fbpx

E-Ticarete Başlamadan Önce Bilmeniz Gereken Beş İpucu

Ticaret dünyasında büyük bir değişim yaşanıyor. Bu durum küresel olarak yenilikçi ve ileri görüşlü girişimciler için oyun alanını eşitliyor. Perakende mağazaları, değişen tüketici alışkanlıklarına ve birçok fiziksel mağazayı kapatan covid salgına uyum sağlamak için çevrimiçi hale geçiyor. Fakat işlere çevrimiçi olarak başlamak ve yürütmek bazı durumlarda zor olabiliyor. Bu nedenle bir e-ticaret girişimcisi olarak başarılı bir e-ticaret işi kurmak için en iyi beş ipucumuzu paylaşmak istiyoruz.

1. Harekete geçin ve başlayın

Bir zamanlar tamamen acemiliği deneyimlemiş bir ekip olarak mağazanızı kurmanın düşündüğünüzden çok daha kolay olabileceğini söyleyebiliriz. Shopify, Amazon gibi platformlar genellikle sıfır kodlama veya web sitesi tasarımı becerileri gerektirdiğinden yazılım konusunda altyapısı olmayan girişimler için vazgeçilmezdir. Buna ek olarak bazı platformlar mağazanızın nasıl görünmesini ve nasıl hissettirmesini istediğinizi özelleştirmenize ve mağazanızın işlevselliğini geliştirmek için uygulamaları kullanmanıza izin verir. Kendi ürünlerinizi satmayı seçebilir veya ürünleri diğer tedarikçilerden temin edebilir ve stok tutmanın zorluk ve riskinden kaçınmak için bir stoksuz satış modeli yani dropshipping gerçekleştirebilirsiniz.

2. Mağazanıza hedefli trafik çekin

Artık mağazanızı kurduğunuza ve ürünlerle doldurduğunuza göre dünyaya yeni işinizi anlatmanın zamanı geldi! Başlamadan önce en azından Google Analytics ve Facebook Pixel üzerinden web sitesi takibi kurmanızı öneriyoruz. Bu araçlar web sitenizin ziyaretçileri hakkında veri toplamanıza, pazarlama stratejileri yürütmenize ve özel ve benzer hedef kitleler oluşturmanıza olanak sağlar.

Çevrimiçi mağazanızı hangi tür trafiğin ziyaret ettiğini anlamak da önemlidir. İlk trafik türü organik trafiktir. Organik trafik ücretsiz olarak hedef kitleniz doğrultusunda web sitenize gelen ziyaretçileri ifade eder. Örnekler arasında blog gönderileri, sosyal medya pazarlaması ve arama motoru optimizasyonu sayılabilir. Köpek malzemeleri satan bir marka için mağaza oluşturduğumuzu düşünelim: Tüm sosyal medya kanallarında her yerde bulunduğumuzdan emin olmalı ve en yaygın hashtag’leri kullanarak bir takipçi kitlesi oluşturmak için günde üç kez paylaşımda bulunmalıyız. Burada başarıyı görmek için bir seviye daha derine inmelisiniz. Sadece köpek severleri hedeflemek yerine bununla ilgili olabilecek her türlü dış kitleyi (pitbulllar, alman çoban köpekleri gibi) ve her bir alt nişi de hedeflemelisiniz.

Diğer trafik türü ise ücretli trafiktir. Ücretli trafik oluşturmaya çalışırken aynı anda tek bir reklam platformuna odaklanmanızı öneririm. Böyle bir platformun en büyük örneği, belirli kitleleri ve çok büyük bir kullanıcı veritabanını hedeflemenize olanak tanıyan Facebook reklamlarıdır.

3. Ortalama sipariş değerini yükseltin

Bir sonraki ipucu ortalama sipariş değerine odaklanmak ve bu değer toplam gelirin sipariş sayısına bölünmesiyle hesaplanır. Diyelim ki bir dizi temalı kapüşonlu sweatshirt satın almak üzere olan veya yeni satın alan bir müşteriniz var. Onlara aynısından daha fazlasını sunabileceğiniz ikinci bir teklif sunabilir veya benzer bir ürün için indirimli fiyattan teklif sunabilirsiniz.

Bu stratejiyi ikinci bir kapüşonluyu yarı fiyatına ya da beyzbol şapkası gibi daha düşük fiyatlı bir ürün sunarak gerçekleştirmek mantıklı olacaktır. Ana hedef ortalama sipariş değerini yükseltmektir, bu da müşteriyi kazanmak için daha fazla para harcamanıza ve aynı türde müşteri arayan rakiplerinizden daha fazla teklif vermenize olanak tanır.

4. E-posta pazarlamasının değerini gözden kaçırmayın

Kullanıcılar, sosyal medya takipçileri ve alıcılardan oluşan bir e-posta listesi oluşturmaya başladığınıza göre e-posta listenizi güçlü bir aylık para kazanma makinesine dönüştürmenin zamanı geldi. E-posta pazarlaması oldukça güçlüdür çünkü müşteri adayı ve/veya müşteriyi zaten edindiniz, böylece en iyi açık oranları ve teslim edilebilirliği elde ettiğinizden emin olmak için güçlü akışlar ve segmentler oluşturmaya başlayabilirsiniz.

Yine aynı mağaza üzerinden konuşacak olursak, e-posta listenizi vip müşteriler ve tekrar alıcılar gibi kategorilere ayırabiliriz hatta kullanıcıları farklı köpek ırkları listelerine bile ayırabiliriz. Bu ayrım, her kullanıcının e-posta sisteminde nasıl etiketlendiğine bağlı olarak çok özel e-posta kampanyaları gerçekleştirmenize olanak tanır. E-posta abonesi başına 1$’ı hedeflemek iyi bir ölçüm olacaktır. Örneğin 10.000 kişilik bir e-posta listeniz varsa, doğru yapıldığında ayda 10.000 ABD doları e-posta geliri sağlayabilirsiniz.

5. Gerçek bir marka oluşturun

Birçok yeni e-ticaret mağazası sahibi işlerine “gerçek” bir iş gibi davranmıyor; kalitesiz ve nakliye süreleri uzun olan ürünleri tercih edebiliyor. Tahmin edebileceğiniz gibi müşteriler bundan hoşlanmamakla kalmıyor muhtemelen bir daha aynı satıcıdan ürün dahi satın almıyor. Aynı zamanda satıcı, ödeme altyapılarına ibraz ile para iadesine mecbur kalıyor ve bu da yüksek ihtimalle ödeme altyapı hesabını kaybetme riski ile sonuçlanıyor.

Hızlı sevkiyat yapan, müşteri memnuniyeti ve sadakati oluşturan harika tedarikçiler bulmalı ve yalnızca kendinizi rahat hissedeceğiniz ürünleri satmalısınız. Mevcut müşterileri elde tutmak, yenilerini bulmaktan çok daha ucuzdur. Zamanla müşterilerinizin en iyi pazarlama kaynağınız olacağını unutmayın.

Size son tavsiyemiz tutkulu olduğunuz bir niş bulmanız gerektiği olabilir. İlk olarak satmayı düşündüğünüz ürün için yeterli talep olup olmadığını görmek için piyasayı araştırın. Google’da basit bir anahtar kelime araması yapabilir; kaç marka, ürün, reklam ve web sitesi olduğunu görebilirsiniz. Yogayı sevdiğinizi varsayalım. Yoga matları, battaniyeler, bloklar, destekler, sandalyeler veya meditasyon minderlerini rahatlıkla satabilirsiniz.

Bu ipuçlarını göz önüne alarak bir mağaza yaratma yolunda iddialı bir satıcı olabilirsiniz. Mağazanızı sizi tatmin edecek seviyeye ulaştırdığınızda mağazanızı satabilir veya yeni zirvelere ölçeklendirmenize yardımcı olabilecek yeni yatırımcıları çekebilirsiniz. 

 

Bir yorum yapın