herhangi birini kullanarak sepetlerini terk eden müşterilere otomatik e-posta hatırlatıcıları gönderin. Özellikle bunu iyi yaparsanız, kayıp satışların %5 ila %12’sini geri kazanabilirsiniz. Bu aynı zamanda müşterilerin satın alma sürecini başlattıktan sonra nasıl daha fazla satış elde edileceğine ilişkin kalan soruları yanıtlamada da büyük bir rol oynayabilir. İlk olarak, ürünün stoklarının azaldığına dair samimi bir e-posta hatırlatıcısı ile müşterilerinizi test edin. Mağaza incelemelerinizi veya mutlu müşteri fotoğrafları gibi diğer ilgili bilgileri ekleyin. İkincisi, sınırlı süreli kuponlar sunan birden fazla e-posta ile daha agresif promosyonları denemekten korkmayın. Ancak çok fazla iterek kayıp gitmelerine izin vermemek çok önemlidir bu yüzden bu son şansı akıllıca kullanın.

Geri Kazanma E-postaları Göndererek Daha Fazla Satış Nasıl Elde Edilir

Nasıl daha fazla satış elde edeceğinizi bulmaya çalışıyorsanız geri kazanma e-postaları, mağazanızda hesap oluşturmuş veya geçmişte satın alma işlemi gerçekleştirmiş müşterilere ulaşmanıza olanak tanır. Georgia Eyalet Üniversitesi’nde “geri kazanma” stratejileri üzerine çalışan bir pazarlama profesörü olan V. Kumar, işletmelerin eskimiş müşterilere daha fazla odaklanması gerektiğine inanıyor. Bunu üç ana nedenden dolayı düşünüyor: zaten size ilgilerini ifade ettiler, markanızı zaten biliyorlar ve doğru araçlarla onlara en başta sizi çeken şeyden daha iyi teklifler gönderebilirsiniz. Odak noktalarınızı bu potansiyel müşterilere yönlendirmek, e-ticaret dönüşüm optimizasyonunuzu geliştirmenize ve ardından daha fazla satış elde etmenize yardımcı olabilir. CNET, “Seni özledik – lütfen geri gel!” konulu basit geri kazanma e-postalarını kullanarak etkin olmayan müşteri veri tabanlarının %8.33’ünü yeniden etkileşime geçirdi.

Artık emrinizde çok sayıda denenmiş ve gerçek e-ticaret dönüşüm optimizasyonu stratejisi var. Bunları başarıyla uygulayın ve en az birinin daha fazla satış elde etmenize yardımcı olacağından eminiz. İnsanların güvenilir ve inanılır bulduğu bir e-ticaret mağazası işletmek için kaliteli görünümün ve müşteri katılımının önemini unutmayın. Bu gönderiye, sizin ve mağazanız için en iyi sonucu verecek e-ticaret dönüşüm optimizasyonu stratejileri için ilham ararken yararlanabileceğiniz birçok örnek ekledik. Pazarlama ipuçları veya doğru tedarikçileri nasıl bulacağınız da dahil olmak üzere e-ticaret ve stoksuz satışın giriş ve çıkışları hakkında daha fazla tavsiye veya bilgi istiyorsanız blogumuza göz atmaktan çekinmeyin!

Güncel Dropshipping Kılavuzu: Sık Sorulanlar

Birçok girişimci için Shopify stoksuz satış mağazası açmak, e-ticarete girmenin harika bir yoludur. Dropshipping, işinizi yürütmenin esnek bir yoludur ve en büyük e-ticaret platformu Shopify dahil olmak üzere en büyük e-ticaret platformlarının çoğu tarafından desteklenir. Sizin için hayatı kolaylaştırmaya inanıyoruz, bu nedenle kendi başarılı Shopify dropshipping işinizi başlatmanıza yardımcı olmak için bu kılavuzu oluşturduk! Aynı zamanda kılavuzun sonunda bize de en çok yöneltmiş olduğunuz bazı soruları cevaplamış olacağız.

Shopify Dropshipping Sık Sorulan Sorular:

Shopify Nedir ve Dropshippingde Öncelikli Olarak Neden Kullanılmalıdır? 

Shopify, dropshipping yapmak isteyen girişimcilerin genellikle ilk olarak tercih ettiği ve yarım milyondan fazla girişimciyi barındıran e-ticaret platformudur ve girişimcilerin kendi çevrimiçi mağazalarını açmalarını sağlar. Bu platform, geleneksel bir e-ticaret mağazasından daha az riske sahiptir ve aynı derecede büyüme fırsatı sunar. Shopify’ın kullanımı oldukça kolaydır, bu nedenle herhangi bir teknik deneyiminiz olmasa bile kendi mağazanızı kolaylıkla oluşturabilirsiniz. Shopify’da bulunmayan herhangi bir özellik arıyorsanız, mağaza ihtiyaçlarınızı tamamlamak için Shopify uygulama mağazasından aradığınız şeyi hemen bulabilirsiniz. Bu şekilde zengin Shopify temalarına ve uygulamalara da erişebilirsiniz. Shopify kullanıcıya güven vermesi açısından da çok önemlidir; birçok girişimci en uzun tatillerinde bile ayakta kalacak bir e-ticaret platformu arıyor ve Shopify’ın sunduğu da tam olarak bu!

Neden Shopify’da Dropshippinge Başlamalıyım?

Dropshipping, küçük bir ön yatırımla kendi işini kurmak isteyen girişimciler için mükemmel bir iş modelidir ve Shopify, mağazanızı oluşturmak ve işletmek için kullanabileceğiniz en basit platformdur. Shopify’da stoksuz satış yaptığınızda, müşterilerinizden gelen talebi karşılamak için yalnızca gerekli miktarda ürün sipariş edeceğiniz için stok konusunda asla endişelenmenize gerek kalmaz. Bu sistem, ürün üretmeyi veya bir toptancıdan toplu olarak ürün satın almayı içeren tipik bir e-ticaret işine benzemez. Shopify’ı Oberlo stoksuz satış ile kullanmayı planlıyorsanız, envanterinizi yalnızca birkaç tıklamayla kontrol edebilirsiniz; bu, Shopify dropshippingin bu kadar basit olmasının bir başka nedenidir.

Dropshipping Karlı mı?

Kendi envanterinizi yönetmeniz gerekmediğinden, geleneksel bir perakendecinin veya e-ticaret mağazasının sahip olacağı tüm masraflardan tasarruf edersiniz. Daha az maliyet, cebinize girebilecek daha fazla paraya eşittir. Kar marjınızı artırmanın bir başka popüler yolu da ürünlerinizi hem pazarlama hem de nakliye maliyetlerinizi karşılayacak şekilde fiyatlandırmaktır.

Çevrimiçi Mağazam için Ürün Satın Almam Gerekiyor mu?

Hayır, stoksuz satışın mantığı herhangi bir envanteri kendiniz tutmanıza gerek olmamasıdır. Bir müşteri mağazanızdaki ürünü sizden satın aldıktan sonra aynı ürünü tedarikçinizden sipariş edebilirsiniz. Bununla birlikte, ürünün kalitesinden ve tedarikçinin hizmetinden memnun olduğunuzdan emin olmak için çevrimiçi mağazanıza yüklemeden önce tedarikçilerinizden örnek ürünler satın almak iyi bir fikirdir.

Dropshipping İşine Başlamak İçin Ne Kadar Paraya İhtiyacım Var?

Stoksuz satış işine başlamanın en iyi yanlarından biri, minimum başlangıç ​​finansmanı gerektirmesidir. Ancak yine de sahip olacağınız tüm masrafları göz önünde bulundurmanız önemlidir: Shopify aboneliği, pazarlama bütçeniz ve ilk siparişleriniz için ihtiyaç duyacağınız bir bütçe söz konusudur. Özel bir alan adı satın almak istiyorsanız bu da küçük bir ücrete mal olacaktır. Bir stoksuz satış işine başlamanın standart bir e-ticaret mağazası başlatmaktan çok daha ucuz olduğunu unutmamak önemlidir. Ürünleri toplu olarak tedarik etmenize veya teslimat konusunda endişelenmenize gerek kalmayacak, bu nedenle deneyimli değilseniz veya her şeyi yapmak istediğinizden emin değilseniz mağaza yönetmenin en iyi yollarından biridir.

Bir Genel Mağaza veya Niş Mağaza ile Başlamalı mıyım?

Bu işin en güzel yanlarından biri, hemen hemen her şeyi stoksuz satış yapabilmenizdir ancak yeni başlayan girişimcilerin önce bir niş mağaza denemelerini öneriyoruz. Bir niş mağaza ile başlamanın birçok avantajı vardır: daha az rekabet, daha fazla esneklik, pazarlama çok daha basittir ve hedef kitlenizi bulmak daha kolaydır. Bununla birlikte satılacak doğru ürünleri bulmayı başarırsanız, çevrimiçi bir genel mağaza size çok para kazandırabilir.

Tedarikçimden Ürün Resimlerini Kullanabilir miyim?

Evet, stoksuz satış yapan girişimcilerin tedarikçilerinin resimlerini kendi mağazalarında kullanmaları aslında çok yaygın. Ancak çoğu stoksuz satış yapan kişi ürün resimlerinden logoları, filigranları veya markalı adları kaldırır (Photoshop bunun için harika bir araçtır). Tedarikçi görsellerinden yararlanmak mantıklıdır fakat biz yine de her zaman kendi ürün fotoğrafınızı çekmenizi öneririz. Daha önce hiçbir yerde gösterilmemiş, kaliteli ürün görselleri satış yapabilmeniz için oldukça yarar sağlar.

İlk Satışın Yapılması Ne Kadar Sürer?

İlk satışı yapmak için geçen süre çoğunlukla size bağlıdır. İlk satışınızı ilk gününüzde, bir ay sonra veya bir yıl sonra alabilirsiniz. Çoğunlukla pazarlama faaliyetlerinizde bulduğunuz başarı düzeyine, mağazanıza koyduğunuz iş miktarına ve hedeflediğiniz kitleye bağlıdır.

Bize Sık Sorduğunuz Sorular

Shopify Dropshipping Ne Demek Bilmiyorum ve Siz Ne İş Yapıyorsunuz?

Bu gibi temel konularda bilgi sahibi olmak için ilk olarak ücretsiz eğitimlerimizi incelemenizi öneriyoruz:

Ücretsiz Shopify Dropshipping Eğitimi

https://school.courself.co/courses/enrolled/1318394/

Ücretsiz İlk İki Webinar Kaydı

https://school.courself.co/courses/enrolled/1519222/

Eğitimlere Nerden Ulaşabilirim/İzleyebilirim? 

Eğitimlerimizin tamamına school.courself.co üzerindeki panelinizden ulaşabilirsiniz, bunun için elbette önce Courself’e aynı web adresi üzerinden kayıt olmalısınız. Eğer yine de eğitime ulaşamıyorsanız [email protected] mail adresinden ya da https://wa.me/message/EVKDWVFQWRBLL1 WhatsApp destek hattımızdan bizimle iletişime geçebilirsiniz.

Eğitimlere Sadece Tek Bir Cihazdan mı Erişebiliriz?  

Elbette hayır! İstediğiniz cihaz ve konumdan hesabınıza girerek eğitimlere ulaşabilirsiniz.

Eğitimlere Hangi Süre Zarfında Erişebilirim? 

Eğitimlerimizi bir kez satın aldığınızda ömür boyu erişme hakkı ve destek hakkına sahip olursunuz. Bu her eğitimimizde geçerli olduğu gibi danışmanlık programımızın dersleri için de geçerlidir.

Eğitimi Satın Aldıktan Sonraki Süreç Nasıl İşliyor?

Eğitimi satın aldığınız bilgiler ile hazırlanmış faturanız ve bilgilendirme maili, eğitimi satın alırken kullandığınız mail adresine iletilir. Ayrıca yine bu mail adresine eğitimler tanımlanır. Yine satın alırken kullandığınız telefon numarasından gün içinde genel bilgilendirme ve destek için aranırsınız.

*Eğer bilgilendirme mailini gelen kutusunda görüntüleyemiyorsanız lütfen spam yani gereksiz e-postalar kısmını da kontrol etmeyi unutmayın.

Eğitim Süresince Destek Sağlıyor Musunuz?

Elbette! Eğitimlerimize ömür boyu erişebildiğiniz gibi WhatsApp ve Facebook destek hattımızdan da ömür boyu yararlanabilirsiniz.

Tamamlanmış ve Abonelik Sistemine Göre İlerleyen Eğitimler Nasıl İlerleniyor? 

Courself’in Instagram hesabında 2022 yılı için planladığımız takvimi paylaştık. instagram.com/courselfco üzerinden güncel bilgilendirmelerimize ulaşabilirsiniz.

Courself’ten Aldığım Bir Eğitimi, Başka Bir Eğitime Yükseltebilir Miyim?

Elbette, Courself’te upgrade sistemimiz her zaman var! Örneğin Organik Satış ve Dropshipping Eğitimi’ni satın alıp izlediyseniz sadece aradaki fiyat farkını ödeyerek Global E-Ticaret ve Dropshipping Eğitimi 2.0’a sahip olabilirsiniz.

Eğitimleri Hangi Ödeme Seçenekleriyle Satın Alabilirim ve Taksit İmkanı Var Mı?

Eğitimlerimizi courself.co üzerinden Iyzico, Havale ya da Payoneer ödeme seçeneklerinden herhangi biriyle satın alabilirsiniz. Eğer taksitli olarak satın almak istiyorsanız Iyzico üzerinden kredi kartınıza 12 taksit imkanı ile ulaşabilirsiniz.

Mağazama Ödeme Altyapınızı Nasıl Bağlatabilirim ve Bağlatma Süreci Ne Kadar Sürer?

Mağaza domaininizi, mailinizi ve şifrenizi [email protected] mail adresine Courself’e kayıt olduğunuz mail adresi ile iletmelisiniz. Ödeme altyapıları -yoğunluğa göre- mağazanıza 1-3 iş günü içerisinde bağlanacaktır.

Öğrencilerinizle Gerçekleştirdiğiniz Röportajlara Nereden Ulaşabilirim?

Planlanan röportaj tarihlerini ve hangi platform üzerinden gerçekleştirileceğini yine Instagram adreslerimizden duyuruyoruz. Bu röportajları canlı olarak izleyebildiğiniz gibi, aynı zamanda https://www.youtube.com/c/RaifKamacı-Shopify Youtube hesabımızdan da istediğiniz zaman canlı yayın kaydına ulaşabiliyorsunuz.

Seminerler Hakkında Planlama ve Bilgilendirmelere Nasıl Ulaşabilirim?

Bizi instagram.com/courselfco ve instagram.com/raifkamaci Instagram adreslerimizden takip edebilirsiniz, bu hesaplarımızda sürekli paylaşım ve bilgilendirmeler yayınlıyoruz.

Size Nereden Ulaşabilirim? 

Herhangi bir soru veya sorununuzda tüm süreç boyunca bizimle [email protected] mail adresi veya Courself destek hattı https://wa.me/message/EVKDWVFQWRBLL1 (0 538 022 94 97) ile iletişime geçebilirsiniz.

Sıfırdan Başlamak: Organik Satış ile Dropshipping Yapın

Bu hikayede süslü işletme dereceleri, bilgili danışmanlardan oluşan bir ağ veya yığınla para yok. Bu sadece sıfırdan başlayan, iş başarısına giden yolu kendi başına bulan, yol boyunca mücadeleleri ve aksilikleri zorlayan dropshipperlerın hikayesi.

Dropshipping ile ilk kez karşılaştınız: bu e-ticaret iş modeli önceden envanter satın alınmasına gerek kalmadan çevrimiçi bir mağaza işletmeniz üzerine kurulu, ürünler için yalnızca satıldıktan sonra ödeme yapılacak ve tedarikçi ürünleri sizin yerinize doğrudan müşterilere gönderecek. Çekici geldi değil mi? Çünkü çok fazla risk almak zorunda değilsiniz, çünkü gerçekten paranız yok. Belki bir öğrencisiniz ve bu yüzden gerçek bir işte çalışamıyorsunuz veya banka hesabınızda çok az miktarda paranız var. Daha önceden bir iş kurmanın çok pahalı bir süreç olacağını düşünüyordunuz ancak dropshipping yani stoksuz satış yoluyla bunun çok erişilebilir olduğunu fark ettiniz. Haklısınız! 

 

Öz disiplin sağlamak: Başarısızlık öğrenmektir

Belki Courself ile ve size sunduğumuz Organik Satış ve Dropshipping Eğitimi ve Öz Disiplin Programımız ile karşılaşmadan önce çok büyük reklam bütçeleri harcamış ve bunun sonucu olarak çok fazla umutsuzluğa kapılmış olabilirsiniz. Bu işe ayırabileceğiniz paranızın çoğunu ya da hepsini kaybetmiş olabilirsiniz ancak olumsuzluklar yüzünden geri çekilmek yerine, olayları yeniden çerçevelemeye karar vermelisiniz. Bu sizin için oldukça zor olacaktır fakat başarısızlığa bakış açınız, bunun sadece geçici bir şey olduğuyla sınırlı kalmalıdır. Başarısız olursanız süreçten bir şeyler öğrenme lüksüne sahip olursunuz ve bu hatalar aslında daha fazla büyümenize yardımcı olur. Bu yüzden en zor zamanlarda, öz disiplinimizi sağlamanın en imkansız olduğu durumlarda dahi şunu unutmamalıyız ki, başarımızı belirleyen galibiyetlere nasıl tepki verdiğimizden çok başarısızlığa nasıl tepki verdiğimiz daha önemlidir. 

 

Organik satış için adımlar: Taktikler

Ufak bir dropshipping geçmişiniz olsa da dünya çapında bu işi yapanlarla buluşmanızı sağlayan Facebook grupları size işinizde birçok avantaj sağlar. Bu gruplar tedarikçi sitelere göre dağılım gösterebilirken, aynı zamanda tüm dropshipping sitelerini de kapsayan bir yapıda örgütlenmiş olabilir. Sizinle aynı işi yapan dropshipperlar ya da tedarikçiler size Aliexpress üzerinden bazı winner ürün önerilerinde bulunabilirler. Ürün için size doğrudan tedarik sağlayabilir ya da ilgili tedarikçiye yönlendirebilirler. Rekabet düzeyini değerlendirmeniz için ürünün sipariş geçmişlerini inceleyebilir, hatta size tedarik sağladıkları bazı mağazalardaki kazanç raporlarını sunabilirler. Gerek Adspy gibi reklam casusluğu yapan siteler gerekse sadece AliExpress üzerinden mağazalar veya sipariş geçmişleri incelendiğinde, birinin stoksuz satış yapıp yapmadığını kolaylıkla anlayabilirsiniz. İlk taktik sipariş emirlerin zamanlamalarına bakmaktır. Aynı anda verilen bir dizi sipariş varsa, bu genellikle siparişlerini toplu olarak yerine getiren bir stoksuz satış yapan kişi olduğu anlamına gelir, teslimat yeri de pazar kitlesi için ipuçları sağlayabilir. AliExpress’teki çoğu organik satış Avrupalı ​​müşterilere yapılır ancak çoğu dropshipper Amerika Birleşik Devletleri’ne teslim edilen ürünleri satar. Bu nedenle sipariş geçmişinde bir sürü yıldız ve şerit görüyorsanız, bu ürünün şu anda stoksuz satışta olduğunu varsaymak oldukça güvenilir bir düşüncedir. Organik satış yaparken potansiyel winner ürünleri bulmak için de bu hamle çok önemli bir rol oynar. Bu, ürün için bir talep olduğunu ancak tam o anda tedarikçinin yoğun bir şekilde stoksuz satış yapmadığını gösterir. Kısacası bu da, bu ürünün pastasından bir dilim alma fırsatınız var demektir. Ayrıca belirli aralıklarla niş ürün kontrolleri yapmak da büyük önem taşır.

Tek ürünlü website çoğu dropshipperi başarıya götüren basit bir taktiktir. Mağazanızı tek bir ürün üzerine kurgularken, büyük fark yaratan küçük detaylara ağırlık vermeli ve mağazanızın, müşteriye birinci sınıf bir marka gibi hissetmesini sağlamalısınız. Müşteri deneyimine ağırlık vererek, çarpıcı bir temayla müşterilerinizi hızlı bir şekilde “Şimdi Alışveriş Yap” veya “Sepete Ekle” seçeneklerine yönlendirmelisiniz. Asıl olay, mağazanızı bir stoksuz satış mağazası veya genel bir mağaza değil de gerçek bir marka gibi görünen, tek ürünlü bir mağaza gibi göstermek! Genel mağazalar rastgele ürün koleksiyonlarından oluşur ve bir müşteri rastgele bir ürün koleksiyonunu görür görmez otomatik olarak Amazon ya da AliExpress’i düşünür. Bu aşamadan sonra müşterinizi kaybedersiniz çünkü müşteri ilgili sitelerden ürünü daha ucuza aramaya başlar.  

Mağaza için en iyi olan reklamların, bariz olarak reklamlara benzemeyen olduğu görüşünü benimsemelisiniz. Bu tür mağazalar için yürüttüğünüz reklam stratejileriniz çok fazla reklam gibi görünüyorsa muhtemelen işe yaramayacaktır çünkü reklamınızın “reklam” olduğu bariz ise insanlar bundan hoşlanmayacak ve görmemezlikten geleceklerdir. Burada takipçilerine ürününüzü anlatan influencerlarla da çalışabilirsiniz. Böylece reklamlarınız reklama benzemez, daha çok organik bir gönderi gibi görünür. Ama asıl stratejiniz ürününüze sahip olmak isteyecek kişilerin bulunduğu Facebook gruplarında ürününüzü öne çıkaran, ancak aynı zamanda da ürün kitlesinin sürekli bir haber akışına maruz kalmasını kusursuz bir şekilde sağlayan içerik oluşturmak olmalıdır. Bu şekilde Facebook, Instagram ya da Google reklamlarına hiç para harcamadan, ürününüze ilgili olan topluluğun gücünü kullanarak ürününüzü satabilirsiniz. Gruptaki kişilerin ürününüzü almaya yatkın olması bir yana, kaliteli bir mağazayla bu kişilerin sizin yeni ürünlerinizi de duymak isteyen bir yapıda olmasını sağlamış olursunuz. Müşteriler sizden alışveriş yaptıkça size güvenir ve her yeni ürününüzü satın alma eğiliminde olurlar. Güveninize dayalı olarak, her hafta tekrar eden müşterilerimizin sayısı yaklaşık %40 ile %50 arasında dolaşabilir. Ama bu elbette sadece tesadüfen gerçekleşmez. Facebook gruplarında bir güven duygusu oluşturmak için uzun zaman harcamak gerekebilir burada önemli olan ürününüze ilgi duyacak o topluluğu Facebook’ta bulmaktır. Organik Satış ve Dropshipping Eğitimimiz işte tam da bunun için var! Organik satış ile gelir elde etmek için Facebook gruplarını nasıl hedefleyeceğinizi ve ne sıklıkla, hangi içeriklerle gönderiler paylaşacağınızı eğitimimizde en ince detayına kadar anlatıyoruz. Eğitimi tamamlayıp, büyük cirolar elde etmiş birçok öğrencimiz var ve onlarla gerçekleştirdiğimiz röportajlarımızda tüm yolculuklarını bizlerle paylaşıyorlar. 

Artık satış yapmaya başladıysanız, satışlarınızdan elde ettiğiniz gelirler ile Facebook gruplarının dışındaki kitlelere de ulaşarak işi büyütme planları yapmalı ve işinizi ölçeklemelisiniz. İşinizi disiplinli bir şekilde ölçeklemek ve sürdürmek için de öz disiplininizi sağlamalısınız. Unutmayın harcamaktan korkulan para hiç kazandırmaz.

 

TikTok Reklamları: Dropshipping Satışlarınızı Arttırmak için TikTok Öğrenin

TikTok izlenmesi kolay içeriği sayesinde her gün milyonlarca insan tarafından kullanıldığından, TikTok reklamlarının da neden bu kadar hızlı büyüyen ve ilgi gören bir özellikte olduğunu anlamak kolay olacaktır. Dünya çapında 800 milyon aktif kullanıcı içeren TikTok her pazarlamacının seçenekleri arasındadır. TikTok reklamları tam olarak nasıl çalışır ve küçük bir işletme olarak da reklam vermek mümkün müdür? Global E-Ticaret Eğitimi’nin bu haftasında giriş yaptığımız TikTok reklamcılığını merak ediyor ama nereden başlayacağınızı bilmiyorsanız bu blog tam size göre! TikTok’un tuhaf ve harika dünyasının işletmenizin nasıl bir parçası olabileceği hakkında daha fazla bilgi edinmek için okumaya devam edin.

TikTok Nasıl Çalışır?

Bunu okuyan hemen hemen herkesin TikTok’un ne olduğunu ve nasıl çalıştığını bildiğinden oldukça eminiz ancak sosyal medya alanındaki tüm trendleri gerçekten takip etmeyenleriniz için kısaca bahsedeceğiz. TikTok, her türlü video içeriğini kendi uygulamasında oluşturarak yayınlayabileceğiniz bir sosyal medya platformudur.Instagram’a ve hatta Snapchat’e çok benzer özelliktedir ayrıca TikTok şu an itibariyle en popüler sosyal medya platformudur. Yani muhtemelen bu platformdaki pazarlama varlığını asla kaçırmak istemezsiniz.

TikTok Kitlesi Kimdir?

Anlaşılması gereken en önemli şeylerden biri TikTok sosyal medya platformunun özellikleridir. Böylece hedef kitleyi, kitlenin olası ihtiyaçlarını daha iyi anlayabilir ve bu kitlenin ne istediğini daha iyi kavrayabilirsiniz. Bununla birlikte TikTok izleyicisinin oldukça genç ve kullanıcılarının %49’unun 18-24 yaş aralığında olduğu, kullanıcıların yalnızca %1’inin 13-17 yaş aralığında olduğu, kalan %50’sinin ise 25 yaş aralığında olduğu söyleniyor. TikTok’un yaş aralığı oldukça geniş fakat görüldüğü üzere sadece gençlerin kullanmadığı da açık. Ki bu bizler gibi dropshipping ya da e-ticaret yapanlar, pazarlamacılar ve işletme sahipleri için iyiye işarettir. Bir başka ilginç veri ise bir platform olarak TikTok’un tüketici harcamalarında 2. sırada yer almasıdır. Bu temel olarak kullanıcıların TikTok platformunda çok para harcama eğiliminde olduğu anlamına gelir. Elbette bu gibi genel bilgiler yalnızca platformdan ne bekleyeceğimiz, buradaki faydaların ve dezavantajların neler olduğu konusunda bize fikir veren soğuk istatistiklerdir. Ancak asıl mesele TikTok’un, şans vermeye ve burada kendi payınızın olup olmadığını görmeye gerçekten değer olmasıdır.

TikTok’ta Winner Ürünler Nasıl Bulunur?

TikTok’ta harika winner ürünler bulmak oldukça kolaydır. Bu ürünleri bulmanıza yardımcı olacak 3 farklı yöntem:
1. TikTok keşif sayfasında gezinin, hangi ürünün trend olduğunu görün ve o ürün hakkında yapılmış olan videolara erişin. Ürünü kaydedin, satıldığı web sitelerini kontrol edin. Böylece ürünü kolayca bulup mağazanıza ekleyebilirsiniz.
2. Satacak harika ürünler bulmak için biraz daha az zaman alan bir yöntem, ürünleri paylaşan profiller tarafından kullanılabilecek ilişkilendirilebilir hashtag’ler kullanmaktır. Bu tür hashtag’lere birkaç örnek #amazonfinds, #productfinds, #aliexpress ve ürün derleme profilleriyle ilgili olabilecek diğer her şeydir. Bu, ürün araştırması yapmanın harika bir yoludur ayrıca trend olan ürünleri bulmak için videoları tarihe ve popülerliğe göre de filtreleyebilirsiniz.
3. Son olarak, birkaç yöntemi basitçe birleştirebilirsiniz. Burada droppoint.site gibi bir casus aracı kullanabilir, orada bir ürün bulabilir ve TikTok’taki arama çubuğuna girebilirsiniz. Bu şekilde ürünün bir tür hedef kitlesi olup olmadığını ve insanların o ürünle ilgili herhangi bir içerik yayınlayıp yayınlamadığını kontrol edebilirsiniz.

TikTok’ta Trendleri Tespit Etme

TikTok’taki trendleri belirlemenin en kolay yolu sadece uygulamayı kullanmaktır. TikTok’ta sadece yarım saat geçirdikten sonra son trendler, en popüler akımlar ve müzikler hakkında gerçekten iyi bir kavrayışa sahip olabilirsiniz. Sadece platformu keşfederek ve biraz da arama yaparak veya sayfalarda gezinerek birçok yeni trendi keşfedebilirsiniz. Ana özet akışı size diğer markaların uygulamayı kendi avantajları için nasıl kullandığı hakkında da çok fazla bilgi verir. Artık TikTok’ta yayınlayabileceğiniz veya daha sonra herhangi bir tanıtım amacıyla videonuz olarak kullanabileceğiniz ilk TikTok reklamınızı oluşturma zamanınız geldi!

TikTok İçin Harika İçerik Nasıl Oluşturulur?

Trend olan bir videodan en iyi sonuçları almak için onu nişinize ve markanıza uygun hale getirmeniz ve markanızı belirtmeniz gerekir. Ve genel olarak sadece viral olmaya çalışmak için içerik yayınlamanız, bu videoyu reklamlarınız veya etkileyici gönderileriniz için kullanmanız gerçekten önemli değildir. TikTok’ta paylaşılmaya değer içerik oluşturmak için 8 adımı sizin için derledik:

1. Ürünü kendiniz sipariş edin. İnsanların daha önce görmediği benzersiz içerikleri bu şekilde oluşturabilirsiniz, bu adımdan sonra ürününüz ile bir video kaydetmeye hazırlanın.
2. Videonuzun ilk 2 saniyesinde ürünü olabildiğince ilgi çekici hale getirdiğinizden emin olun.
3. Video uzunluğunun 15 saniyenin altında olduğundan emin olun. Videonuz ne kadar kısa olursa o kadar iyidir ancak belirli bir ürünü tanıtmaya çalışıyorsanız bunun için 15 saniye yeterli olacaktır.
4. Trend olan müzikleri veya şu anda TikTok’ta trend olan sesleri kullanın. Bunları TikTok’taki ana sayfada gezinerek keşfedebilirsiniz.
5. Ürününüzün neden harika olduğunu, ana özelliklerin neler olduğunu veya insanların ürünü nasıl kullanabileceğini basitçe göstererek bir hikaye anlatın.
6. Ürünü veya nasıl kullanılabileceğini açıklamak için altyazılar kullandığınızdan emin olun. Başında veya açılış karesinde bir tür altyazı olmasını şiddetle tavsiye ederiz, böylece insanlar videoyu daha fazla izlemeye ve bir sonraki videoya geçmemeye başlar.
7. Videoyu anlatmak için kendi sesinizi kullanın. Örneğin, bir tür ay lambası satıyorsanız nasıl çalıştığı ve ürünün ana özellikleri hakkında konuşmak için kendi sesinizi kullanabilirsiniz.
8. Son olarak, insanların TikTok’taki “Ara” sekmesini kullanarak bulabilmeleri için videonuza alakalı hashtag’ler eklediğinizden emin olun.

Dropshipping için TikTok Reklamları

Biraz da TikTok reklamlarından bahsedelim. Facebook reklamları, bir e-ticaret mağazasına ücretli trafik sağlamanın hala en popüler yoludur. Yine de mevcut iOS 14.5 güncellemeleri ile reklam yayınlamak, performansı takip etmek ve farklı kitleleri hedeflemek biraz daha zorlaştı. İşte bu yüzden bu blogda TikTok reklamlarını gerçekten ele almaya karar verdik. Global E-Ticaret Eğitimi’nin bu hafta yayınlanan derslerinde TikTok’ta ilk reklamınızı başlatmanız için size bazı temel adımları zaten verdik ve ilerleyen haftalarda konuyu daha derinlemesine işleyeceğimizi de belirttik. Fakat bundan önce isterseniz genel olarak ilk TikTok Reklamınızı başlatmak için 4 adımı şimdi ele alalım:

1. İlk önce bir TikTok reklam hesabı oluşturmalısınız: https://www.tiktok.com/business adresine gidin ve kırmızı “Başlayın” düğmesine tıklayın. Bir sonraki sayfada bilgilerinizi girin ve TikTok’un siz ve işiniz hakkında soracağı sorularla devam edin.
2. Bir TikTok reklam kampanyası oluşturun: TikTok reklam hesabınızı oluşturduktan sonraki adım, reklamlarınızı yayınlayacağınız ilk reklam kampanyanızı oluşturmaktır. Daha önce bir Facebook reklamı yayınladıysanız, terminolojiyi ve burada her şeyin nasıl çalıştığını hızlı bir şekilde anlamaya başlayacaksınız. Bununla birlikte bir reklam kampanyası oluşturmak, insanların belirli demografik özelliklerini hedefleyeceğiniz ayrıca ürün URL’nizin reklamını yapacağınız ve reklam kreatifinizi ekleyeceğiniz yeni bir reklam oluşturacağınız anlamına gelir. TikTok reklam hesabınıza gidip yeni bir “Dönüşümler” tabanlı kampanya oluşturmak oldukça basittir. Peki neden dönüşüm? Hedefiniz satış elde etmek (trafik, etkileşim veya başka bir şey değildir) bu nedenle “Dönüşümler”i seçin ve bir sonraki adıma geçin.
3. TikTok reklam yerleşimlerinizi, ayrıntılarınızı ve hedeflemenizi ayarlayın: Sonraki adım, kampanyanız için bir reklam grubu oluşturma, yerleşimlerinizi ve hedeflemenizi seçmektir. Tüm satışlarınızı, ziyaretçilerinizi ve daha fazlasını takip edebilmek için bir piksel oluşturduğunuzdan emin olun. Optimizasyon etkinliğinizi “Dönüşümler” olarak ayarlayın (bu aşamada trafiğe değil dönüşümlere ihtiyacımız var). Yerleşiminizi yalnızca TikTok olarak ayarlayın (diğer her şeyin işaretini kaldırın). Konum olarak yalnızca “Amerika Birleşik Devletleri”ni seçmenizi öneririz. Cinsiyet sınır koymanıza gerek yok. Yaş konusunda ise +18 insanların çevrimiçi bir şeyler satın almaya başlayabilecekleri yaş olduğundan tercih edilebilir. Yalnızca İngilizce konuşan kullanıcıların reklamımızı görmesini istediğimiz için dilinizi İngilizce olarak ayarlayın. “İlgi Alanları” bölümünde, ürün nişinizle ilgili ilgi alanını seçin. TikTok’ta ilgi alanları çok geniştir ve Facebook’un size sunduklarıyla karşılaştırıldığında oldukça şaşırabilirsiniz. Bütçe tamamen size bağlı olmakla birlikte, TikTok’un daha düşük bir miktara izin vermemesinden dolayı minimum 20$/gün seçebilirsiniz.
4. Videonuzu içe aktarın: Ve son adım, videonuzu içe aktarmaktır. Altyazınız çok önemli değildir ancak her şeyi ürününüzün ana özelliği ile ilgili hale getirir. “Harekete Geçirici Mesaj”ı “Şimdi Alışveriş Yap” olarak ayarlayın ve hazırsınız!

TikTok’ta Influencer Pazarlama

Artık kendi videonuzu oluşturdunuz ve bir sonraki adım onu feed’inizde yayınlamaktır. Ürününüzü tanıtmak için TikTok influencerlarını kullanabilirsiniz.Bunu yapmak için sadece TikTok’taki bir profille iletişime geçmeniz ve onlardan videonuzu tanıtmalarını istemeniz gerekir. Onlara bir e-ticaret mağazası işlettiğinizi ve izleyicilerinin gerçekten seveceğini düşündüğünüz bu harika ürüne sahip olduğunuzu söyleyin. Mesajınızın kısa olduğundan ve doğrudan konuya girdiğinizden emin olun. Reklam içeriği için, daha önce oluşturduğunuz kendi videonuzu kullanabilir veya bir influencerdan sizin için bir video çekmesini isteyebilirsiniz. Influencerlar, izleyicileri için hangi tür içeriğin en iyi sonucu verdiğini bilir bu yüzden yapmanız gereken tek şey adreslerine bir ürün göndermektir.

Umarız TikTok’un nasıl çalıştığını ve herkes trene binmeden önce TikTok trenine binmenin neden çok önemli olduğunu biraz anlamışsınızdır. TikTok reklamları ve diğer tüm reklamlar hakkında daha fazla bilgi edinmek isterseniz, Global E-Ticaret ve Dropshipping Eğitimi’ne hemen kayıt olun!

Mağazanızda Çok Fazla Sepete Ekle Var Ama Hiç Satış Yok mu? Sizin İçin Çözümlüyoruz!

Kendinizi birçok girişimcinin korktuğu bu durumda bulabilirsiniz! İnsanlar ürünlerinizi sepetlerine ekleyip, satın alma işlemini tamamlamadan mağazanızdan çıkabilirler. Bu durum özellikle işletmenizin ilk satışını hala bekliyorsanız oldukça cesaret kırıcıdır. Her ne kadar müşteriler sepete ekleme hamlesini satın almaya dönüştürmeseler bile sepetlerine ürün eklemeleri iyi bir şeydir. İnsanlar ürünlerinizi sepetlerine ekliyorsa zaten savaşın yarısını kazanmışsınızdır. Mağazanızda biraz kurcalama, bazı akıllı pazarlama taktikleri ve biraz azim ile bu terk edilmiş ürünleri satışa dönüştürebilirsiniz.

Müşteriler ürünü almak yerine, neden ürünü sepete ekleyip siteyi terk eder?

İşte sizi şok edebilecek bir istatistik: 2018 itibariyle, tüm sektörlerde ortalama terk edilen sepet oranı %79,17’dir. Bu istatistiklerde teselli bulabilir ve yalnız olmadığınızı bilebilirsiniz yani dünyanın her yerindeki e-ticaret işletmeleri sizinle aynı acıyı paylaşıyor! Bir müşterinin alışveriş sepetini terk etmesine yol açabilecek sayısız sebep vardır: ödeme sürecinizden geçmek ve web sitenizde bir hesap oluşturmak için zamanları olmamış olabilir ya da nakliye ücretleri dahil oluşan satın alma fiyatının çok yüksek olduğuna karar vermiş olabilirler. Şunu tekrar unutmamak gerekir ki terk edilmiş bir sepet satışı kaybettiğiniz anlamına gelmez! Terk edilmiş sepetlerden yararlanmak ve daha önce kaybettiğinizi düşündüğünüz satışları, satışa dönüştürmek için atabileceğiniz adımlar vardır.

İlk önce ödeme sisteminizi kontrol edin

Satışı gerçekleştirmeden önceki son engel budur peki bu engel satın alma işleminde ne kadar önem taşır? Kendinizi kitlenizin yerine koyun ve kendinize şunu sorun: “Bu ödeme sürecinden geçmek ister miyim?” Aldığınız terkedilmiş sepet oranını düşürmeye çalışırken, alışveriş yapanlarınız için ödeme sürecini mümkün olduğunca basit hale getirmeye çalışmanızı öneriyoruz. Müşterilerinizden bir satın alma işlemi yapmadan önce, web sitenizde bir hesap oluşturmalarını istemenin cazip olduğunu biliyoruz ancak bu anlaşmayı imzalamadan önce ayrılmalarının nedeni olabilir. Kolaylaştırılmış, tek sayfalık bir ödeme süreci dahilinde devam etmek mantıklı olacaktır. Böylece müşterilerinizi (kim oldukları, neyi sevdikleri, ne zaman alışveriş yaptıkları vb.) anlamak için ihtiyaç duyduğunuz tüm bilgileri almaya da devam edersiniz.

Ödeme metodları

Bir çevrimiçi mağaza işlettiğinizde, dünyanın her yerinden insanlar sizden ürününüzü satın alabilir bu da kabul ettiğiniz ödeme yöntemlerinin sağladığı bir işlemdir. Ödeme süreçlerinizin müşterileriniz için tanıdık ve erişilebilir olmasını sağlamak için, bizim de Courself öğrencilerine sağladığımız, Paypal veya Stripe gibi çeşitli popüler ödeme geçitlerini kullanmanızı öneririz. Dünya çapında kullanılan popüler ödeme yöntemlerini kullanmak -müşterilerinizin bu araçlara zaten aşina oldukları için- mağazanıza güvenmelerine yardımcı olacaktır. PayPal ve Stripe hem müşteri hem de mağaza tarafında koruma sağlar ve bu da yine güven verici bir durumdur. Şunu unutmayın: Mağazanızda güvenilir altyapıları kullanmanız, müşterileriniz için bir ürünü satın almayı ne kadar kolaylaştırıyorsa sizin için de satış yaratmanıza o kadar yardımcı olur.

Nakliye fiyatları ve süreleri ile net olun

Aslında çevrimiçi alışveriş yapanların sepetlerini terk etmelerinin en popüler nedenlerinin yarısı kargo ile ilgilidir: pahalı kargo, ücretsiz kargo olmaması, müşterilerin kargo ücretleri konusunda bilgilendirilmemesi ve yavaş kargo gibi konular bu durumu en çok etkileyen nedenlerdir. Neyse ki gönderim politikalarınızdaki sorunlar nedeniyle potansiyel müşterilerinizin dönüşüm gerçekleştirmesini önlemek için atabileceğiniz adımlar var:

Gönderim politikalarınızın alışveriş yapanlar tarafından açıkça görülebildiğinden ve erişilebilir olduğundan emin olun. Bu durum bizim gibi stoksuz satış yani dropshipping yapıyorsanız önemlidir. Dropshipping iş modelini kullanan girişimciler, ürünlerinin ulaşmasının biraz daha uzun süreceğinin farkındadır. Müşterilere karşı gönderim süreleriniz konusunda açık ve dürüst olmalısınız. Ürünlerinizin teslim edilmesi için geçen süre konusunda gerçekçi olmayan beklentiler belirlerseniz, müşteri şikayetleri almanız olasıdır. Bu, markanızın imajına zarar verir ve müşterilerin para iadesi talep etmesine bile yol açabilir.

Mümkünse ücretsiz kargo seçeneğini kullanın. Çevrimiçi alışveriş yapan müşteriler ücretsiz gönderimi sever ve ürünlerinizi satarken bu gönderim türünü kullanmanızı şiddetle tavsiye ederiz. Bir Dropshipper olarak, diğer e-ticaret mağazalarının ürünlerini teslim etme hızıyla rekabet edemezsiniz ancak ücretsiz gönderim sunuyorsanız bu size büyük bir avantaj sağlayacaktır. Ayrıca müşterileriniz herhangi bir kargo ücreti ödememişlerse teslimat süreleriniz konusunda çok daha bağışlayıcı olacaktır. Ve dürüst olmak gerekirse, insanların ücretsiz olan bir şeyden şikayet etmesi pek olası değildir. Bu durumun en iyi kısmı ücretsiz kargo sunarak para bile kaybetmiyor oluşunuzdur. Ürüne kargo fiyatı eklemek yerine, nakliye maliyetlerini ürünlerinizin fiyatına dahil edebilirsiniz: Maliyeti $5 ve kargo ücreti de $2,5 olan bir ürünü, ücretsiz kargo seçeneği ile $12’a satabilirsiniz böylelikle müşterilerine ücretsiz kargo sağlar ve yine de önemli bir kar marjı elde edersiniz. Ücretsiz kargo çok etkilidir çünkü alıcıların psikolojisine dokunur, kargo ücretleri toplamdan çıkarıldığında bir ürünün genel algılanan maliyeti azalır.

Ürün resimlerinizi çivileyin

Online alışveriş oldukça görsel bir deneyimdir ve beyin, görselleri kelimelerden 60 kat daha hızlı işler. Bu nedenle ürün görsellerinizin yüksek kaliteli olması çok önemlidir. İşinizi yürütürken ürün görsellerinizi sonradan düşünmenin kolay olduğunu biliyoruz. Ancak mağazanızı ziyaret eden müşteriler, ürünleriniz hakkında alabildikleri kadar çok bilgi edinmek isterler ve ürünü her açıdan gösteren ürün listelerinde çeşitli resimler bulunan bir e-ticaret mağazası deneyimlemek isterler. Dropshipper iseniz, kendinize şunu soruyor olabilirsiniz: “Ürünlerimi hiç görmezsem nasıl fotoğraflarını çekeceğim?” E-ticaret mağazanız için yüksek kaliteli ürün fotoğrafları elde etmenin iki yolu vardır: Doğrudan bir tedarikçiye ulaşabilir ve mağazanız için benzersiz bir ürün fotoğrafı çekip çekemeyeceklerini sorabilirsiniz ya da evinize sattığınız bazı ürünleri sipariş edebilirsiniz. Ürün elinize ulaştığında, profesyonel bir fotoğrafçı olmasanız bile harika fotoğraflar çekebilirsiniz. Ürün resimlerinizin kalitesinin çok önemli olduğunu da unutmamak önemlidir. Mağazanızı güvenilir bir marka olarak kurmak istiyorsanız, pikselli görseller kullanmamalısınız. Hedef kitlenize mümkün olan en yüksek kalitede görseller sunmaya çalışın. Bu, müşterileri dönüştürmenize yardımcı olacaktır.

Dönüşümleri artırmak için sosyal kanıtı kullanma

Tomurcuklanan bir girişimcinin Shopify gibi platformlarla kendi çevrimiçi mağazasını açması oldukça kolaydır. Oberlo ile stoksuz satış yapıyorsanız, başlamanın kolay olduğunu zaten biliyorsunuzdur ancak bunun bir dezavantajı var: müşterileriniz de bir e-ticaret mağazası açmanın her zamankinden daha kolay olduğunu biliyor. Müşterileriniz bunu bilerek, alışveriş yaparken saygın markaları tercih ediyor. Kötü müşteri hizmetleriyle uğraşmak istemiyor, sadece en iyisini istiyorlar. Bir e-ticaret girişimcisi olarak onları mağazanızın en iyisi olduğuna ikna etmek sizin işiniz. Bunu nasıl yapabilirsiniz? Elbette sosyal kanıtla! Ürünleriniz için yorum bırakma özelliğini eklemeyi deneyin. İlk olarak, müşterilerinizin satın aldıkları ürünler için yorum bırakabilmelerini sağlayın. Bu basit bir işlemdir, tek yapmanız gereken bir uygulama bulup bunu mağazanıza yüklemektir. Müşterileriniz mağazanızdan bir satın alma işlemi gerçekleştirdikten sonra, onlardan bir inceleme bırakmalarını isteyin. Gelecekteki müşterilere söz konusu ürünü satın almanın doğru karar olduğunu garanti eden markanızın sosyal kanıtını oluşturmaya yardımcı olacaktır. Mağazanızdaki müşteriler, geçmişteki müşterilerin olumlu geri bildirimler bıraktığını görürse, sepetlerini terk etme şansları çok daha düşüktür.

Çıkış teklifleriyle müşterileri dönüştürme

Çıkış teklifleri, mağaza sahiplerine bir müşteriyi mağazadan ayrılmadan önce dönüştürmek için son bir şans sağlar. Ancak bir çıkış teklifi nasıl çalışır? Bir kullanıcı web sitesinden ayrılacak gibi göründüğünde bir çıkış açılır penceresi görünecektir. Bahsedilen açılır pencere, alışveriş yapan kişiye ilgili ürünleri satın almaya ikna etmek için indirim kodu gibi değerli bir şey sunacaktır. Neyse ki Shopify mağazanızda kurulumu nispeten daha kolaydır, bu geliştirme için kullanabileceğiniz birçok uygulama vardır. Wheelio gibi Shopify’ın App Store’undan bir çıkış açılır penceresini doğrudan e-ticaret mağazanıza entegre edecek uygulamalar yükleyebilirsiniz. Bu, özellikle sepetlerini terk eden müşteri sayısını azaltmaya çalışıyorsanız kullanışlıdır.Sonuç olarak, çıkış pop-up’ları, alışveriş yapan müşterilerinizin dikkatini çekmeye ve dönüşüm oranınızı arttırmanıza yardımcı olabilir.

Terk edilmiş sepet e-postaları ile kayıp satışları kurtarın

Terk edilmiş alışveriş sepeti e-postaları gizli silahınızdır. Sepetlerini terk eden müşterilere, kaçırdıkları ürünleri hatırlatmak için zamanında bir e-posta gönderebilirseniz. Bunu hayal edelim: bir çevrimiçi mağazaya göz atıyordunuz, baktığınız yeni ayakkabıları satın almaya hazırdınız. Tam işlemi bitirmek üzereyken ve bir şey dikkatinizi dağıtıyor ve pencereyi kapatıyorsunuz. Ancak bu, ilgili ürünle artık ilgilenmediğiniz anlamına gelmez. O günün ilerleyen saatlerinde mağazadan satın alma işlemini tamamlamayı unuttuğunuzu bildiren bir e-posta alırsınız ve o an zihninizde yankılanır. Terk edilmiş sepet e-postaları, müşterinizin ürünlerinizi unuttuğu durumları onları satın aldıkları durumlara dönüştürebilir. Terk edilmiş alışveriş sepeti e-postalarını kırmak için en iyi ipuçlarımız: Dakik olun, müşteri sepeti terk ettikten sonra 24 saat içinde göndermeye çalışın, açık ve nazik olun. Unutmayın, bu satış üzerinde etki sahibi olmak için son şansınız. “Hey, bir şey unutmuşa benziyorsun” veya “Vay canına, bunu burada unutmuşsun” gibi ifadeler kullanabilirsiniz. Fakat asla suçlayıcı olmayın. Müşterilerinize en üst düzeyde saygı gösterin sonuçta onlar olmadan mağazanız çalışmaz!

Daha fazla müşteriyi dönüştürmeye hemen başlayın! Artık sepete eklenenlerin satışa dönüşmesini sağlamak için ihtiyacınız olan her şeyi biliyorsunuz. Dönüşüm oranınızı optimize etmek için çeşitli farklı taktikleri denemeye devam etmeyi unutmayın. Bu blogda size en popüler taktiklerden bazılarına genel bir bakış sağladık, ancak mağazanız için iyi olanı en iyi siz bilirsiniz.

Dropshipping Nedir: Başlamadan Önce Bilmeniz Gerekenler

Çevrimiçi bir iş fırsatı arıyorsanız büyük olasılıkla stoksuz dropshipping ile karşılaşmışsınızdır. Dropshipping, hevesli e-ticaret girişimcisi için yüksek getiri sağlayabilen çevrimiçi bir iş modelidir. Küçük bir başlangıç ​​sermayesi ve biraz da öz sermaye ile dropshipping yapmaya başlamak mümkündür. Ancak dropshipping nasıl çalışır ve girişimcilik hayalinizi gerçekleştirmek için neden bu modeli seçmelisiniz?

Dropshipping nedir?

Dropshipping çevrimiçi mağazalar için bir tür perakende sipariş karşılama yöntemidir; burada tüccarlar, envanteri depolamak yerine müşteriler sipariş verirken tedarikçilerden ürün satın alır. Ürünler daha sonra doğrudan tüketiciye gönderilir. Bu şekilde satıcı ürünü doğrudan eline almak zorunda kalmaz. Tanıdık geliyor mu? Satıcı herhangi bir şekilde ürünleri stoklamak, envanteri toplu olarak sipariş etmek veya siparişleri fiziksel olarak yerine getirmek zorunda değildir. Bunun yerine tedarikçi, ürünleri satıcı adına gönderir.
Dropshipping girişimciler için harikadır çünkü bir mağaza işletmek geleneksel perakende modeli kadar büyük sermaye gerektirmez. Gerçek bir mağaza açmanız, çalışanları işe almanız, ışıkları açık tutmanız, genel gider ödemeniz veya ürün stoklamanız gerekmez. Bunun yerine çevrimiçi bir mağaza açarsınız ve halihazırda ürünleri depo alanı olan tedarikçilerden toptan satın alırsınız.

Dropshipper Nedir?

Courself’te dropshipping ile ilgili herhangi bir eğitim aldıysanız ve hatta uygulamalı olarak bu işin içinde iseniz size rahatlıkla dropshipper diyebiliriz! Dropshipper, perakende satıcı için envanteri yöneten ve siparişlerini müşterisine gönderen bir üretici veya tedarikçidir. Dropshipper esas olarak mağazaya trafik çekerek ve siparişleri işleyerek müşteri kazanmaktan sorumludur. Bu da mağazanızın trafiği açısından etkili bir şekilde aracı olacağınız anlamına gelir ve ayrıca sattığınız ürünleri işaretleyerek kârdan aslan payını alırsınız.
Milyonlarca girişimci, giriş engellerinin düşük olması ve piyasaya sürülmesi için daha az para gerektirmesi nedeniyle dropshipping sistemine akın ediyor. Ayrıca dropshipping ile doğrudan dizüstü bilgisayarınızdan uzun vadede sürdürülebilir bir iş kurabilirsiniz. Ve en iyi haber de bu işi uzun yıllardır yapan, yüksek cirolar elde eden ve size de nasıl yapacağınızı anlatan Türkiye’nin en büyük e-ticaret ekibinin sunduğu benzersiz eğitimler olması; siz de Courself ile muhtemelen bu yüzden ilgileniyorsunuz!
Elbette, her iş gibi bu iş modelinin de bilmeniz gereken bazı noktaları vardır. E-ticaret işinizi kurmadan önce bunlara göz atmanız önemlidir:

Bir dropshipping işi kurmak kolaydır

Dropshipping’e başlamak için önceden iş deneyimine ihtiyacınız yok. Temel bilgileri öğrenmek için biraz zaman ayırırsanız, hızlı bir şekilde bir iş kurabilir ve gerisini ilerledikçe öğrenebilirsiniz. Bir dropshipping işine başlamak kolaydır çünkü başlangıç ​​maliyetleri düşüktür -özellikle diğer perakende iş modelleri ile karşılaştırıldığında-. Örneğin, ürünleri depolamak için bir depoya veya size yardımcı olacak bir ekibe ihtiyacınızın olmadığı gibi stoklama veya nakliye konusunda da endişelenmenize gerek yoktur. Tüm bunlar işinize hemen başlayabileceğiniz anlamına gelir. Aslında her şeyi birkaç saat içinde hazır hale getirebilirsiniz!

Dropshipping ölçeklenebilir

İşiniz büyüdükçe iş modelinizin çok fazla değişmesi gerekmez. İşiniz büyüdükçe satış ve pazarlamaya daha fazla çalışmanız gerekecek ancak daha fazla sipariş işlemek dışında gününüz aşağı yukarı aynı kalacak. Dropshipping’in faydalarından biri, ölçeklendirme yaptığınızda altyapı maliyetlerinin birden fırlamamasıdır. Bu nedenle, işinizin pazarlama tarafına daha fazla zaman ayırabilirsiniz. İşletmenizi tanıtmaya ve harika müşteri deneyimleri sunmaya ne kadar çok odaklanırsanız, satışlarınız o kadar iyi durumda olur.

Dropshipping bir ofis gerektirmez

Tüm bir işi doğrudan bilgisayarınızdan yönetebilirsiniz ve herhangi bir üst düzey yatırım yapmanız gerekmez. En büyük gideriniz, mağazanız daha fazla kazandıkça ölçekleyebileceğiniz bir bütçe olan reklam olacaktır. İşletmeniz büyüse bile, maliyetleriniz oldukça düşük olacaktır.

Dropshipping esnektir

Esneklik dropshipping’in en büyük avantajlarından biridir. Bir dizüstü bilgisayardan evden ve sizin için en uygun olan zamanlarda çalışabilirsiniz. Bu kendileri için çalışan bir iş isteyen girişimciler için idealdir. İşleri halletmek için geriye doğru eğilmek zorunda kalmazsınız bunun yerin kendi hızınızı belirlersiniz. Yeni ürünleri istediğiniz zaman kolayca listeleyebilir, stratejilerinizi anında ayarlayabilirsiniz. Tatile gidiyorsanız, uzaktayken pasif gelir elde etmek için her şeyi otomatikleştirebilirsiniz

Dropshipping’in küçük marjları vardır

Dropshipping’in dezavantajlarından biri, başlangıçta düşük marjlar beklemeniz gerektiğidir. Bu karlı olamayacağız anlamına gelmez, ancak bazı işlerde ürün marjının küçük olabileceğini bilmelisiniz. Bu durum, özellikle süper rekabetçi bir niş içinde dropshipping yapıyorsanız vardır. Müşterilerin dikkatini çekmek için savaşırken, arzu ettiğiniz kârı elde etmek zor olabilir. Ancak doğru işi seçerseniz ve doğru kitleyi hedeflerseniz daha geniş marjlar elde etme olasılığınız çok daha yüksektir. Daha düşük rekabetin olduğu nişlerde daha iyi marjlara da sahip olursunuz ancak bir noktada satışlar durmaya başlayabilir. Bu nedenle birçok dropshipping mağazasının başarısı, yüksek hacimli satışlar sağlayan yüksek düzeyde optimize edilmiş reklamlara bağlıdır.

Dropshipping size fazla kontrol sağlamaz

Dropshipping’de ürün stoklama, sipariş karşılama ve nakliye gibi belirli yönleri üzerinde kontrolünüz yoktur. Her şeyi doğru yapmak ve sorunsuz çalışmak için tedarikçilerinize güvenmek zorundasınız. Bu kontrol eksikliği bazı girişimciler için rahatsız edici olabilir ancak bu genellikle bir sorun değildir. Bu sadece bir şeyler ters gittiğinde, yönetmenin zor olabileceği anlamına gelir. Tedarikçi sorunları bazen müşteriyi elde tutma sorunlarına neden olsa da doğru hasar kontrolü bunları azaltabilir ve müşteri kaybını minimumda tutabilirsiniz.

Dropshipping, müşteri hizmetlerini daha zorlu hale getirir

Bu, siparişler yanlış gittiğinde veya tedarikçiler başarısız olduğunda ortaya çıkan başka bir sorundur. Yalnızca mağaza sahibi olduğunuz ve çok fazla kontrolünüz olmadığı için siparişleri düzenlemek ve müşteri desteğini yönetmek zor olabilir. Dropshipping’in en talihsiz dezavantajlarından biri, müşterileriniz şikayet ettiğinde mağduriyeti tamamiyle üstlenmeniz gerektiğidir. Bununla birlikte, tedarikçileriniz adına sorumluluk almak ve hatayı üstlenmek iş modelinin bir parçasıdır.

E-Ticaret Mağazalarında Temaların Önemi

Bu yılın ilk altı ayını baz alarak yapılan bir araştırmada, e-ticaretin normal ticarete göre oranı %17,6 olarak gerçekleşmiştir. E-ticaretin bu artışı, size e-ticarete neden şimdi başlamanız gerektiğini açıkça anlatıyor. E-ticaret son yıllarda patlama yaşıyor ve bir çevrimiçi mağaza açmak için şimdiden daha iyi bir zaman olamaz. E-ticaret mağazanızı başlatmak için en iyi platform seçeneği bizim de kullandığımız ve aynı zamanda birlikte çalıştığımız Shopify’dır. Peki bir çevrimiçi mağazanın olmazsa olmazlarından biri sizce nedir?

Cevap basit: Elbette temalar!

 

Peki Shopify Mağazanızda Kullanabileceğiniz “Temalar” Aslında Nedir?

Temalar web sitenizin, mağazanızı ziyaret eden müşterilere nasıl göründüğünü ve hissettirdiğini belirleyen bir şablondur. Farklı temalar, kullanıcılara farklı stil ve düzenler sunar. Tema tasarımı mağazanızın ilgisini çekme, etkileşim kurma ve dönüştürme konusunda büyük bir rol oynar. Bu nedenle seçtiğiniz Shopify teması, işletmenizin başarısı için kritik öneme sahiptir.

E-ticarette seçtiğiniz tema sektörünüzü ve nişinizi yansıtmalıdır. Örneğin, sağlık ve zindelik alanındaysanız profesyonel görünen ve güven veren bir tema seçmelisiniz. Öte yandan elektronikle ilgileniyorsanız şık ve enerjik bir tema seçmelisiniz.

 

Mağazanızda Kullanacağınız Shopify Temanız Neden Önemlidir?

Artık tema kavramının ne olduğunu bildiğinize göre, mağazanızda tema seçiminizin neden bu kadar önemli olduğunu iki ana başlıkta inceleyebiliriz: 

Temalar marka kişiliğinizi yansıtmaya yardımcı olur

Bir işletme olarak en önemli varlıklarınızdan biri markanızdır. Markalaşmanın da önemli yönlerinden biri marka kişiliğidir. Marka kişiliği, bir markaya atfedilebilecek bir dizi insan özelliğidir. İşte tam da bu noktada temanız bu özellikleri yansıtmanıza yardımcı olmada kritik rol oynar.

Web sitenizin UX’inin belirlenmesinde önem arz eder

UX (User Experience) kavramı mağaza kullanıcı deneyimini açıklar.  Bu kavram ile kullanıcıların iyi bir site deneyimine sahip olmaları amaçlanır. Temanız web sitenizin UX’ini belirlemede temel nitelikte olup, aynı zamanda mağaza tasarımının da çok önemli bir yönüdür. Bunun asıl nedeni temanızın gezinme, düzen, renk şemaları ve estetik gibi temel özelliklerini belirlemesidir.

 

Mağazanız İçin Mükemmel Shopify Temasını Seçmek İçin 7 İpucu

  1. Bütçenize karar verin

Bir Shopify mağazası kurmanın maliyeti değişen fiyat noktalarında gerçekleşir. Bu nedenle Shopify temanızı seçmeye yönelik ilk adımınız, bir temaya ne kadar harcamak istediğinizi belirlemektir.

Temanın fiyatını etkileyen temel faktörler aşağıdaki şekilde açıklanabilir.

  • Geliştirici : Daha deneyimli ve tanınmış geliştiriciler temaları için daha fazla ücret alırlar.
  • Esneklik : Temanızın özelleştirme düzeyi fiyatını etkiler. Örneğin, sürükle ve bırak işlevi varsa biraz daha fazla ödeyebilirsiniz. 
  • İşlevsellik düzeyi : Bazı temalar işlevsellik açısından sınırlıdır, diğerleri ise e-ticaret mağazanızı istediğiniz herhangi bir şeye dönüştürmenize izin verir. Formlar veya SEO özellikleri gibi ekstra özellikleri olanlar daha pahalıya mal olur.

 2. Mağazanızda Shopify’ın sağladığı temaları kullanmaya öncelik verin

Shopify’ın ücretsiz veya ücretli olarak sağladığı temalar her açıdan kullanıcılara yararlı olacak niteliktedir. Bunun ana nedenlerinden biri Shopify’daki tüm temaların dikkatle incelendiğinden, mağazanıza kaliteli ve güvenilir bir tema sağladığınızdan emin olabilirsiniz. Ayrıca Shopify kullanıcılarına sağladığı temaları düzenli güncellemeler ve birinci sınıf destekle birlikte sunar. 

  1. İstediğiniz ana özellikleri ve işlevleri listeleyin

Mağazanız için mükemmel Shopify temasını bulmanın anahtarı, mağazanız için istediğiniz ana özellikleri ve işlevleri göz önünde bulundurmaktır. Aradığınız özelliklerin çoğuna sahip bir tema bulmak, geliştirme maliyetlerini azaltmanıza yardımcı olacaktır. Burada asıl önemli olan istediğiniz temaların çoğuna sahip olanı bulmaktır. Eksik özellikleri eklemek için her zaman bir geliştiriciyle görüşebilirsiniz.

Bir temanın içerdiği özellikleri bulmak için tema önizleme sayfasına bakın. Ancak her özellik burada listelenmeyebileceğinden, tema demosundan deneyip daha iyi gözlemleyebilirsiniz. Düşündüğünüz bir temanın tüm özellikleri hakkında fikir edinmenize yardımcı olması için canlı mağaza örneklerini de kullanabilirsiniz.

  1. Nişinizi Düşünün

Çoğu tema belirli endüstri türleri için geliştirilmiştir. Bir Shopify teması seçerken nişinize uygun tasarımda olduğundan emin olmalısınız. Örneğin çeşitli elektronik ve aksesuarlar satan bir e-ticaret mağazasının, güzel sanatlar için tasarlanmış bir temaya uyarlanmasında sıkıntılar yaşanabilir. Bunun nedeni elektronik ürünler satmayı hedefleyen mağazanın birçok kategoriyi ve gelişmiş arama yeteneklerini işleyebilecek bir temaya ihtiyacı olmasıdır. Öte yandan sanat mağazası gelişmiş işlevselliğe ihtiyaç duymaz.

  1. Tasarım ve Estetik

Küresel e-ticaret eyleminden bir parça elde etmek için müşterileri e-ticaret mağazanıza çekmeli ve elde tutmalısınız. Başarılı bir Shopify e-ticaret mağazası büyütmenin asıl yolu budur. Arama motoru optimizasyonu (SEO) ile mağazanıza müşteri çekmek mümkündür. Ancak müşterileri sitenizde tutmak tamamen mağaza tasarımı ve estetiğinizle ilgilidir. Doğru bir Shopify mağaza teması; çekici bir mağaza, markanıza uygun renk paletleri, temiz ve anlaşılması kolay kullanıcı arayüzü (UI) sağlayarak tasarımı basitleştirir.

 

Önerdiğimiz Temalar

Shopify temalarının çeşitliliğine karşın bazı temalar kullanış ve uyarlanma kolaylığından dolayı diğerlerinden daha ön plana çıkabiliyor. Yüksek ücret ödeyerek daha kullanışlı temalara ulaşmak elbette mümkün fakat bu noktada Courself olarak eğitimlerimizde size ücretsiz olarak sağladığımız iki temadan bahsedeceğiz:

Empire

Bu tema büyük ürün kataloglarını ve yüksek hacimli mağazaları kolaylıkla destekler. 

Hızlı gezinme: Empire’ın gezinme ve filtreleme özelliği sınıfının en iyisidir ve müşterilerinizin aradıklarını bulmalarına, yeni öğeleri keşfetmelerine ve daha hızlı ödeme yapmalarına imkan sağlar.

Büyük kataloglar için mükemmel:  Amazon’dan ilham alan tasarımı, mümkün olan en fazla etkileşim için büyük ürün kataloglarını optimize edecek şekilde donatılmıştır.

Mümkün olduğundan daha fazla özelleştirilebilir: Empire’ın tasarımı, görsel hikaye anlatma yetenekleri, pazarlama araçları ve özelleştirilebilir özellikleri benzersiz bir mağaza oluşturmanıza olanak tanır.

Streamline

Günümüzde mobil üzerinden yapılan alışverişlerde oldukça yaygın olarak kullanılan bu tema, mobil alışveriş için oldukça kullanıcı dostu bir arayüz sunuyor. Streamline’ın odaklanmış tasarımı, hızlı yükleme süreleri ürünlerinizi daha hızlı ve etkili bir şekilde müşterilerinize sağlamaya olanak tanıyor.

Dikkat çekici: GIF stili ve kayan metin animasyonları, kusursuz video entegrasyonu, markalı bir yazı estetiği ile mobile öncelik veren bir tasarım.

Ana sayfadaki slayt gösterisi: Müşterilerin mevcut sayfadan ayrılmadan sepetlerine kolayca ürün eklemelerini sağlar.

 

E-Ticarete Başlamadan Önce Bilmeniz Gereken Beş İpucu

Ticaret dünyasında büyük bir değişim yaşanıyor. Bu durum küresel olarak yenilikçi ve ileri görüşlü girişimciler için oyun alanını eşitliyor. Perakende mağazaları, değişen tüketici alışkanlıklarına ve birçok fiziksel mağazayı kapatan covid salgına uyum sağlamak için çevrimiçi hale geçiyor. Fakat işlere çevrimiçi olarak başlamak ve yürütmek bazı durumlarda zor olabiliyor. Bu nedenle bir e-ticaret girişimcisi olarak başarılı bir e-ticaret işi kurmak için en iyi beş ipucumuzu paylaşmak istiyoruz.

1. Harekete geçin ve başlayın

Bir zamanlar tamamen acemiliği deneyimlemiş bir ekip olarak mağazanızı kurmanın düşündüğünüzden çok daha kolay olabileceğini söyleyebiliriz. Shopify, Amazon gibi platformlar genellikle sıfır kodlama veya web sitesi tasarımı becerileri gerektirdiğinden yazılım konusunda altyapısı olmayan girişimler için vazgeçilmezdir. Buna ek olarak bazı platformlar mağazanızın nasıl görünmesini ve nasıl hissettirmesini istediğinizi özelleştirmenize ve mağazanızın işlevselliğini geliştirmek için uygulamaları kullanmanıza izin verir. Kendi ürünlerinizi satmayı seçebilir veya ürünleri diğer tedarikçilerden temin edebilir ve stok tutmanın zorluk ve riskinden kaçınmak için bir stoksuz satış modeli yani dropshipping gerçekleştirebilirsiniz.

2. Mağazanıza hedefli trafik çekin

Artık mağazanızı kurduğunuza ve ürünlerle doldurduğunuza göre dünyaya yeni işinizi anlatmanın zamanı geldi! Başlamadan önce en azından Google Analytics ve Facebook Pixel üzerinden web sitesi takibi kurmanızı öneriyoruz. Bu araçlar web sitenizin ziyaretçileri hakkında veri toplamanıza, pazarlama stratejileri yürütmenize ve özel ve benzer hedef kitleler oluşturmanıza olanak sağlar.

Çevrimiçi mağazanızı hangi tür trafiğin ziyaret ettiğini anlamak da önemlidir. İlk trafik türü organik trafiktir. Organik trafik ücretsiz olarak hedef kitleniz doğrultusunda web sitenize gelen ziyaretçileri ifade eder. Örnekler arasında blog gönderileri, sosyal medya pazarlaması ve arama motoru optimizasyonu sayılabilir. Köpek malzemeleri satan bir marka için mağaza oluşturduğumuzu düşünelim: Tüm sosyal medya kanallarında her yerde bulunduğumuzdan emin olmalı ve en yaygın hashtag’leri kullanarak bir takipçi kitlesi oluşturmak için günde üç kez paylaşımda bulunmalıyız. Burada başarıyı görmek için bir seviye daha derine inmelisiniz. Sadece köpek severleri hedeflemek yerine bununla ilgili olabilecek her türlü dış kitleyi (pitbulllar, alman çoban köpekleri gibi) ve her bir alt nişi de hedeflemelisiniz.

Diğer trafik türü ise ücretli trafiktir. Ücretli trafik oluşturmaya çalışırken aynı anda tek bir reklam platformuna odaklanmanızı öneririm. Böyle bir platformun en büyük örneği, belirli kitleleri ve çok büyük bir kullanıcı veritabanını hedeflemenize olanak tanıyan Facebook reklamlarıdır.

3. Ortalama sipariş değerini yükseltin

Bir sonraki ipucu ortalama sipariş değerine odaklanmak ve bu değer toplam gelirin sipariş sayısına bölünmesiyle hesaplanır. Diyelim ki bir dizi temalı kapüşonlu sweatshirt satın almak üzere olan veya yeni satın alan bir müşteriniz var. Onlara aynısından daha fazlasını sunabileceğiniz ikinci bir teklif sunabilir veya benzer bir ürün için indirimli fiyattan teklif sunabilirsiniz.

Bu stratejiyi ikinci bir kapüşonluyu yarı fiyatına ya da beyzbol şapkası gibi daha düşük fiyatlı bir ürün sunarak gerçekleştirmek mantıklı olacaktır. Ana hedef ortalama sipariş değerini yükseltmektir, bu da müşteriyi kazanmak için daha fazla para harcamanıza ve aynı türde müşteri arayan rakiplerinizden daha fazla teklif vermenize olanak tanır.

4. E-posta pazarlamasının değerini gözden kaçırmayın

Kullanıcılar, sosyal medya takipçileri ve alıcılardan oluşan bir e-posta listesi oluşturmaya başladığınıza göre e-posta listenizi güçlü bir aylık para kazanma makinesine dönüştürmenin zamanı geldi. E-posta pazarlaması oldukça güçlüdür çünkü müşteri adayı ve/veya müşteriyi zaten edindiniz, böylece en iyi açık oranları ve teslim edilebilirliği elde ettiğinizden emin olmak için güçlü akışlar ve segmentler oluşturmaya başlayabilirsiniz.

Yine aynı mağaza üzerinden konuşacak olursak, e-posta listenizi vip müşteriler ve tekrar alıcılar gibi kategorilere ayırabiliriz hatta kullanıcıları farklı köpek ırkları listelerine bile ayırabiliriz. Bu ayrım, her kullanıcının e-posta sisteminde nasıl etiketlendiğine bağlı olarak çok özel e-posta kampanyaları gerçekleştirmenize olanak tanır. E-posta abonesi başına 1$’ı hedeflemek iyi bir ölçüm olacaktır. Örneğin 10.000 kişilik bir e-posta listeniz varsa, doğru yapıldığında ayda 10.000 ABD doları e-posta geliri sağlayabilirsiniz.

5. Gerçek bir marka oluşturun

Birçok yeni e-ticaret mağazası sahibi işlerine “gerçek” bir iş gibi davranmıyor; kalitesiz ve nakliye süreleri uzun olan ürünleri tercih edebiliyor. Tahmin edebileceğiniz gibi müşteriler bundan hoşlanmamakla kalmıyor muhtemelen bir daha aynı satıcıdan ürün dahi satın almıyor. Aynı zamanda satıcı, ödeme altyapılarına ibraz ile para iadesine mecbur kalıyor ve bu da yüksek ihtimalle ödeme altyapı hesabını kaybetme riski ile sonuçlanıyor.

Hızlı sevkiyat yapan, müşteri memnuniyeti ve sadakati oluşturan harika tedarikçiler bulmalı ve yalnızca kendinizi rahat hissedeceğiniz ürünleri satmalısınız. Mevcut müşterileri elde tutmak, yenilerini bulmaktan çok daha ucuzdur. Zamanla müşterilerinizin en iyi pazarlama kaynağınız olacağını unutmayın.

Size son tavsiyemiz tutkulu olduğunuz bir niş bulmanız gerektiği olabilir. İlk olarak satmayı düşündüğünüz ürün için yeterli talep olup olmadığını görmek için piyasayı araştırın. Google’da basit bir anahtar kelime araması yapabilir; kaç marka, ürün, reklam ve web sitesi olduğunu görebilirsiniz. Yogayı sevdiğinizi varsayalım. Yoga matları, battaniyeler, bloklar, destekler, sandalyeler veya meditasyon minderlerini rahatlıkla satabilirsiniz.

Bu ipuçlarını göz önüne alarak bir mağaza yaratma yolunda iddialı bir satıcı olabilirsiniz. Mağazanızı sizi tatmin edecek seviyeye ulaştırdığınızda mağazanızı satabilir veya yeni zirvelere ölçeklendirmenize yardımcı olabilecek yeni yatırımcıları çekebilirsiniz. 

 

Courself Öz Disiplin Seminerleri

Courself olarak İzmir, Ankara ve İstanbul olmak üzere üç farklı şehirde birbirinden etkili bir seminer süreci tamamladık. Öncelikle bize bu serüvenimizde eşlik eden ve salonlarımızı dolduran tüm katılımcılarımıza çok teşekkür ederiz. 

Sizden gelen ilgi ve alaka beklentilerimizin çok üstündeydi ve bunu aylık olarak tekrarlamaya, gerçekten size faydalı olacak konularla seminerlere devam etmeye karar verdik. İlk seminerde herkese faydalı olabilmek için birkaç farklı konuyu aynı seminerde ele aldık. Bundan sonra düzenli olarak kişisel gelişim, amaç, hedef, korku ve öz disiplin gibi konularda seminerlerimizi devam ettireceğiz. Daha niş bir konuya değinerek o konudaki bütün bilgi birikimlerimizi bu seminerde olduğu gibi size aktarmayı planlıyoruz. 

Özellikle seminerlerde sizinle yüz yüze tanışmak, öğrenci hacmimiz daha da büyürken herkesin ne kadar başarılı olduğunu bize tekrar hatırlattı. Çünkü öğrenci sayısı arttıkça ve şirket büyüdükçe ister istemez öğrenci başarıları ve öğrencilerimizi birebir takip edebilmek epey zorlaşıyor. Ancak seminerlerde herkesle birebir konuşabilmek herkesin eğitimlerimize bir yerden başlayıp sonuç aldığını görmek bizi inanılmaz motive ediyor.

Sadece e-ticaret ve finansal özgürlük kısımlarını ele almayı planlarken hızlıca satışlara başlayan pek çok öğrencimizde gördük ki olay sadece satış yapıp para kazanmaktan ziyade bu sürekliliği sağlayıp öz disiplin kazanabilmek. Bu yüzden eğitimlerimizi bizim de yıllardır üzerinde çalıştığımız kişisel gelişim, öz disiplin ve hedef bulmak gibi konulara da yönlendirdik. 

İş geliştime, hedef bulmak ve öz disiplin kazanmak konusunda 2 yıldır şirket olarak verdiğimiz çaba ve gördüğümüz sonuçlara dayanarak, bu işin de gerçekten matematiksel bir formülü olduğunu ve uygulanması gereken şeyler uygulanında yapılan işlerin ve başarıların ne kadar sürekli olduğunu kanıtladık. Bizimde ajans olarak çalıştığımız bir çok başarılı ve büyük şirketi incelediğimizde onlarında çok benzer şeyleri bilinçli ve bilinçsiz bir şekilde uygulayıp başarılı olduğunu fark ettiğimizde kesinlikle bunların hepsini bir program dahilinde planlayıp sizlere de anlatmamız gerektiğini düşündük.

 

Öz disiplin programı ile başladığımız eğitim şirketimizin bir sonraki aşamasına gösterdiğiniz ilgi ve alaka da beklediğimizin çok çok üstünde olduğu için bundan sonra hem seminerlerde hem de yeni duyurduğumu programlarda size zamanının çok ötesinde şeyler sunacağız.

Öz Disiplin Programını https://courself.co/egitimler/oz-disiplin-programi/ linkinden inceleyebilir, yine aynı sayfada ücretsiz olarak Öz Disiplin Programı kapsamında yaptığımız ilk iki webinar kaydımıza ulaşabilirsiniz. 

Seminerde iki büyük yeni eğitimimiz duyurduk ve artık sizinle de paylaşmamızın zamanı geldi: Archior 2.0 Dijital Reklam ve Sosyal Medya Eğitimi ve Patronluk Eğitimi ön kayıtları başladı! İndirimli fiyat ile her iki eğitimimize de ön kayıt yaptırabilirsiniz.

Archior Dijital Reklam ve Sosyal Medya Ajansı Eğitimi ile 52 hafta52 konu52 canlı yayın desteği ile 6-7 haneli cirolara %90 üstü kar marjı ile nasıl geleceğinizi formüle edeceğiz. Tamamen sıfırdan başlayanlar için sıfırdan yüze muhteşem bir iş rehberi olacak. Her hafta içinizden birinin yaşadığı bir konuyu ele alıp canlı yayında beraber çözeceğiz. Her hafta yeni bir konu ile de ajans tarafında sizi yenilmez kılacağız! Eğitim kapsamında her hafta bir ders ve peşine Telegram’dan bir canlı yayın yapacağız. Önümüzdeki günlerde sizlere ilk ders içeriğini ve Telegram linkimizi iletiyor olacağız.

İndirimli fiyat ile ön kayıt yaptırmak için eğitime https://school.courself.co/p/archior-2-0-drsa/ linkinden ulaşabilirsiniz.

Patronluk Eğitimi kapsamında sizlere veliaht koçu Tunç Vidinli ve Archior CEO’su Raif Kamacı ile 1 yıl boyunca sürecek, sizin yaşadığınız ve yaşayabileceğiniz 52 soruna 52 hafta boyunca çözüm getirecek mükemmel bir program sunuyoruz! Tunç Bey’in iş yönetimi ve geliştirme tarafındaki engin tecrübesi ile bizi temsilen sıfırdan gelip aynı sorunları yaşayan Raif Kamacı’nın soruların tam olarak sizin yaşadığınız ve yaşayacağınız şekilde ele alacak. Eğitim kapsamında her hafta Tunç Bey ile bir ders yapacağız. Derslerimiz anlatım ve soru-cevap şeklinde ilerleyecek, yani siz de burada söz sahibi olacaksınız! Önümüzdeki günlerde sizlere ilk ders içeriğini iletiyor olacağız.

İndirimli fiyat ile ön kayıt yaptırmak için eğitime https://school.courself.co/p/patronluk-egitimi linkinden ulaşabilirsiniz.

Her iki eğitimimize de Kasım’ın ikinci haftası başlamayı planladığımızı sizlere duyurmak istiyoruz! Sizinle çalışmak ve başarılarınıza tanık olmak için sabırsızlanıyoruz.

*Eğitimlerimize school.courself.co sitemizdeki panelinizden erişim sağlayabilirsiniz. 

*Talep ve önerileriniz bizim için çok değerli! Herhangi bir soru veya sorununuzda bize [email protected] mail adresinden ve WhatsApp destek hattımızdan (0 538 022 94 97) ulaşabilirsiniz.