fbpx

Daha Sadık Müşteriler İçin 10 Yöntem

İster 6 aydır bir online mağaza işletiyor olun ister 6 yılı aşkın bir süredir, dönüşüm kazanmak hiç bitmeyen bir savaştır. Yeni ve geri dönen müşterilerin bir karışımı olan ve %68 civarında seyreden ortalama alışveriş sepetini terk etme oranlarıyla hem yeni müşteriler kazanmak hem de onların daha fazla para harcamasını ve geri döndüklerinde dönüştürmelerini sağlamak için elinizden gelen her şeyi yapmak istiyorsunuz.

İşte pazarlama ve e-ticaret sektörlerindeki deneyimlerimiz sonucu ekibimizin çıkardığı harika tüyolar!

Bir Affiliate Programı Oluşturun

Müşterilerinize gelirinizden bir pay ayarın. Mağazanızda affiliate programı oluşturmak, mevcut müşterilerinizi tavsiyeye dayalı pazarlama için ödüllendirirken onlardan gelen dönüşümleri artırmanın başka bir yoludur.

Bir affiliate programı oluşturarak, müşterilere özel tanımlanmış linkler sayesinde ailelerine, arkadaş çevrelerine veya takipçilerine ürünü satın almalarını tavsiye etmelerine olanak sağlayabilirsiniz. Bu linkten gelen satışlar üzerinden belirlediğiniz oranda link sahibine komisyon verirsiniz. Bu sayede güvene dayalı ve kısmen organik bir pazarlama zinciri kurmuş olursunuz.

Tüketici Güveni Oluşturmaya Odaklanma

Güven, ister romantik ortaklar, isterse bir perakendeci ve müşterileri arasında olsun, başarılı uzun vadeli bir ilişkinin dayanağıdır ve aynı zamanda dürüstlük ve tutarlılığın doğal bir sonucudur.

Bir tüketicinin güvenini kazanmak, olumlu deneyimlerini arkadaşları ve ailesiyle paylaşacak bir marka temsilcisi yaratmanın ilk adımıdır. Forbes tarafından yakın zamanda yapılan bir araştırmaya göre, ankete katılanların %81’i arkadaşlarının ve ailesinin satın alma kararlarını doğrudan etkilediğini belirtti. Bu, tüketicilerin güvenini kazanabilen perakendeciler için inanılmaz bir veri.

Tüm Soruları Her Platformda Cevaplayın

Tüm soruları yanıtlayın ve yorumları hızla geri dönüş yapın! Sosyal medyanızı, e-postalarınızı ve site yorumlarınızı takip etmek, satış sonrası ilişkiyi sürdürmenin en kolay yollarından biridir.

İçerik Üretimine Dikkat Edin

Sosyal kanallarınızda yalnızca en iyi içeriği paylaşın. İçeriğinizi sadece kendi kafanıza göre oluşturmayın; müşterilerinizi anlamak, çok değerli olacak içeriklerin küratörlüğünü kolaylaştırır ve onları sosyal medyada meşgul eder. Sosyal medyada içerik pazarlamaya farklı bir yaklaşımla gerçekten yüksek değerli şeyler paylaştığınızda, kitleniz daha sık etkileşimde kalacaktır.

Bu yüksek etkileşim, onların özet akışında sizi görünür kılar, böylece tanıtım gönderileri zamanı geldiğinde, onları görme, sayfanıza gelme ve satın alma olasılıkları daha yüksektir.

Ürünü Değil Deneyimi Satın

Sattığınız şeye kimsenin gerçekten ihtiyacı olmadığını varsayın, çünkü muhtemelen ihtiyaçları yok. 25 yıldan biraz fazla bir süre içinde, mal ve hizmet kıtlığına dayalı bir ekonomiden hayal edilemez bolluk sunan bir ekonomiye geçtik. Başka bir yerde elde bulamayacakları bir şey satma ihtimaliniz zaten çok düşük. Bu yüzden ne sattığınızdan ziyade sattığınız şeyi nasıl sattığınıza odaklanın. Müşteri deneyiminizi tamamen farklılaştırın ve dikkat çekici olduğundan emin olun. Ürünler gelir ve gider, ancak gerçekten olağanüstü deneyimler için her zaman bir pazar olacaktır.

Hızlı Teslimatın Getirisini Hafife Almayın

Shopify Dropshipperlar ‘şimdi istiyorum’ zihniyetini asla küçümsememelidir. Müşteriler, sipariş verdiklerinde malları hızlı bir şekilde alacaklarını bilirlerse, geri gelmeye devam edeceklerdir.

Alışveriş Deneyimini Basitleştirin

Tekrarlanan işleri yönlendirmek için, insanların tekrar satın almalarını kolay ve heyecanlı hale getirmelisiniz. Bunu, mağazanızı ziyaret eden kişilere mükemmel bir mobil deneyim sağlamak, geçmiş müşterilere e-postalarda kupon ve diğer teklifler göndermek, sosyal medya sayfalarınızda ve blog yazılarınızda yeni ürünlerle ilgili güncellemeleri paylaşmak gibi çeşitli şekillerde yapabilirsiniz. Ve müşterilerinize işinizi destekledikleri için her zaman teşekkür edin!

Kullanıcı Tarafından Oluşturulan İçerikten Yararlanın

Kullanıcı tarafından oluşturulan güçlü içerik pazarlama kampanyalarına sahip markalar, rakiplerinden çok daha sürdürülebilir bir büyümenin keyfini çıkaracak. Müşterilerin ilgisini çekebilir ve şeffaf, sosyal olarak bütünleştirilmiş, kişiselleştirilmiş, veri odaklı ve anlayışlı özgün içerik üretebilirseniz, işletmelerinizi başarıya ulaştıracaksınız.

Stratejinizi Verilerin Yönlendirmesine İzin Verin

Big Data, müşterinizle en etkili şekilde nasıl etkileşim kuracağınızı ve onun neyi sevip neyi sevmediğini öğrenirken zaman içinde nasıl bir ilişki kuracağınızı bilmenizi sağlar. Sosyal medya, sınırsız sayıda potansiyel ve gerçek müşterinin katılabileceği sohbetler aracılığıyla web etkileşimi için fırsatlar sağlar. Twitter feed’iniz veya Facebook sayfanız aracılığıyla müşterilerinizle bağlantı kurmak, onların ne düşündüklerini size söylemelerini sağlar ve bu bilgileri ürün teklifinizi değiştirmek ve hatta hedef pazarınızı genişletmek için kullanmanıza olanak tanır. Bu bir pazarlama görevlisinin rüyasının gerçekleşmesidir.

Her veri noktası, müşterilerinizin satın alma alışkanlıkları hakkında size değerli bir şey söyler. Sosyal medya etkileşimleri aracılığıyla müşteri katılımını Big Data için bir kaynağa dönüştürün. Sosyal medya aracılığıyla bir kupon veya başka bir teklif dağıtmak, müşterilerinizin gazete kuponları kesmesinden çok daha fazlasını anlatır.

Aciliyet ve Kıtlık Yaratma

E-posta pazarlama yoluyla e-ticaret satışlarını yönlendirmek için en etkili yöntemlerden biridir. Satış artışına ihtiyaç duyan belirli bir ürün için aciliyet ve kıtlık yaratmak için e-posta kullanmayı denemelisiniz. Bir “satış” kuponu göndermek ve şimdi alışveriş yap düğmesine sahip olmak yerine, sınırlı bir süre için indirimde olan çok özel bir ürün hakkında e-postalar göndermenin gücünü gördüğünüzde demek istediğimizi anlayacaksınız.

Promosyon çok özel ve kişisel olmalıdır. Bu ürünü geçmişte satın almış kişiler veya listenize kaydolmuş ancak satın almamış kişiler tarafından bölümlere ayrılmalıdır.

E-posta ve sosyal medya aracılığıyla sürekli etkileşimden kullanıcı tarafından oluşturulan içerikten yararlanmaya kadar, müşterilerinizle tekrarlanan satışları artırmanın sayısız yolu vardır. Tavsiyelerimizi aklınızda bulundurun ve müşterileriniz için şimdiye kadar en etkili olanı ortaya çıkarmak için kendi ölçümlerinizi gözden geçirmeye başlayın. Bunun sonucunda bir elde tutma programı oluşturmaya başlayabilirsiniz!

İpuçları ve İlham Veren Hikayelerle Dropshipping

Dropshipping ölmedi. Aslında, tam tersi bir veri var elimizde. Sadece Türkiye’de dahi 2021 yılı ilk 6 ayı itibarıyla ülkemizde e-ticaret hacmi bir önceki yılın aynı dönemine göre %75.6’lık artışla 161 milyar TL olarak gerçekleşti. Bunda pandeminin etkisi olduğunu söylemek bir nebze doğru olsa dahi pandemi sebebiyle lojistikte yaşanan problemleri de göz ardı edemeyiz. 

Ancak stoksuz satış modelini uygulayabilmek kolay değil. Çoğu kişi, çevrimiçi mağazanıza birkaç ürün eklediğinizi ve müşterilerin gelip gayri ihtiyari alışveriş yaptığını düşünüyor.

Plansız, programsız, yol haritanızın belli olmadığı bir dropshipping modeli; kendinizi görünmez hissetmenize neden olabilir. Muhtemelen kimsenin dinlemediği boş bir odaya bağırıyormuş gibi hissedeceksiniz. Büyük ya da küçük her dropshipper bu duyguyu bilir. Bu, çoğu girişimcinin mümkün olduğunca hızlı kaçmak istediği sürecin bir parçasıdır.

Ortalama Dropshipping Başarı Oranları

Dropshipping yöntemi ile satış yapan işletmelerin %10 ila %20’sinin başarılı olduğunu tahmin ediliyor. Yine de başarı sadece sahibi, yani siz tarafından tanımlanabilir.

Başarı sizin için dropshipping mağazanız üzerinden yılda 1 milyon dolar kazanmak anlamına geliyorsa, “başarılı” olmak doğal olarak biraz zaman alabilir. Başarı fikriniz altı haneyi cirolara ulaşmak anlamına geliyorsa, yılda 100.000$ kazanan birçok dropshipper var. Sadece kaliteli dropshipping tedarikçileri bulmanız ve bir marka oluşturmanız gerekiyor. Söylenişinin ne kadar kolay olduğunun farkındayız.

Bu çevrimiçi iş modeli genellikle bir hızlı zengin olma planı olarak görülür. Ama diğer tüm işlerde olduğu gibi maalesef değil. Dropshipping sisteminin başarısını görmek, işinizi karlı hale getirmek için çok çalışmanız ve zaman ayırmanız gerekir.

Birkaç İlham Verici Örnek

Dropshipping yöntemi ile e-ticarete başlamak rekabetçi olabilir. Dropshipper’lar her zaman bir adım önde olmak için farklı, özgün ve yenilikçi yollar buluyor. Peki diğerlerinin yapmadığı ne yapıyorlar?

Gelin bu sorunun cevabını aşağıda, işletmelerini dropshipping modeli üzerine kuran en iyi Shopify mağaza sahiplerinden örneklerle öğrenelim.

Tze Hing Chan: İki ayda 19.000 dolar kâr

Malezyalı girişimci Tze Hing Chan, kabarık pelüş oyuncakları ve daha birçok el yapımı oyuncağın satıldığı bir mağazanın sahibi. COVID-19 salgını sırasında e-ticarete başlayan Tze, balonlu sadece iki ayda dropshipping modeli ile pelüş oyuncakları satarak 19.000 dolar kâr elde etti.

Peki size bir soru: Sizce ilk Tze Hing ilk denemesinde başarılı olmuş mudur? Tabii ki hayır. Bu yola çıkmadan önce bilmeniz gereken şu ki bu yolda birçok başarısızlık ve deneyim olacak. Tze Hing Chan doğru ürünü bulana kadar denemeye devam etti. Önce telefon kılıflar satmaya çalıştı, ardından mutfak araç gereçleri ve bunda da başarılı olamayınca dövüş sporu malzemeleri satmaya çalıştı.

Unutmayın, her denemede bir aşama var. Ürünleri buldu, web sitelerini kurdu, fotoğraflarını ekledi, ürün açıklamalarını ekledi, belki reklama çıktı ve hatta birkaç tane sattı bile. Tüm bunlar bir süreç, ciddi bir emek. Buna rağmen denemekten vazgeçmedi ve kendi oyuncak markasını kurdu.

Yani almamız gereken ilk teknik ders şu: doğru nişi bulmak dropshipping için çok önemli. Almamız gereken mentâl ders ise şu: Başarana kadar denemekten vazgeçmemelisiniz.

Cole Turner: Bir yılda 2 milyon dolar

18 yaşındayken dropshipping’i duyan Cole Turner, e-ticaret yapmayı öğrenmeye takıntılı hale geldi. Sadece dört yıl içinde genç girişimci, Mart 2019 ile Mayıs 2020 arasında 2 milyon doların üzerinde satış yapan bir e-ticaret mağazası kurdu.

Cole önce çeşitli ürünleri test etmek için bir genel mağaza kurdu. Sonunda, alışveriş yapanların dikkatini çeken bir mücevher parçası buldu. Facebook reklamlarını hızla büyüttü ve genel mağazasını yeniden tasarlamak ve tek ürünlü bir mağazaya dönüştürmek için çalıştı. Bir mağazasında, onu başka bir e-ticaret girişimcisine satmadan önce 75.000 doların üzerinde satış yaptı.

Üçüncü stoksuz satış mağazasına kadar, bir yıldan biraz fazla bir sürede 2,1 milyon doların üzerinde bir ciro yaptı.

Buradan çıkarmamız gereken teknik dersler mağazanızın kolay değiştirilebilir olması sizin adınıza çok faydalı. Üstelik Facebook reklamları ile satışlarınızı ölçeklendirmek de bu işin püf noktalarından biri. 

İşin diğer kısmına bakarsak, 2 yıl boyunca sistemi çözmeye çalışan Cole gibi sabırlı olabilecek misiniz? 2 yıl size çok mu uzun geliyor? Asgari ücretle çalışan biri iki yılda hiçbir şeye para harcamasa kenara ne kadar para ayırabilir? Ben sizin için hesapladım: 102.072 TL. Ki biliyorsunuz ki bu da gerçekçi bir rakam değil. Peki size iki yıl sonra 2 milyon dolardan daha fazla para kazandıracağını söyleyen biri için neler yaparsınız? Yapacağınız onca şeyi, neden kendiniz için yapmayasınız?

Günlük $1.000 Hedeften Aylık $500.000’a Giden Yol

Andreas Koenig ve Alexander Pecka dropshipping yapmaya ilk başladıklarında, hedefleri günlük ciroda 1.000$’a ulaşmaktı. Bir yıl boyunca çabalayıp para kazanmadıktan sonra, evcil hayvan endüstrisinde nişlerini buldular ve 2019 itibariyle ayda 500.000 dolar kazanmaya başladılar.

Bugün, Andreas ve Alexander’ın evcil hayvan işi yılda 10 milyon doların üzerinde kazanıyor.

Günde 1.000 dolar satış yapmak isteyen iki kafadar 1 yıl boyunca para kazanamıyor. Kendinize ve hatta bu işi beraber yapmak istediğiniz arkadaşınıza sorun: Ne kadar süre para kazanmadan dayanabilirsiniz? Yılmadan denmeye var mısınız?

Başarılı bir dropshipper nasıl olunur?

Müşterilerinize nasıl değer katabileceğinize dair sağlam bir plana sahip olmak en önemli başarı faktörüdür. Bu, tüm işletmeler için önemlidir, ancak benzer ürünleri taşıyan diğer “ben de” mağazaların lejyonlarıyla rekabet edeceğiniz dropshipping dünyasında çok daha önemlidir.

Yeni sitenize trafik çekebilmek, önemli bir başarı faktörü olarak değer katmaya çok yakın bir sırada geliyor. Yeni e-ticaret işletme sahiplerinin karşılaştığı 1 numaralı sorun ve hayal kırıklığı, web sitelerine trafik eksikliğidir. Çok fazla dropshipper, belki de mükemmel tasarlanmış bir sitede aylarca var olduğundan bile habersiz dünyaya satış yapmak için bekliyor. Bu yüzden SEO ve pazarlamaya çok fazla vakit ayırmalısınız. Organik reklamlar ve Facebook gibi platformlarda vereceğiniz reklamlar ile sitenize trafik çekebilirsiniz.

Karşılaştığımız hemen hemen her başarılı dropshipping mağazasının ortak bir noktası vardır: belirli bir ürün veya niş konusunda uzmanlaşmıştır. Mağazalar ne kadar uzmanlaşırsa, o kadar başarılı olurlar.

Sadece sırt çantası satmamalısınız. Hafif ekipmanlara takıntılı dünya çapındaki gezginler için tasarlanmış sırt çantaları satmalısınız. Sadece güvenlik kamerası ekipmanı satmamalısınız. Benzin istasyonları için güvenlik sistemlerine odaklanmalısınız.

Birçoğu, odaklarını daraltmanın potansiyel müşteri tabanını sınırladığını ve bunun satışlarına mal olacağını düşünüyor. Tam tersi doğrudur. Uzmanlaşmak, müşterilerinizle daha etkin iletişim kurmanıza, rekabette daha kolay öne çıkmanıza ve daha küçük bir alanda rekabet etmenize olanak tanır. Bir dropshipping girişiminde uzmanlaşmak nadiren kötü bir harekettir.

Başarılı dropshipping için en önemli adım!

Çoğu insanın asla atmadığı en önemli adım, aslında e-ticaret işinizi kurmaya başlamaktır. Bu, çoğu insan için genellikle korku ve belirsizlik nedeniyle en zor şeydir.

Başarılı girişimcilerin başlangıçta işleri hakkında çok sağlam bir kesinliğe sahip oldukları yaygın bir yanılgıdır. Biraz daha derine indiğinizde, çoğunun işlerin nasıl sonuçlanacağına dair korkuları ve çekinceleri olduğunu göreceksiniz. Yine de başarılı olanlar, bu şüphelere rağmen planlarında ilerlediler.

Kendi dropshipping işinizi kurmak konusunda ciddiyseniz, sizin de aynısını yapmanız gerekir. Araştırmanızı yapın, seçeneklerinizi değerlendirin ve korkularınıza ve çekincelerinize rağmen bu bilgilerle ilerleyin. Girişimcilerin yaptığı şeydir. Şimdi başlayın!

Ücretsiz eğitimimize göz atın ve sistemin işleyişine dair temel bilgi birikimi hemen elde edin. Unutmayın, başarmak için saydığımız pazarlama, niş ürün, web sitesi vs. tamamen sonraki zorluklar. İlk zorluk, kendinize karşı verdiğiniz mücadele. İlk adımı atın ve bize ulaşın!

Ek Gelirden Markalaşmaya: Dropshipping

Dropshipping yaparken markalaşma, stoksuz satış yapanların tedarikçilerinden satın aldıkları markasız ürünleri herhangi bir envanterde depolamadan satma konseptini ifade ediyor. Dropshipping yapanlar, ürünlerinin özel olarak etiketlenmesini sağlar ve markalarını oluşturmak için ürün temalı bir çevrimiçi mağaza kurarlar.

Markalı dropshipping, standart dropshipping metotlarından (başkalarının logolarıyla etiketlenmiş ürünleri satmaktan) çok daha farklıdır. Diğer markalardan ürünleri satışa ekleyebilir ve bunu yaparak çok para kazanabilirsiniz, ancak markalı stoksuz satış terimi bu anlama gelmez. Markalı stoksuz satış genellikle markasız ürünler satın almak ve bunları kendi ürününüz olarak yeniden etiketlemek anlamına gelir.

Dropshipping İşletmenizi Markalamak Neden Önemlidir?

Çevrimiçi bir işletmeniz varsa, özellikle dropshipping yapanlar için işletmeyi markalamak çok önemlidir.

Bunun en büyük sebebi, belirli bir ürünü satan genellikle birden fazla dropshipper olmasıdır. Başka bir deyişle, müşteriler satın alacakları ürünleri aradıklarında benzerlerini de bulacaktır. İyi bir marka bilinci oluşturmak, sizi diğer benzer satıcılardan ve Amazon gibi büyük ölçekli rekabetten ayırmaya yarar.

Ayrıca markalı ürünler her zaman yüksek kaliteyi çağrıştırır. Böylece mağazanıza müşteri sadakati ve iyi bir itibar kazandırabilirsiniz ve bu sayede daha fazla satış elde etme olasılığınız artar. Üstelik satışlar arttığında, Shopify üzerinden mağazanıza ekleyeceğiniz üçüncü parti uygulamaları kullanarak sipariş verme süreçlerinizi otomatikleştirmek de mümkün. 

Ancak şunu da unutmamalısınız: Markanızı oluşturmak için harcadığınız çabanın yanı sıra, marka bilinirliğinizi artırmak da hayati önem taşımaktadır. Müşteriniz markanızı güçlü bir şekilde tanıdığında, alışveriş yapmak istediklerinde ilk seçeneği siz olacaksınız. Uzun vadede sizin yararınıza olacak bu sistem, elbette kısa vadede standart dropshipping metotlarına göre daha zahmetli olacaktır.

Dropshipping İşletmenizi Nasıl Markalaştırabilirsiniz?

Doğru Ürünü Bulmak: Dropshipping yaparken markalaşmaya giden yola girmek istediğinizde yapmanız gereken ilk şey, bir ürün fikri bulmaktır. Bu aşamada yaratıcılığınız ve pazar araştırma yeteneğiniz devreye giriyor. İlk olarak, son zamanlarda çevrimiçi olarak veya çevrimdışı bir perakende mağazasında karşılaştığınız modaya uygun, daha yeni şeyler hakkında fikir üretebilirsiniz.

Ayrıca Facebook, Twitter veya Instagram gibi sosyal medyala platformlarından ürün fikirleri alabilirsiniz. Neden? Çünkü aslında bu platformlar potansiyel müşterilerinizin olduğu yerlerdir. Müşterilerinizin neyle ilgilendiğini ve hangi ürünleri tercih ettiğini yine buralarda keşfedeceksiniz. Yapacağınız bu araştırmalar sonucunda mağazalarınızın nasıl hareket nasıl bir tasarıma sahip olması gerektiğini ve hangi ürünleri, ne şekilde satacağınızı bilebilirsiniz.

Başka bir alternatif yol ise, iyi sattığından emin olmak için bir ürünü doğrulamaktır. Anahtar kelime araştırması, ürünü çevrimiçi olarak kaç kişinin aradığını belirlemek istediğinizde yararlıdır. Ayrıca, özel etiket işiniz için bir niş açmanıza yardımcı olabileceğinden, ürününüzün belirli bölümleri için yapılan aramaları analiz etmek de iyi bir fikirdir.

Ayrıca, farklı pazar yerlerinde en çok satanları kontrol etmek de size çok yardımcı olabilir. En büyük ve tanınmış pazar yeri olan AliExpress, markalı dropshipping nişinizi bulmanız için iyi bir seçenektir.

Doğru Tedarikçileri Bulmak: Şimdi, parlak bir ürün fikriniz var. Ardından bir sonraki aşamaya geçin ve ürünleriniz için en güvenilir tedarikçileri bulun. Ancak aradığınız tedarikçiler markalı dropshipping fikrinize açık olmalıdır, yani standart tedarikçiler ile anlaşamazsınız.

Tedarikçileri bulmak için ürün tedarik uygulamalarını kullanabilir ve markalı ürünleri stoktan alıp satmadıklarını görmek için onlarla iletişime geçebilirsiniz. Unutmayın, aslında burada Türkiye’de seri üretim ürünlerde “fason üretim” diye geçen, e-ticarette ise private label dediğimiz yönteme benzer bir yöntem izliyoruz. Üretici direkt bize özel üretmiyor olsa dahi, ürettiği ürünleri paketleme aşamasından itibaren bize özgü bir şekilde markalaştırıyor ve kargolama sürecinden önce ürün bize özel hale geliyor.

Markalı İsim ve Logo Geliştirin: Ürününüz hazır, tedarikçi ile de anlaştınız. Sıra geldi markanızın adını belirleyip logonuzu tasarlamakta. Neden? Çünkü artık Shopify ile mağazanızı oluşturma zamanı. Shopify zaten özel bir şekilde mağazanızı oluşturmaya elverişli bir şekilde hazırlandığı gibi, mağazasında bulunan yüzlerce uygulama ile sistemi otomatikleştirmeye yarayacak tüm eklentiler ile emrinize amade bekliyor. Hatta logo oluşturucudan video oluşturucuya, işletme adı oluşturucuya ve diğer birçok güçlü uygulamaya Shopify üzerinden erişebilirsiniz. Böylece markanızı başlatmak geleneksel yöntemlere göre çok daha kolay ve hızlıdır.

Mağazayı kurduktan sonra, ürün eklemeniz gerekir. Etkileyici ürün açıklamaları yazmanız ve yüksek kaliteli görseller kullanmanız daha iyi olur. Bunlar, ürünlerinizi alışveriş yapanlar için daha çekici hale getirmenin olmazsa olmazıdır. Online ticaret yaptığınız için müşterileriniz ürünlere dokunamaz. Bu sebeple daha iyi ürün görselleri ve açıklamaları daha fazla alıcı çekecektir.

Markalı Mağazanızı Tanıtın: Yapmanız gereken son şey markanızı tanıtmaktır. Hedefe ulaşmak için, işletmenizi pazarlamanın farklı yollarını keşfetmeniz gerekecek.

İyi bir bütçeniz varsa, Facebook ve Instagram’da ücretli reklamcılık, adınızı orada büyütmenin harika bir yoludur. Yeni başlayanlar için, SEO ve etkileyici pazarlama gibi ücretsiz pazarlama kanalları, insanların dikkatini markalarına çekmede eşit derecede güçlü olabilir.

Hangi yolu seçerseniz seçin, ürünleriniz için uygun olup olmadığını göz önünde bulundurmalısınız. Sonuçta, her ürün ve hatta marka kimliğine göre farklı pazarlama yolları var.

Yukarıdaki adımları doğru bir şekilde izlediğiniz zaman göreceksiniz ki uzun vadede sizin ana gelir kaynağınız haline gelen bir iş modeli oluşturmuş olacaksınız. Mağazanız diğer dropshipping yapanlardan sizi ayıracak ve hatta birkaç adım öne taşıyacaktır. “Winner ürün” bulup vurgun yapılan bir dropshipping modelinden ziyade sadık müşterilerinizin olduğu ve düzenli alışveriş yapılan bir marka haline geleceksiniz. 

Yine de herkesin kafasında aynı soru işaretinin olduğunun farkındayız. Bu kadar kolay mı? 4 maddede bu iş bitti mi? Neden herkes bunu yapmıyor o zaman? 

Tabii ki bu kadar kolay değil. Bu adımları doğru şekilde izlemek zaten işin en zor kısmı. Belki milyonlarca ürün arasında geçiminizi sağlayacak ürünü bulmak kolay olabilir mi? Binlerce tedarikçi arasından işini doğru yapan bir tedarikçi bulmak tabii ki kolay değil. Doğru tasarımları uygulamak, müşterinin ne istediğinden emin olmak ve hedef kitleyi doğru belirlemek…

Tüm bunların deneme yanılma yoluyla öğrenildiği bir yol haritası seçerseniz kendinize ya kısa süre içerisinde pes edeceksiniz ya da ciddi maliyetler harcadığınız halde olduğunuz yerde sayacaksınız. İşte tecrübe aktarımı bu noktada sizi öne çıkaracak bir kilometre taşı haline geliyor.

Biz Courself ailesi olarak kursiyerleri ile birlikte 4 yılda milyonlarca dolar ciro yapmış bir ekip olarak size diyoruz ki; gelin hikayenizi birlikte yazalım.

Gerek kendi saha tecrübelerimizin öğretileri sayesinde gerek Shopify ve Facebook başta olmak üzere birçok dünya devi markanın Türkiye partneri olmanın verdiği haklı gurur ile diyoruz ki; bu işi nasıl sistemli bir hale getireceğinizi biliyoruz.

Kursiyerlerini yalnızca teorik manada değil, iş dünyası ve girişimciliğe dair bakış açısı ve anlayış olarak da geliştirmeyi hedefleyen bir ekip olarak diyoruz ki; her adımda yanınızda olacağız.

Herkesin şartlarının ve ihtiyaçlarının birbirinden farklı olduğunu biliyoruz. Ücretsiz eğitimimizi inceleyin. Ardından bütçesi olanlar için de, ben bu işe reklam bütçesi ayıramam diyenler için de kategorize edilmiş birçok eğitimimiz var. Size en uygun olanı seçin ve başlayın. Yıllar içerisinde her yaştan ve sosyoekonomik seviyeden kursiyere eğitim verdik ve gördük ki bu işte azmetmek dışında başlangıç kriteri yok. O yüzden diyoruz ki; başlamak için bahanelerinden başka bir engel yok!

Kadınlar Girişimciler İçin Her Şey Mümkün

Duygusal Emek Açığı ve Finansmana Ulaşım Engelleri Arasında Kadın Girişimci

Amerikalı Danyelle, saç bakım markası Hair of Nature’ın kurucusu. Kendisi aynı zamanda tam zamanlı bir uçuş görevlisi. Tüm bunların yanında yine tam zamanlı bir anne. Geleneksel finansman yoluyla almak istediği kredisi iki kez reddedildi. Çok ihtiyaç duyduğu finansman olmadığı için Danyelle işini istediğinden daha yavaş büyütüyor. Amaç, sonunda onu eve daha yakın tutan esnek bir programla Hair of Nature’ı tam zamanlı olarak çalıştırmak. “Bir iş kurmaya ve yönetmeye, anne olmak için zaman ayırmaya ve o küçük kişisel zamanı, kendime ayıracağım özel zamanı bulabilmeye çalışıyorum” diyor. Hepiniz tahmin edersiniz ki bu kadarı kadın veya erkek fark etmeksizin her insan için “çok fazla”.

Cinsiyet eşitsizliği hala canlı ve maalesef iyi durumda. Son birkaç on yılda yürütülen araştırmalar, erkeklerin 1960’larda olduğundan daha fazla ebeveynliğe dahil olduğunu gösteriyor, ancak anneler ebeveynlik görevlerine hala iki kat daha fazla zaman harcıyor. Üstelik bu durum çift gelirli hanelerde bile böyle. Ve anneler, babalara göre haftada 10 saat daha fazla çoklu görevlere vakit harcıyor. Eski toplumsal geleneklerin tabii ki bunda etkisi var. Aynı zamanda medya ev idaresine dair her şeyi kadının rolü gibi idealleştirmeye devam ediyor. Haliyle ebeveynlik baskısı da kadınların omuzlarına daha fazla biniyor. Bu durum yalnızca ülkemizde değil, maalesef dünyanın genelinde geçerli. Danyelle, “Korkunç kültürel normlarımız var,” diyor ve “bir anne değilmişsiniz gibi çalışmanız ve çalışmıyormuşsunuz gibi ebeveyn olmanız gerekiyor.” diye ekliyor.

Türkiye’de Ekonomik Özgürlük

Bugün gelip tüm bu meselelere Türkiye’de baktığımız zaman da benzer örneklere şahit olmak zor değil. Bu yük, henüz yeni anne olmuş bir kadın yöneticinin de omzunda ev ekonomisine destek olmak için evden yapılacak boncuk/paketleme vb. işler alan ev hanımlarımızın da omzunda. Herkesin derdi aynı, hayatı kaçırmadan ve sorumlulukları aksatmadan ekonomik refaha kavuşabilmek. Hatta çoğu kez, yalnızca giderlerin karşılanabilmesi.

Duygusal olarak kadınları yoran bu süreç kişisel olarak kimilerini motive edebiliyor. Fakat bu sürecin çoğu zaman başlamaya dahi engel olduğunun farkındayız. Günümüzde ekonomik sıkıntılar ve iş bulmanın zorluğu da devreye girince ekonomik özgürlüğünü kazanmak isteyen kadınlar kendilerine çıkış yolu arıyor. Pandemi ile birlikte bu arayış daha da ivme kazanmış durumda. Üstelik döviz kurundaki oynaklığın enflasyona etkisi de göz önüne alındığında insanlar ikincil işlerini aramaya başladılar. İkincil işlerin de revaçta olması ile spesifik iş kolunda olmayan kişilerin ek gelir elde etmek için iş bulmaları daha da zorlaştı.

E-Ticaret ve Maliyetler

Zaten yukarı yönlü bir ivme yakalayan e-ticaret, pandemiyle birlikte hızına hız kattı. İnsanlar çeşitli yöntemler ile e-ticaret’e girmeye başladılar ve her yerden başarı hikayesi duymaya başladık. Kadınlar, başlangıçta evde üretip internette satışla başladıkları bu serüvende asıl sorulması gereken soruyu sormaya başladılar: “Bu ticareti profesyonel bir şekilde yapmak mümkün mü?”

Geleneksel ticaretin de online ticaretin de arka planda getirdiği organizasyon ve lojistik maliyetleri kimini daha yolun başında korkutup vazgeçirmeyi başardı bile. Zaten sanırım girişimcilik dediğimiz kavram bu yüzden engellerden var oluyor. Girişimciler ise kendilerine “Önümdeki engeller ne?” diye değil, “Bu engel nasıl aşılır?” diye soranlardan oluşuyor.

Dropshipping ve Döviz Kazanma Motivasyonu

E-Ticaret’in bilindik yollarla yapılmasının maliyetleri ortadayken insanlar “dropshipping” kavramı ile karşılaştı. Nedir dropshipping? En basit açıklama ile dropshipping, kişinin üreticideki malı stok tutmadan bir internet sitesi veya pazaryeri üzerinden müşteriye satmasıdır. Ürünleri toptan satın almanıza gerek yok. Kargo, paketleme gibi dertleriniz yok. 

Üstelik dropshipping bizim için çok daha kıymetliydi çünkü dolarla alıp dolarla satıyorduk. Dolar ile kâr yapıyorduk ve toptan fiyatına ürün alıp perakende satmamızın yanında dövizin Türk Lirasına etkisi de bizim kazancımıza kazanç sağlıyordu. Tüm bu bileşenler dahilinde dropshipping yapmamak çok mantıksızdı.

Neredeyse sermayesiz gibi görünen bu işi ister istemez kadın erkek fark etmeksizin herkes hafife aldı ve dünyanın birçok yerinden insanlar bu sektöre hücum ettiler. Kısa vadede para kazananlar olsa da uzun soluklu birincil iş haline getirmeyi başaran insan sayısı çok az. Çünkü her ne kadar sistem basit ve kolay anlaşılır olsa da “Kolay para kazanmak yok!”.

Ne vadediyoruz?

Kimse size zenginlik vadedemez. Kimse sizi bir iş yapmaya ve başarılı olmaya motive edemez. Çevresel motivasyonlar geçici ve yıpratıcıdır. Kişi kendi motivasyonunu kendi içinde bulur. Kendi hayalleri, şartları ve yetkinlikleri neticesinde kişi kendini olması gereken en iyi yerde zaten konumlandırma ihtiyacı hisseder. Bu insanoğlunun doğasında var.

Fakat hepimiz gerek ülkemizden gerek dünyadan örnekler ile gördük ki kanıtlanmış bu sistemi daha fazla parlatmanın anlamı yok. Artık mesele, neyi nasıl yapmamız gerektiğini bilmek. İşte tam bu noktada pandeminin öncesinde dahi bu sistemde dirsek çürütmüş, yaptığı işin neticesi ve kalitesi sayesinde Facebook Marketing, Shopify ve daha nice uluslararası dev e-ticaret firmaları ile partnerliklere imza atmış Courself ailesi olarak kişinin e-ticaret ve dropshippinge yönelik tüm yetkinlikleri kazanmasını sağlıyoruz.

Ürün nasıl bulunur, doğru tedarikçi nasıl tespit edilir, hangi ürün için nasıl bir Shopify mağazası açılmalı, tasarımı nasıl yapılmalı, doğru fiyatlandırma teknikleri, ürün lansmanı, kampanya metotları, reklam oluşturma ve daha nice konuda kanıtlanmış ve sahada karşılığı olan çözümleri size tek tek öğretiyoruz.

Genel Bakış

Ekonomik özgürlük, her şeydir. Günümüz dünyasında kişi artık bilgiye, işe, müşteriye ulaşımda sınırsızdır. Bunu fırsata çevirmek ve bu fırsatı doğru değerlendirmek yine kişinin kendi elinde. E-ticaret ve dropshipping modeli ile siz de dilediğiniz gibi işinizi kurabilirsiniz. İstediğiniz yerden işinizi yönetebilir ve kendinize, hobilerinize, ailenize vakit ayırabilirsiniz. 

Peki bu iş neden kadınlar için daha önemli? Çünkü günümüz kadın-erkek eşitsizliği ve iş dünyasındaki cinsiyet ayrımcılığı göz önüne alındığında kadının ekonomik özgürlüğünü kazanması çok daha önemli. Doğru strateji ve yöntemler ile kendinizden başka kimseye hesap vermediğiniz bir iş eminim hepinizin hayali. Yukarıda da gördük ki aslında engel hep var, hem de hayatın her aşamasında. Mühim olan kendinize şu soruyu sormanız, “Ben bu engeli nasıl aşarım?”. Siz bu soruyu sordukça biz profesyonel ekibimizle birlikte tüm sorularınızı cevaplamak için bir tık kadar uzağınızdayız.

Seneye bugün, ekonomik bağımsızlığınızı ilan etmiş olmanız dileği ile. Dünya Kadınlar Günü Haftanız kutlu olsun!

Psikolojik Fiyatlandırma: Fiyatınız Müşteriye Ne Söylüyor?

Satıcı olarak baktığınız zaman ürünün maliyetlerine dair hesaplamalarımıza ve zahmetimize göre fikirlerimiz var. Öyle ki, bir yerden sonra yalnızca kendi ürünlerimize yönelik değil, genel olarak ürünlerin fiyatlandırmalarına göre kar, maliyet yorumları yapabiliyoruz. Fakat tüketiciler için durum böyle değil. Tüketici için ucuz, uygun ve pahalı vardır. Tüketici tüm yorumu bunun üzerinden yapar. E-ticaret yapıyorsanız mağaza, ürün, reklam görselleri, ürün açıklaması gibi fiyat da kimliğinizin bir parçasıdır ve müşteriye bir şeyler anlatır. Bu sebeple fiyatlandırma, bir pazarlama stratejisi veya kalite algısını artırmanın bir yolu olarak kullanılabilir. Hatta bazen doğrudan bir markanın değerlerine uyarlanır. Gördüğünüz üzere bu, basit bir hesaplamadan çok daha fazlasıdır. Fiyatlandırma, özellikle psikolojik fiyatlandırma uygulaması, müşterilerinizin satın alma kararları üzerinde gerçek bir etkiye sahip olabilir. 

Bu hafta sizinle psikolojik fiyatlandırmanın ne olduğunu, bir pazarlama stratejisi olarak nasıl işlediğini ve fiyatlandırma stratejilerini işinize nasıl uygulayabileceğinizi keşfedeceğiz.

Psikolojik fiyatlandırma nedir? 

Psikolojik fiyatlandırma, daha fazla veya daha yüksek değerli satışlar yapmak için bir müşterinin harcama veya alışveriş alışkanlıklarını etkilemeye yönelik fiyatlandırmayı kullandığınız bir stratejidir. Amaç, bir müşterinin psikolojik ihtiyacını karşılamaktır. Bu ister tasarruf yapmak ister en yüksek kaliteli ürünü satın almak, isterse de “iyi bir fiyata alışveriş yapmak” olsun. Bunların hepsi maddi olduğu kadar psikolojik ihtiyaçlardır.

Psikolojik fiyatlandırma neden etkilidir? 

Psikolojik fiyatlandırma, tüketicilerin bir şeyin ne kadara mal olması gerektiğini nadiren bilmeleri gerçeğine dayanır. Çoğu zaman, bir ürünü uygun fiyata alıp almadığımıza karar vermemizin yolu, onu normalde listelenenden daha düşük bir fiyata almak veya aynı kategorideki benzer ürünlerle karşılaştırmaktır. Pazarlamacılar ve satış görevlileri, bir müşterinin ödemeye razı olduğu fiyatın değişebileceğini ve buna bağlı olarak kazanılacak paranın da değişeceğini hatta fiyatın kişi başına satılacak ürün adedini dahi değiştirebileceğini çok iyi biliyorlardı. Zaten geleneksel ticarette satış görevlileri ve pazarlamacılar bu yüzden çok önemliydi. Fakat e-ticaret yapıyorsanız, bu iş sizin maharetinize bakıyor. Psikolojik fiyatlandırma aynı zamanda beyni kandıran basit değişikliklere de dayanıyor. En iyi bilinen stratejilerden biri, her yerde görebileceğiniz işletmelerin yuvarlak bir rakamını bir kuruş aşağı indirdiği “Cazibe Fiyatlandırması” olarak adlandırılır. Okurken sizlerin de “Bu taktik çok eskidi, kim bundan aldanarak alışveriş yapar artık?” dediğinizi duyar gibiyim. Fakat emin olun bu strateji hala çalışıyor. Çünkü uzaktan bakarken tuzağı görseniz de alışveriş yaparken siz de tüm özelliklerinizin yanında bir tüketici oluyorsunuz. Tüketici konumunda beyin 12,99 doları 12 dolar olarak okur, 13 dolar değil. Tüketiciler, ister en iyi fiyat noktası ister en iyi kalite veya en iyi değer olsun, bir şeyin en iyisini aldıklarını bilmek isterler. Psikolojik fiyatlandırma, müşterilerin kendilerini başarılı hissetmelerini sağlamak için doğru sinyalleri göndermenin bir yolu olarak fiyatı kullandığınız bu fikre dayanır.

Psikolojik Fiyatlandırma Çeşitleri

Cazibe Fiyatlandırması Stratejisini kullanarak mağazanızdaki ürünlerin liste fiyatında 0,99 kullanmak markanız için doğru bir hamle gibi gelmiyorsa, kullanabileceğiniz başka stratejiler de var. Diğer psikolojik fiyatlandırma çeşitleri şunlardır:

1. Cazibe Fiyatlandırması ve Tek-Çift Fiyatlandırma

Cazibe fiyatlandırmasından yukarıda bahsetmiştik. Kısa özetlemek gerekirse; fiyatı 1 kuruş aşağı indirerek müşterinin psikolojik olarak fiyatı aşağı uyarlamasıdır. Benzer bir uygulama da tek-çift fiyatlandırmadır. Araştırmalar, müşterilerin fiyatı çift numara ile biten ürünleri satın almaktan daha çok, tek numara ile biten ürünleri satın aldıklarını göstermiştir. İlginç bir şekilde, online gıda perakendeciliğinde psikolojik fiyatlandırma üzerine bir araştırma, Amazon Fresh’deki fiyatların %70’inin 9 numara ile bittiği sonucuna ulaştı. Bu eğilimin e-ticaretin yalnızca gıdada değil tüm alanlarında görüldüğünü söylemek yanlış olmaz. Yani Müşteri 13,80 dolar değerinde bir fiyat görmektense 13,90 dolar fiyatını görmeyi tercih eder. Aynı şey fiyatın ondalık kısmı için de geçerli. Müşteri 12 dolar görmektense 13 dolar görmeyi tercih edecektir.

2. Liste Fiyatı Üzerinden İndirim Yapmak

Satıcılar geleneksel ticarette, e-ticaret veya perakende mağazasında satılacak ürünler için genellikle bir üreticinin önerdiği perakende satış fiyatını veya MSRP’yi yani liste fiyatını belirler. Bu, bir kitap veya araba için standart bir fiyat etiketinde sıklıkla göreceğiniz fiyattır. Bazı işletmeler doğrudan liste fiyatından satmayı seçebilir. Ama diğerleri liste fiyatını ürünü sattıkları daha düşük fiyatın yanında gösterir. Bu, outlet mağazalarında yaygın olarak kullanılan bir taktiktir. Bir mağaza liste satışın fiyatından %40 indirim yapabilir ve belirli ürünlerde ekstra %30 indirim sunabilir. Bu nedenle 298 dolara listelenen bir çanta bunun yerine 54 dolara satılabilir. Gelelim e-ticarete: Biz bunu nasıl uygulayabiliriz? Şöyle ki, e-ticaret ve dropshipping yaparken fiyat konusunda geleneksel ticarete göre daha özgürsünüz. Fiyatlandırma yaparken elbette ürün fiyatı, kargo, paketleme, komisyonlar, vergiler ve işçilik gibi maliyetlerin üzerinden bir fiyat hesabı yaparak listeleme yapıyorsunuz. Peki belirlediğiniz satış fiyatının daha üstünde bir fiyattan listeleme yapsanız ve bu fiyat üzerinden indirim yaparak asıl belirlediğiniz fiyattan satış yapsanız sizce ne olurdu? Satışlarınız artardı. Çünkü müşteri, sizin indiriminizi yakaladığı için tasarruf yaptığı düşüncesine kapılarak psikolojik tatminlik hissedecekti. Siz de fiyatlarınızın daha üstünde bir listeleme yaparak, bu fiyatlar üzerinde indirim gösterip satışlarınızı arttırabilirsiniz.

3. Yapay Zaman Kısıtlamaları

Son bir gün! Sadece birkaç saat kaldı! Ön satış indirimi! İşletmeler, aciliyet duygusu yaratmak için yapay zaman kısıtlamaları kullanır. Birkaç saat içinde sona eren tek günlük etkinlikler veya indirimler, müşterileri indirim bitmeden veya favorileri tükenmeden önce hızlı bir şekilde satın almaya teşvik eder. Bir işletmenin web sitesindeki bildirimler, satışın sona erdiğini söylese de gerçek şu ki; birkaç saat içinde sayaçlar sıfırlanacak ve satışlar devam edecek. İşin püf noktası, müşterileri sonun yaklaşacağına inandırmak ve böylece satın almalarını sağlamaktır.

4. Hesapsızlık

Sayısal stratejiler basit matematik alır ve müşteriye daha çekici gelen seçeneği seçer. Örneğin; bir ayakkabı alana, ikinci ayakkabı %50 indirimli olarak satılabilir. Bir al, bir bedava al seçeneği ve daha bunun birçok farklı versiyonu kampanyalar müşteriyi alışveriş yapmaya iter. Doğru fiyatlandırma ile kâr marjı   çok yakın olmasına rağmen aslında daha çok satacaksınız. Bu sayede ürün başı 10 dolar kâr edip 10 ürün satacağınıza, 7 dolar kâr edip 20 adet ürün satacaksınız. Müşterileriniz her zaman bunun daha iyi bir anlaşma olduğunu düşünecekler. Yani bahsettiğimiz psikolojik tatmin hissini yaşayacaklar.

5. Fiyat Görünümü

Bir fiyatın görünme şeklinin müşterilerinizin fiyat hakkında hissettiklerini etkileyebileceğini biliyor muydunuz? Sentleri atmak, insanlara daha az para harcıyormuş gibi hissettiriyor. Gerçekten de 12 dolar, 12,00 dolardan daha ucuz geliyor çünkü sayının kendisi o kadar uzun değil. Ek olarak, The New York Times’daki bir makaleye göre, dolar işaretleri bile alıcıları “ödemenin acısını” hissetmeye teşvik edebilir. Peki ne yapmamız gerekiyor? En güzeli dolar işaretini ve sentleri hep birlikte kaldırın. Müşterileriniz zaten genelde aynı ülkeden alışveriş yapacaklar ve alışveriş yapacakları para birimi sabit. Bırakın sıfırlarla dolu sentleri veya para biriminin sembolünü görmesin. Bu sizin satışlarınızı arttıracaktır.

Psikolojik Fiyatlandırma ve Pazarlama

Psikolojik fiyatlandırma, sattığınız ürünlerden ne kadar kâr edeceğinizi belirlemenin kazançlı bir yolu olsa da, markanızın daha geniş pazarlama stratejisinin bir parçası da olabilir. Örneğin, Belleze markası kendisini “uygun fiyatlı modern mobilya” işletmesi olarak tanıtıyor. Misyonu, aşırı bir pahalı olmayan ancak şık, yüksek kaliteli ürünler sağlamaktır. Fiyatlandırma, Belleze markasının kimliğinin temel bir parçasıdır ve müşterilere verdiği mesaj, iyi bir fiyat karşılığında iyi yapılmış mobilyalar alabilecekleridir. Uygun fiyatlı ürünler sağlamaya odaklanan bir iş kurmayı düşünüyorsanız, marka stratejinizi oluştururken bunu da düşünebilirsiniz.  

Yüksek Fiyatlar Kimi Zaman Kalite Sinyalidir

Şu ana kadar gördük ki bir işletmenin ürünlerini fiyatlandırma şekli, satış adetleri üzerinde etkili. Fakat bu aynı zamanda müşterinin kalite algısını da önemli ölçüde etkileyebilir. Daha yüksek fiyatlar, aynı üreticiden veya aynı malzemelerden yapılmış olsa bile bir ürünün daha değerli olduğu izlenimini verir. Bu, işletmelerin ürünlerinin lüks veya tasarımcı parçaları olduğunu belirtmek için kullandıkları popüler bir stratejidir. Müşteriler pahalı bir fiyat etiketi görür ve ürünlerin mümkün olan en yüksek kalitede olduğunu varsayar. Örneğin, CO Collections lüks fiyatlarla güzel giysiler ve aksesuarlar sunar. Kaşmir kabanlar ve kazaklar, İtalyan kuzu derisinden çantalar ve keten tulumlardan oluşan markanın ana çizgisi “duygu ve mevsimselliğe odaklanan dramatik orantı ve zengin dokuların keşfi” olarak tanımlanıyor. Kablo örgülü kaşmir bir süveterin 1.095$’lık fiyatı bazı alıcıların cesaretini kırabilirken CO, lüks ve harika tasarıma odaklanan giysiler arayanları çekmek için fiyatı bir strateji olarak kullanıyor. Yukarıdaki stratejiye bakarak söyleyebiliriz ki maalesef, daha ucuz ürünler-öyle olmasa dahi- kalitelerinin daha düşük olduğunu gösterir. Aynı koltukları ve ses sistemini kullanan sinema salonlarından ucuz olan pahalı olandan daha boştur. Çünkü koltuklar, ses yalıtımı görüntü kalitesi gibi özellikleri aynı olsa da düşük fiyat etiketi insanları koltukların korkunç olduğuna inandırır. Ucuz olan yer daha kalitesizdir algısı hakimdir. 

Fiyat politikanızı belirlerken yukarıda bahsettiğimiz strateji ve algıya dikkat ederseniz aradaki farkı kısa sürede göreceğinizi umuyoruz. E-ticaret için doğru adımları atarken, bunun basit bir alış-veriş matematiği olmadığını ve müşterinizin psikolojisini dahi düşünmeniz gerektiğini hatırlatalım. Nasıl ürün seçiminde, mağaza tasarımınızda, reklam şeklinizde doğru strateji için emek harcıyorsanız aynı eforu fiyat belirlerken de göstermeniz gerekiyor. Uygulayanların görüşlerini yazının altında bulunan yorum sekmesinden bekliyoruz. Siz başardıkça biz de mutlu oluyoruz. Şimdiden kolay gelsin!

 

Shopify Fiyatlandırma Planları 2022: Hangi Plan Sizin İçin En İyisi?

Mağazanız için Shopify’ı kullanmayı düşünüyorsanız, muhtemelen “Hangi Shopify fiyatlandırma planı benim için en iyisidir?” diye merak ediyorsunuzdur. Ayrıca muhtemelen “Hangi Shopify planı benim için en uygun maliyetli?” diye düşünüyorsunuz. Her plan farklı özellikler sağlar ve neye ihtiyacınız olup olmadığını belirlemek zor olabilir. Ayrıca en ucuz planı seçmek istiyorsanız, fiyat etiketinin ötesine bakmanız ve farklı işlem oranlarının kâr hanenizi nasıl etkileyeceğini hesaplamanız gerekir. Sizin için doğru Shopify fiyatlandırma planını seçmek için bilmeniz gerekenler nelerdir? Bu kılavuzda, 5 Shopify fiyatlandırma planını ve dikkate alınması gereken bazı önemli ek maliyetleri incelenecektir. Ayrıca Cash Back Kampanyamız dahilinde Courself’e özel Shopify kayıt linkinden mağaza oluşturan müşterilerimize ilk ayın mağaza kirasını iade ediyoruz! Cash Back kampanya linkimiz ile Shopify’a kayıt olun, mağaza maliyetlerinizi azaltın.

Shopify’ın maliyeti ne kadar?

Shopify’ın işletmeniz için hangi özelliklerin ve ücretlerin anlamlı olduğunu keşfetmenize yardımcı olmak için 14 günlük ücretsiz bir deneme sunduğunu da belirtmekte fayda var. Ayrıca yine bize özel olan linkten Shopify mağazanızı açtığınızda 14 günlük deneme sürenizi 30 güne kadar uzatabilirsiniz! Aralarından seçim yapabileceğiniz beş Shopify fiyatlandırma planı vardır:

1. Shopify Lite – 9$/ay, artı %2,4 ve işlem başına 30¢: Bu Shopify planı, çevrimiçi ve yüz yüze ödeme almanıza olanak tanır, ancak bir e-ticaret web sitesine sahip olmazsınız.

2. Temel Shopify – Ayda 29$, artı işlem başına %2,9 ve 30¢: Shopify’ın Temel planı, platformun giriş düzeyi planıdır ve size bir e-ticaret web sitesi ve temel özellikler sunar.

3. Shopify – 79$/ay, artı %2,6 ve işlem başına 30¢: Bu, Shopify’ın Temel Shopify planından birkaç ekstra özellik sağlayan ana teklifidir – bu blogun geri kalanında bu plana “Shopify (normal)” adını vereceğiz.

4. Shopify Advanced – 299$/ay, artı %2,4 ve işlem başına 30¢: Bu Shopify fiyatlandırma planı, birkaç ek temel özellik ile standart planla hemen hemen aynıdır.

5. Shopify Plus – 2000$+/ay artı işlem ücretleri: Bu, Shopify’ın kurumsal e-ticaret çözümüdür. Shopify Plus fiyatlandırması ihtiyaçlarınıza göre değişir ancak aylık 2.000 ABD Dolarından başlar.

Hangi shopify planı benim için en iyisi?

Hangi planın sizin için en iyisi olduğunu düşünürken Shopify’ın fiyatlandırma sayfasında gösterilen özellikler listesiyle başlamak iyi bir başlangıçtır. Öncelikle Shopify Lite ve Shopify Plus’ın neden tabloya dahil edilmediğini merak ediyor olabilirsiniz. Kısacası bu iki planın çok özel kullanım durumları vardır ve diğer üç plan gibi değildir.

Shopify Planı Özellikleri

Raporlama araçları ve işlem ücretlerinin yanı sıra sunulan sevkiyat ve küresel satış özelliklerinin, personel hesaplarının ve envanter konumlarının sayısında da birkaç küçük fark vardır. Her planda bulunan farklı özelliklerin her birini konuşmak kesinlikle buna değer. Ancak işletmeniz için en ucuz Shopify planını seçmek istiyorsanız, en çok Shopify’ın işlem ücretlerine dikkat etmeniz gerekir. Şimdi her Shopify fiyatlandırma planlarına daha yakından bakalım:

Shopify Lite: Bu plan e-ticaret web sitesi sağlamaz. Bunun yerine yalnızca Shopify’ın ödeme alma ve envanter yönetimi gibi temel satış işlevlerini sunar. E-ticaret sitesi kuramıyorsanız neden Shopify Lite kullanmalısınız? Shopify Lite, bir e-ticaret web sitesine ihtiyaç duymayan ancak yüzyüze veya çevrimiçi satış yapmaya başlamak isteyen herkes için iyi bir seçimdir. Örneğin bir pazar tezgahı işletiyorsanız, kredi kartı ödemelerini almak için Shopify Lite’ı kullanabilirsiniz. Mevcut bir web sitesine özelleştirilebilir ‘Şimdi Satın Al’ düğmeleri ekleyebilir, Facebook Mağazası veya Messenger gibi sosyal medya kanalları aracılığıyla satış yapmak için Shopify Lite’ı da kullanabilirsiniz.

Temel Shopify: Temel Shopify planı, platformun giriş seviyesi teklifidir. Shopify Lite ile Basic karşılaştırıldığında en önemli fark, Basic Shopify’ın tam teşekküllü bir e-ticaret sitesi sağlamasıdır. Bir e-ticaret web sitesi istiyorsanız; Temel Shopify planına mı, Shopify’a mı yoksa Shopify Advanced’e mi geçmelisiniz? İlk olarak, özelliklerdeki temel farklılıkları göz önünde bulundurun:

▪️ 2 veya daha az personel hesabına mı ihtiyacınız var?
▪️ 4 envanter konumu yeterli mi?
▪️ Profesyonel ve gelişmiş raporlama olmadan gidebilir misiniz?
▪️ Ödeme sırasında hesaplanan gerçek nakliye ücretlerini göstermeden geçebilir misiniz?
▪️ Şimdilik sadece bir ülkede mi satış yapmak istiyorsunuz?

Tüm bu sorulara “evet” yanıtı verdiyseniz ve mağazanız ayda 16.333 dolardan fazla satış yapmıyorsa, Temel Shopify tam size göre! Bu noktada Temel Shopify ile Shopify (normal) arasındaki %0,3 işlem ücreti farkı, Shopify’ı (normal) seçerek tasarruf edeceğiniz anlamına gelir.

Shopify (Normal): Shopify (normal), Temel Shopify planına göre birkaç ek özellik sunar. Bu planın sizin için uygun olup olmadığını belirlemenize yardımcı olacak bazı sorular:

▪️ 3 ila 5 personel hesabına ihtiyacınız var mı?
▪️ 5 envanter konumuna mı ihtiyacınız var?
▪️ Profesyonel raporlama yeterli mi – gelişmiş raporlama olmadan gidebilir misiniz?
▪️ Kasada gerçek hesaplanmış nakliye ücretlerini göstermeden geçebilir misiniz?
▪️ Uluslararası satış yapmak ister misiniz?
▪️ Uluslararası satış yaparken aynı fiyatlara ürün satmayı planlıyor musunuz?

Tüm bu sorulara “evet” yanıtı verdiyseniz ve mağazanız ayda 110.000 dolardan fazla satış sağlamıyorsa, Shopify’a (normal) kayıt olun! Bu aşamada, %0,2 işlem ücreti farkı, Shopify Advanced’e yükseltmeyi uygun maliyetli hale getirir.

Shopify Advanced: Shopify (normal) ve Shopify Advanced arasındaki özelliklerdeki temel farklılıkları ele alalım, şunlara ihtiyacınız var mı?:

▪️ 6 ila 15 personel hesabı?
▪️ En fazla 8 envanter konumu?
▪️ Gelişmiş raporlama özelliklerine erişim?
▪️ Ödeme sırasında gerçek hesaplanan nakliye ücretlerini göstermek için mi?
▪️ Uluslararası satış yaparken farklı fiyatlara ürün satmak mı?

Bu kulağa doğru geliyorsa Shopify Gelişmiş planı işletmeniz için en iyi çözüm olabilir.

Shopify Plus: Shopify Plus, platformun kurumsal çözümüdür ve aylık 2.000 ABD Dolarından başlar. Shopify Plus, “daha karmaşık, daha yüksek hacimli iş yapıları için değişken ücret seçeneğimizin gereksinimlerinize göre esnediğini” belirtir. Belirli fiyatlandırma gereksinimleriniz hakkında daha fazla bilgi edinmek için bir Shopify Plus uzmanıyla görüşmeniz gerekir. Shopify Plus kullanıcıları; daha düşük işlem ücretleri, özel bir danışman, ödeme deneyimi ve web sitenizin kritik yönlerini özelleştirme yeteneği gibi ek avantajlara erişim elde eder. Dahası, Shopify Plus’ı seçerseniz aşağıdakiler gibi birçok ekstra özellik mevcuttur:

▪️ Shopify Launchpad: Shopify’ın promosyonları ve satışları yürütmek için otomasyon aracı
▪️ Shopify Flow: Shopify’ın arka uç otomasyon platformu, tekrarlayan görevleri otomatikleştirmek için özel iş akışları kurmanıza ve yönetmenize olanak tanır.
▪️ Mevcut mağazanızın bir uzantısı olan bir toptan satış vitrini oluşturmanıza olanak tanıyan Shopify Plus Toptan Satış. Bu şekilde perakende, işletmeden tüketiciye (B2C) ve işletmeden işletmeye (B2B) satışlarınızı tek bir entegre panodan yönetebilirsiniz.
▪️ Çevrimiçi olarak birçok temas noktasında benzersiz müşteri ilişkilerini yönetmenize olanak tanıyan çok kanallı ticaret yetenekleri.
▪️ Birden fazla uluslararası çevrimiçi mağaza oluşturma ve optimize etme yeteneği.

Shopify Payments Fiyatlandırması

Şimdi, Shopify fiyatlandırmayla ilgili diğer bazı önemli hususları inceleyelim. Shopify Payments, kredi kartı ödemelerini çevrimiçi olarak almaya başlamayı zahmetsiz hale getiren platformun tescilli ödeme çözümüdür. Shopify aracılığıyla kredi kartı ödemelerini işleme koymanın iki yolu vardır: bir üçüncü taraf sağlayıcı veya Shopify Payments. Eğer mağazanızda Shopify Payments’ı kullanmazsanız üçüncü taraf ödeme sağlayıcısını kullandığınız için sizden ek bir işlem ücreti alınır. Bu işlem ücretleri şunlardır: Temel Shopify %2, Shopify (normal) %1, Shopify Advanced %0,5.

Shopify Apps Fiyatlandırması

Shopify Apps fiyatlandırması, kullanılan uygulamalara bağlıdır fakat çoğu uygulama küçük bir aylık ücret alır. Shopify App Store, mağazanızın işlevselliğini genişletmenize ve özelleştirmenize yardımcı olabilecek 6.000’den fazla uygulamaya ev sahipliği yapar. Mağazaların her ay uygulamalara yüzlerce dolar harcaması alışılmadık bir durum değildir. Bu nedenle, Shopify’ın maliyetini düşünürken bu ücretleri dikkate almaya değer.

Shopify Satış Noktası (POS) Fiyatlandırması

Tüm Shopify planları (Shopify Lite dahil) oldukça kapsamlı POS özellikleriyle birlikte gelir. Ancak, ek POS özelliklerine erişmek için Shopify’ın POS eklentisini ayda 89 ABD Doları karşılığında satın almayı düşünebilirsiniz. Satın almanız gereken Shopify POS donanımlarını da dikkate almalısınız.

Shopify Alan Adları Fiyatlandırması

Shopify’a kaydolduğunuzda ücretsiz bir “www.storename.myshopify.com” alan adı alırsınız. Ancak, muhtemelen özel bir alan adına geçmek isteyeceksiniz. Bunu yapmak için GoDaddy veya NameCheap gibi üçüncü bir taraftan bir alan adı satın alabilir veya Shopify Domains ile yılda 9 ABD dolarından bir alan adını güvenceye alabilirsiniz.

Shopify E-posta Fiyatlandırması

E-posta pazarlaması, e-ticaret satışlarının önemli bir yönüdür. Bu nedenle Shopify’ın bir e-posta hizmeti sunduğunu belirtmekte fayda var. Kullanıcılar, MailChimp veya Active Campaign gibi bir üçüncü taraf hizmeti yerine Shopify Email kullanmayı tercih edebilir. Shopify Email, ayda 2.500’e kadar e-postayı ücretsiz olarak göndermenize olanak tanır. Bundan sonra, her ek 1.000 e-posta için 1 ABD Doları ödersiniz. Bu, e-posta başına 0,001 ABD doları olarak hesaplanır.

Shopify İndirimleri

Bir yıllık peşin ödemede %10, 2 yıllık peşin ödemede %20 indirim. Ayrıca, yıllık planlar ek özelliklere erişim sağlar. Shopify’ın yıllık planını seçtiğinizde ve aboneliğiniz için yıllık veya iki yılda bir ödeme yaptığınızda önemli Shopify indirimlerinden yararlanabilirsiniz. Bu yıllık fiyatlandırma indirimleri, Shopify’ın fiyatlandırma sayfasında tanıtılmaz ancak şunları kaydedebilirsiniz: Bir yıllık peşin ödeme yaparsanız %10, iki yıl peşin öderseniz %20 indirim oranı kazanırsınız. Örneğin, Shopify’ı (normal) ayda 79 ABD Doları’ndan seçerseniz, 1 yıllık peşin ödeme yaparsanız 94,80 ABD Doları ve 2 yıllık peşin ödeme yaparsanız 186,60 ABD Doları tasarruf edersiniz.

Sonuç: Hangi Shopify Planı Benim İçin En İyisi?

Shopify planı seçmenin karmaşık veya zaman alıcı olması gerekmez. Hangi Shopify fiyatlandırma planının sizin için en iyisi olduğunu belirlemenize yardımcı olacak hızlı bir yol haritası aşağıda verilmiştir:

– Her Shopify fiyatlandırma planında bulunan özellikleri değerlendirerek başlayın. İhtiyacınız olan özelliklere göre sizin için en iyi plan belli olabilir.
– Shopify’ın işlem ücretlerini dikkate alın. Ayda 16.333 ABD Dolarından daha az gelir elde ediyorsanız, Temel Shopify en ekonomik seçimdir. Bu tutarın üzerinde Shopify (normal) seçeneğini düşünmek mantıklıdır.
– Uygulama abonelikleri, alan ücretleri ve Shopify Email ücretleri gibi ek Shopify maliyetlerini göz önünde bulundurun.
– Shopify Payments’ı kullanarak ek işlem ücretlerinden kaçınabileceğinizi unutmayın. Ayrıca Shopify’ın yıllık planıyla %10 tasarruf edebilirsiniz.

Son olarak, sizin için mükemmel Shopify planını seçme konusunda fazla endişelenmeyin; gelecekte Shopify planınızı her zaman değiştirebilirsiniz!

2022’de Amerika’da Şirket Kurmak ve Ödeme Altyapıları

Ödeme altyapıları, çevrimiçi satıcılar ve geleneksel gerçek zamanlı işletmeler için banka/kredi kartı veya PayPal ödemelerini yetkilendiren ve işleyen bir hizmettir. Müşterinin ürün için ödeme yapacak paraya sahip olmasını sağlamaya yardımcı olur, böylece mağaza sahibi olarak size ödeme yapılır. PayPal ve Stripe, e-ticarette en popüler olan ve bizimde kendi işlerimizde tercih ettiğimiz ödeme altyapılarının bir örneğidir. Bu blog yazısını, kendi online e-ticaret mağazanızda kullanacağınız ödeme altyapıları hakkında ihtiyaç duyacağınız tüm bilgilere sahip olmanız için oluşturduk.

Ayrıca Courself, eğitimlerini satın alan öğrencilere ücretsiz ödeme altyapısı desteği sağladığı gibi kendi şirketini kurmak ve ödeme altyapısını edinmek isteyen müşterilerine de bu hizmeti sağlar. Courself olarak e-ticaret işiniz için şirket kurmak, EIN&ITIN’inizi almak ve hatta banka hesabı açmak için ihtiyaçlarınıza göre garantili, süper hızlı bir çözümler sunuyoruz.

Ödeme Altyapıları Hakkında Sık Sorulan Sorular

Ödeme altyapıları kimler içindir?
Ödeme altyapıları hem çevrimiçi hem de gerçek zamanlı perakendeciler içindir. Çoğu mağaza sahibi, güvenlik amacıyla web sitelerinde özel finansal verileri saklamaz. Ödeme ağ geçidi gibi harici bir hizmet, verileri kendi platformlarında güvenli bir şekilde barındırır. Müşterilerin hesaplarından mağaza sahibine para transfer edebilmek için bankalarla da ilişkileri vardır.

Ödeme altyapısını ne zaman kurmalıyım?
Mağazanızda satışa başlamadan önce, müşterilerinizden gelen ödemeleri kabul etmek için mağazanıza bir ödeme altyapısı bağlamış olmalısınız. Ödeme altyapısı olmadan müşteriler sizden ürün satın alamazlar. PayPal veya Stripe gibi çoğu ödeme altyapısı satışa aynı gün başlamanıza olanak tanır. Ödeme altyapılarını mağazanıza kurduğunuzda ürününüzü satmaya başlayabilirsiniz.

Ödeme altyapıları nasıl çalışır?
Sürecin bir sonraki kısmı müşterinizin kredi kartı bilgilerini toplamaktır. Bu çevrimiçi alışverişin ödeme işlemi sırasında gerçekleşir. Kredi kartı bilgileri, satın alma işlemini onaylayan çevrimiçi ödeme altyapısında güvenli bir şekilde saklanır. Daha sonra ödeme onaydan geçer. İşlem ödeme altyapısı tarafından onaylanırsa, yakında ödeme alacağınızı bilerek ürünleri müşterinize gönderebilirsiniz. Kısa bir süre sonra müşterinin Shopify hesabınıza ödediği tutarı alacaksınız. Shopify, parayı size bırakmadan önce belirli bir süre (Amerika Birleşik Devletleri ve Avustralya’da 3 gün) tutar. Daha sonra para banka hesabınıza aktarılır.

Ödeme altyapıları nasıl kurulur?
Bunu yaptıktan sonra mağazanız için hangi ödeme altyapılarını kullanacağınızı belirlemeniz gerekir. Örneğin PayPal’ı kullanmayı seçerseniz bir PayPal hesabı oluşturmanız gerekir. PayPal hesabı oluşturduktan sonra onu Shopify mağazanıza bağlayabilirsiniz. Mağazanızda ayarlar bölümünün altında “Ödemeler” seçeneğini tıklayın. Burada açılır menüye bakarak birden fazla ödeme altyapısı ekleyebilirsiniz. PayPal ile ödemeleri işlemek üzere Shopify erişimi sağlamak için PayPal hesabınızda oturum açmanız gerekir. Ancak müşterilerinizi bunaltmamak için yalnızca en popüler birkaç ödeme altyapısına sahip olmak isteyebilirsiniz. Stripe ve PayPal, alışveriş yapanların kullandığı veya dikkat ettiği en popüler ödeme ağ geçitleri olma eğilimindedir. Tabii tüm bunlardan önce Amerika’da şirketiniz olmalıdır. Şirket kurulumundan ilerleyen bölümlerde bahsedeceğiz.

Hangi ödeme altyapılarını kullanmalıyım?
Shopify Payments için en popüler ödeme altyapıları bizim de mağazalarımızda sürekli olarak kullandığımız Stripe ve PayPal altyapılarıdır. Ancak, her ülkenin o ülkedeki çevrimiçi perakendeciler tarafından kullanılabilen kendi çevrimiçi ödeme altyapıları listesi vardır. Shopify’da ülkeniz için çevrimiçi ödeme altyapısını arayabilirsiniz. Bazı ödeme altyapıları bazı ülkelerde yasaklanmıştır. Örneğin Türkiye, Afganistan, Bangladeş, Gana, Haiti ve diğer birkaç ülkede yaşıyor ve işletmenizi yürütüyorsanız PayPal’ı kullanamazsınız. İşletmeniz Amerika Birleşik Devletleri’ndeyse Amazon Pay, PayJunction, PayPal ve daha fazlası gibi ödeme altyapılarını kullanabilirsiniz.

Şirket Kurulumu Hakkında Sık Sorulan Sorular

EIN ve ITIN arasındaki farklar nelerdir?
EIN şunlar için kullanılır: İş denetimi, tasarruf veya yatırım hesapları açma, dosyalama vergileri, çalışan bordrosunu işlemek (varsa), işletme kredisi veya işletme kredisi almak, LLC adına kredi kartlarının alınması, işletme ruhsatı başvuruları.

ITIN şunlar için kullanılır: Vergi beyannamesi vermek, geçmişte sahte bir sosyal güvenlik numarası ile verilmiş bir vergi beyannamesinin düzeltilmesi, son başvuru tarihi geçtikten sonra vergi beyannamesinin geç verilmesi, devletin size vermediği bir güvenlik numarasını kullanırken kazandığınız parayı bildirmek, banka hesabı açmak.

ITIN olmadan EIN alabilir miyim?
Evet, EIN’nizi ITIN olmadan alabilirsiniz. Aslında LLC’nizi oluşturmadan önce, LLC’nin bir vergi yılı için faaliyet göstermesi ve gelir elde etmesi gerekeceğinden bir ITIN almanız mümkün değildir. Fakat gerekli aracılık sistemleri ile bunu gerçekleştirebilirsiniz.

EIN nedir?
Bir EIN, Internal Revenue Service (IRS) tarafından verilir ve vergi amaçlarıyla işletmelere atanır. Bu numaralar her ABD işletmesine özeldir ve başka hiçbir kuruluş tarafından tekrar kullanılamaz. Genellikle EIN olarak anılan İşveren Kimlik Numarası, ABD’deki işletmeler için gerekli olan bir vergi kimlik numarasıdır. EIN’lerin bireyler için değil, işiniz için Sosyal Güvenlik Numaraları gibi olduğunu düşünebilirsiniz. SSN’lerin aksine, EIN “xx-xxxxxxx” biçiminde dokuz basamaklı bir sayıdır ancak Bireysel Vergi Mükellefi Kimlik Numarasının (ITIN) EIN’lerden tamamen farklı bir şey olduğunu unutmayın.

EIN’in geçerlilik süresi var mıdır?
Hayır, bir EIN’nin süresinin dolması gibi bir durum yoktur. Ancak bu, numaranızı sonsuza kadar kullanabileceğiniz anlamına gelmez. Elbette yeni bir EIN (İşveren Kimlik Numarası) için başvurmanız gerekebilecek bazı durumlar vardır.

EIN iptal edilir mi?
Gelelim en kritik noktaya: İşin aslı, EIN’lerin herhangi bir süresinin dolması söz konusu bile olamaz. Bir İşveren Kimlik Numarası aldığınızda, bunun sonsuza kadar size ait olacağını unutmayın. Bu noktadan sonra belirli bir süre sonra yeniden EIN başvurusu yapılmasına gerek yoktur.

Amerika’da şirketiniz için tek yapmanız gereken işiniz için ihtiyacınıza özel şirket kurulumu paketini seçmek, Courself ekibiyle birlikte prosedür süreçlerini tamamlayarak şirketinize kavuşmak!

Kendinize uygun paketi hemen seçin, Amerika’da şirketiniz olsun.

Courself Earn Affiliate Programı Neden Önemli?

Affiliate sisteminin nasıl işlediğini öğrenmek, çevrimiçi bir girişimci olarak başarınız için çok önemli olabilir. Mağazanızı, reklamlarınızı veya sosyal medya platformunuzu mükemmel bir şekilde ayarlamış olsanız bile, yine de ortak olacak bir şirkete ihtiyacınız var. Courself Earn projesinin de doldurmayı amaçladığı boşluk budur. Bu blogda affiliate sistemi hakkında bilmeniz gereken her şeyi size anlatacağız. Neden gerekli olduklarını öğrenecek ve yeni gelen biri olarak size sunulan Courself Earn projemiz hakkında daha fazla bilgi edineceksiniz.

Affiliate Sistemi Nedir?
Konsept olarak, katılımlı iş olarak adlandırılan affiliate programlarının sistemi oldukça basittir. Burada amaç, dropshipperların ve bu işi sistemli bir şekilde yapan şirketlerin birbirlerini bulmasına ve birlikte çalışmasına olanak tanıyan bir platformu sağlamaktır. Her iki taraf bir platforma kayıt olarak birbirlerini bulabilir ve birlikte çalışmaya başlayabilir. Affiliate bağlantıları kişilere çok önemli hizmetler sunarlar.

Affiliate Programları Nasıl Çalışır?
Affiliate yaparken bir bağlı kuruluş ile bir satıcı arasında ne kadar veri alışverişi yapıldığını düşünün. Birinin, tek bir bağlı kuruluşun getirebileceği potansiyel olarak binlerce müşteri tarafından gerçekleştirilen her eylemi izlemesi gerekir. Affiliate programları aşağıdakileri izlemeye yardımcı olabilir: Bir banner reklamını kaç kişinin gördüğü, satın alma işlemini tamamlayan kişi sayısı, reklam veya sitedeki bir bağlantının kaç tıklama aldığı, bir bağlı kuruluş tarafından birden fazla satıcı ve teklif için elde edilen gelir ve çok daha fazlası. Bu veri noktalarını kimse takip etmeseydi ne olacağını bir düşünün. Affiliate sistemini kaydolan kişiler ilgili şirketten ödeme alarak yaralanabilirler. Bu şirket sahipleri ve kişi arasında bir güven oluşturur ve zarar gördükleri satın alımların azalmasına yardımcı olur. Ve bu sayede kişi, pazarlama yeteneği karşılığında tamamlanan her satın alım için bir komisyon alır. Platformlarını kullanmakta özgür tutar ve size bağlı bir pazarlamacı olarak geçiminizi sağlamanın daha iyi bir yolunu sunar. AdEspresso’dan Flavia Caroppo, tüccar ortakları ve bağlı kuruluş programları bulma konusunda şunları söylüyor: “Temel kural olarak her zaman hedef kitlenizle alakalı bir teklifi olan bir satıcı seçmeyi unutmayın. Takip etmeye değer her tüccar, tekliflerini bir bağlı kuruluş pazarlama platformunda genişleten daha kapsamlı bir şirket ağının parçasıdır. Dışarıda bir sürü bağlı kuruluş pazarlama sistemi var ancak bu, sundukları ürünün her zaman en iyi olduğu anlamına gelmez.” Siz de kendi işiniz için bu sistemi uygulayabilir ya da zaten var olan bir affiliate sistemine kayıt olabilirsiniz. Elbette okuduğunuza körü körüne güvenemezsiniz. Sizin için potansiyel olarak işe yarayabilecek bir şey bulduğunuzda firmayla iletişime geçin ve mümkün olduğunca çok soru sorun. Gerekirse numuneler isteyin veya bir deneme süresi isteyin. Bir satış ortağı olarak pazarlayacağınız şeyden emin olmak için öncelikle istediğiniz mal/hizmeti satın alın ve deneyin.

Courself Earn Affiliate Sistemi

Artık affiliate programlarının nasıl çalıştığı hakkında bir fikriniz olduğuna göre gelir elde etmeniz için Courself Earn projemizi inceleyelim ve nasıl başlayacağınızı gösterelim: Courself Earn’e hemen kayıt olduğunuzda courself.co üzerinden oluşturacağınız size özel link ile satın alımlarda, her satın almada size gelir sağlayan bir affiliate geliri elde etme sistemini hizmetinize sunduk.
Courself Earn eğitimciler, öğrenciler, inceleme siteleri ve içerik oluşturucuların hedef kitlelerini Shopify dropshipping, e-ticaret ve girişimcilik konusunda bilgilendirmeleri ve tavsiyeleri üzerinden komisyon kazanmalarını amaçlar.

Courself Earn Programına başvuru koşulları nedir?
Courself Earn Programına başvurmak için aşağıdaki gereksinimleri karşılamanız gerekir: aktif bir web sitesine sahip ve yönetiyor iseniz, çevrimiçi kurslar, blog gönderileri, videolar veya kılavuzlar gibi orijinal içeriklerin en az birinde aktif iseniz, e-ticaret, girişimcilik, Shopify veya diğer e-ticaret platformlarında deneyiminiz var ise programımıza başvurabilirsiniz.

Programa nereden başvurabilirim ve süreç nasıl işliyor?
Programa https://courself.co/hesabim/ linkinden gerekli alanları doldurarak başvurabilirsiniz. Courself ekibi başvurunuzu dikkatle inceler. Başvurunuz onaylanırsa Courself’i ve eğitimlerini tanıtmak için bir satış ortağı bağlantısı ve başlamanıza yardımcı olacak bazı araçlar içeren bir bilgilendirme e-posta alırsınız. Çoğu durumda Courself Earn Programına yapılan başvurular 15 iş günü içinde işleme alınır. Başvuruların yüksek hacmi nedeniyle Courself reddedilen başvurular hakkında geri bildirim sağlamaz.

Affiliate sisteminde ne kadar kazanabilirim?
Courself satış ortakları, benzersiz yönlendirme tanıtıcılarını içeren bir bağlantı aracılığıyla Courself’e yönlendirdikleri alıcılar için komisyon alır. Satış ortakları, Courself’e yönlendirdikleri her başarılı satıcı için %20 ödül kazanır. Bu, sizin iki ay aktif kaldıktan sonra yönlendirdikleri kişi tarafından seçilen aylık plan fiyatının iki katını kazanacakları anlamına gelir.

Nasıl ödeme alırım?
Courself Earn Programı, satış ortağı ödemeler için Payoneer’i kullanır fakat bazı durumlarda IBAN ile de ödeme aktarılabilir. Ayın 1’inden 15’ine (dahil) kadar biriken krediler için ödeme ayın 15’inden sonra beş iş günü içinde gerçekleşir. Ayın 16’sından (son günü dahil) kadar oluşturulan ödemeler ayın son gününden beş iş günü sonra gerçekleşir. Komisyon bakiyesi 50 ABD Dolarından azsa, bakiye bir sonraki ödeme dönemine kadar tutulur. *Payoneer’de gönderimin alt sınırının bu tutar olması sebebiyle.

Yönlendirdiğim satıcılar hakkında hangi bilgileri takip edebilirim?
Yaptığınız tavsiyeleri, bir ödeme dönemindeki toplam kazancı ve bugüne kadarki toplam kazancı takip edebilirsiniz.

Courself Earn Programımıza hemen kayıt olun, iş ortağı olalım!

Başarılı Ürün Sayfası Oluşturma

Ürün sayfanız mağazanızdaki en önemli sayfalardan biridir. Bu nedenle harika bir ürün sayfası oluşturmak istemeniz çok doğal. İyi ürün sayfaları, tarayıcıları alıcılara dönüştürmeye yardımcı olur. Ayrıca müşterilerinize bilinçli bir satın alım yaptırmak için ihtiyaç duydukları bilgileri vermenize yardımcı olurlar. E-ticaret’te ürün sayfaları oluşturmanın birçok yolu vardır. Bu blogda mağazanızın ürün sayfalarını geliştirmek için kullanabileceğiniz ürün sayfası tasarımına yönelik en iyi uygulamaları paylaşacağız. Neyin işe yarayıp neyin yaramadığını daha iyi anlayabilmeniz için farklı ürün sayfalarından örnekler de göreceksiniz. Hadi başlayalım!

Ürün Sayfası Tasarımı: E-Ticaret Girişimcileri için İpucular

Ürün sayfalarınız e-ticaret işinizi yapabilir veya bozabilir. Bu yüzden onları iyi tasarlamak çok önemlidir. Aşağıda çevrimiçi alışveriş yapan müşteriler için, ürününüzü daha davetkar hale getirmek için ürün sayfalarınızın tasarımına eklemeniz gereken tüm öğeler yer almaktadır:

Mükemmel Ürün Açıklaması

Nielsen Norman Group’a göre en etkili ürün açıklamaları taranabilir, kısa ve özdür ve objektiftir. Bu tür içeriğin, kullanılabilirliği %124 oranında iyileştirdiği gösterildi. Taranabilir içerik oluşturmak için ve kolay okunabilmesi için ürün açıklamalarınıza kısa maddeler eklemelisiniz. Özlü içerik ürünü açıklayan 1-4 cümledir. Objektif içerik faydaları abartmak yerine ürünü dürüstçe tanımlar. Başarısız bir örneği şu şekilde kurgulayabiliriz: Ürün sayfasında çok fazla gereksiz bilgi var. Ayrıca ürün renkleri ve bedenleri envanterde kalmadığından, tüm ürünler için ürün açıklamalarını buna göre manuel olarak değiştirmeye devam etmeniz gerekir. Bir sonraki örnekte üç cümle vardır. İlk cümle, ürünü Oberlo tarafından sağlanan bazı madde işaretlerini kullanarak tarafsız bir şekilde tanımlar. Ardından kıyafet eşleşmelerini açıklamak için iki cümle yazılmıştır. Bu, potansiyel müşterinin  baktığı bluz için bir kıyafet tasavvur etmesine olanak tanır. İkinci örnekte olduğu gibi, gereksiz görünen özellikler için birkaç madde işaretini kaldırmayı seçebilirsiniz. Ayrıca tutarlı bir marka yaratmak istiyorsanız, tüm ürün sayfası madde işaretlerini aynı şekilde düzenlemeyi seçebilirsiniz. 

Mükemmel Ürün Görselleri

En iyi ürün sayfaları, ürünleri tüm ihtişamıyla sergileyen yüksek kaliteli resimlere sahiptir. Satışlarınızı olumsuz etkileyebileceği için görüntü kalitesinden asla ödün vermemelisiniz. Bir resim düşük kaliteliyse veya ürünü iyi temsil etmiyorsa, tüketiciler satın alma seçeneği ile ilerlemeyecektir. Potansiyel müşterileriniz ürünün gerçek hayatta nasıl görünebileceği konusunda net bir fikir ister. Ürün fotoğrafçılığını öğrenmek, alışveriş yapanların görünüşlerini hayal ettikleri görüntüleri yakalamanıza yardımcı olabilir. Ayrıca bazı ürün tedarik platformlarının ürün resimlerini içe aktarmanıza izin verdiğini de unutmamalısınız. Örneğin ürün sayfalarınızda kullanmak üzere Oberlo’dan öğe resimlerini içe aktarabilirsiniz. Görseller içe aktarıldıktan sonra, PhotoShop’taki ürün resimlerinden logoları kaldırdığınızdan emin olun. Ürününüz gri bir arka planda çekildiyse, beyaz yapmak için arka planı kaldırın. Mağazanızdaki ürünler için tutarlı bir görünüm oluşturmaya çalışın. Ziyaretçi deneyimini geliştirmek için ürün sayfası tasarımlarınıza 360 derecelik görseller eklemeyi de düşünebilirsiniz. Böylece müşteriler, bir ürünün tüm açılarını görebilmenin keyfini çıkarır. Örneğin bir topun ön ve arka yüzünün nasıl göründüğünü bilmek, müşterilerin ne satın aldıklarını görmelerine yardımcı olur. Müşterilerin inceleme bölümünde kendi ürün resimlerini eklemelerine izin vermek de iyi bir seçenek olacaktır. Herkesin profesyonel fotoğrafçılığın ışıltısı ve cazibesi olmadan ne elde edeceklerini görmelerini sağlar. Ayrıca elbise veya gömlek gibi moda ürünleri satıyorsanız, bir beden tablosu görüntüsünü içe aktarmayı unutmayın. Bu, müşterilerin hangisinin en uygun olduğuna karar vermelerine yardımcı olmak için ölçümleri ve boyutları görmelerini sağlar. Ürünü Asya’dan tedarik ediyor ve ABD’de satış yapıyorsanız, müşterilerinizin Asya bedenlerini ABD bedenlerine dönüştürebilmeleri için kılavuz eklemelisiniz. Ayrıca, ürün görseli yakınlaştırma özelliğine sahip olmak, müşterilerin ürün görselinizi daha iyi görmelerini ve bir ürünün ince detaylarına bakmasını sağlar.Son olarak, bir ürün videosuna sahip olmak dönüşüm oranlarını artırabilir. Kissmetrics’e göre, site ziyaretçilerinin bir web sitesinde bir video izledikten sonra satın alma olasılıkları %64-85 daha fazladır.

Aciliyet duygusu

Conversion XL’e göre, kıtlık ve aciliyet duygusu yaratarak satışları %332’ye kadar artırabilirsiniz. Bunu yaparak aynı zamanda dönüşüm oranınızı da artırabilirsiniz. Aciliyet, sıradan tarayıcıyı hızlı bir şekilde alıcıya dönüştürmeye yardımcı olur. Müşterileriniz mağazanıza göz attığında  harika bir ürün müşterinizi etkileyecektir ancak bir satış geri sayım sayacına sahip olmak, müşterinizi hemen satın almaya teşvik etmeye yardımcı olabilir. Ürün mağazanızda geri sayım sayacı uygulamalarını kullanmak, bir aciliyet duygusu yaratmaya yardımcı olabilir. Kendi metninizi yazabilir veya bir örnek listesinden seçim yapabilirsiniz. Sınırlı miktarları belirten bir metnin olması, satışları arttırmaya yardımcı olabilecek kıtlık yaratmaya yardımcı olabilir ancak hangisinin dönüşümleri en çok artırdığını görmek için çeşitli farklı metinleri test etmeyi seçebilirsiniz.

Sezgisel Düzen

Müşteriniz, dili anlamasalar bile mağazanızı nasıl kullanacağını bilmelidir. Çevrimiçi mağazanızın entegre etmesi gereken genel bir ürün sayfası düzeni vardır. Müşterilerin kafasını karıştırabileceği veya hayal kırıklığına uğratabileceği için korkak, pratik olmayan düzenler kullanmayın. Basit tutun. Çoğu zaman, ürün resmi soldadır. Ürün kopyası sağda, “Sepete Ekle” düğmesi yakın ve belirgindir. Mağazanız için bir tema seçerken nişinizdeki diğer popüler mağazalara benzediğinden emin olmalısınız. Çoğu kişi “rekabetten sıyrılın” diyecek olsa da, ürün sayfası düzenleri söz konusu olduğunda bu genellikle kötü bir tavsiyedir. Shopify Tema Mağazasındaki ücretsiz Minimal Tema, yalnızca çoğu müşterinin aşina olduğu değil, aynı zamanda ürün sayfası tasarımının diğer temel unsurlarını da içeren bir ürün sayfası düzenine iyi bir örnektir. Shopify ayrıca ürün sayfalarınızın görünümünü iyileştirmeye yardımcı olabilecek sezgisel düzenlere sahip birçok ücretsiz temaya sahiptir.

Sosyal Medya Paylaşım Butonları

Sosyal medya paylaşım butonları özellikle popüler bir ürününüz olduğunda ürün sayfanızı tanıtmak için harikadır. Ne yazık ki dönüşümleriniz üzerinde de olumsuz etkileri olabilir. Mağazanızda A/B testi yapmak, sosyal paylaşımın sizin için işe yarayıp yaramadığını belirlemenize yardımcı olacaktır. VWO’ya göre, bir e-ticaret işletmesi sosyal medya paylaşım butonlarını test etti ve kaldırıldığında harekete geçirici mesaj tıklamalarında %11,9’luk bir artış buldu. Sosyal paylaşım düğmelerinin, üzerinde hiçbir paylaşımınız olmadığında büyük olasılıkla iyi dönüşmediğini belirttiler. Kuno Creative tarafından yapılan bir testte sosyal paylaşım 500’den fazla dönüşüme sahip olduğunda, %2 yerine %9’luk bir dönüşüm oranına sahipti. Bu nedenle yeni bir mağazaya sahipseniz, sosyal medya paylaşım butonlarını kaldırmak iyi bir fikir olabilir. Bir kitle oluşturduktan ve ürün sayfalarına büyük miktarda trafik gönderdikten sonra bunları mağazanıza geri eklemeyi düşünün. Ayrıca, belirtilen belirli numaraları olmayan simgelerin mağazanız için iyi çalışıp çalışmadığını test edebilirsiniz.

Nakliye Bilgisi

Mağazanızda “75 ABD dolarının üzerindeki siparişlerde ücretsiz gönderim” veya “ABD içinde ücretsiz gönderim” ifadesinin belirtilmesi veya bulunması, müşterilerin gönderim bilgilerinin anlık görüntüsünü almasına yardımcı olur. Bu kısa ve öz bilgiyi ürün sayfasında bulundurarak asıl nokta sayfada açıklığa kavuşturulduğundan, müşterinin gönderi bilgilerinizi okumak için sayfadan çıkmasını engellemiş olursunuz. Ücretsiz kargo gereksinimlerinin vurgulanması, müşterinizin isterlerse sepetine daha fazla ürün eklemesine olanak tanır.

Müşteri Değerlendirmeleri

Ürün sayfanızda müşteri incelemelerinin olması çok önemlidir. Bir ürün sayfasına trafik çekiyorsanız, mağazanızdaki incelemeler, tarayıcılara siz fazla çalışmadan bu satışı kapatma konusunda ekstra bir itici güç sağlayabilir. eMarketer’a göre, müşteri incelemeleri üretici açıklamalarından 12 kat daha güvenilirdir. Bu nedenle, müşteri incelemelerine sahip olmak satışlarınızı arttırmanıza ve genel olarak olumlu olmaları durumunda müşteriyi dönüştürmenize her zaman yardımcı olabilir. İncelemeler için satın almalarından sonra müşterilerle otomatik olarak iletişime geçmek için “Ürün İncelemeleri Eklentisi” gibi bir uygulamayı kullanabilirsiniz. Bu, incelemelerinizi hızlı bir şekilde ve minimum çalışma ile büyütmenize olanak tanır.

Önerilen Ürünler

Bunun dönüşümlere yardımcı olup olmayacağını anlamak için A/B testi yapmak isteyebilirsiniz, ancak önerilen ürünler müşterileri sitenizde biraz daha uzun süre kalmaya teşvik eder. Çoğu zaman, sattığınız üstten daha fazlasını giyen modelleriniz olur. Modelin taktığı eşleşen etek veya küpeleri satarsanız önerilen ürünlerinizde bulundurmanız müşterilerin görünümlerini tamamlamalarına yardımcı olacaktır. Önerilen ürünler söz konusu olduğunda, birbirine çok benzeyen ürünlerden kaçının. Bu, müşterinin kafasının karışmasına neden olabilir ve daha az satışla sonuçlanabilir. Bunun nedeni, daha fazla seçeneğin daha fazla düşünmeyi gerektirmesidir.


Şimdi birkaç güzel ürün sayfası örneği inceleyelim:

İlk Örneğimiz: Disney (https://www.shopdisney.eu/)

Onu neden seviyoruz: Disney Store’un ürün sayfası temiz. Ürün başlıklarında nakliye bilgileri bulunuyor. Ürünü gösteren farklı açılar var. İnceleme için yakınlaştırma bölümü var. Ürünün marka görselleri tutarlı kalırken beyaz zemine tezat renkte “‘Sepete Ekle” seçeneği var. Teslimat bilgileri de ürün sayfasında içinde mevcuttur. Benzer ürünler yine benzer bir ürün stiline sahiptir ancak aynı zamanda Disney markasına aşina olan birinin aklına gelebilecek farklı karakterlere sahiptir.

Bir Diğer Örnek: Guess (www.guess.eu/)

Neden seviyoruz: Ürün sayfası, müşterilerin ürün görselinin ince ayrıntılarını görmelerini sağlayan çok büyük bir yakınlaştırma özelliğine sahiptir. Farklı açılardan birkaç vitrin resmi de vardır. Ürün sayfasında beden tablosu mevcuttur. Nakliye bilgileri de nettir. Ürün açıklaması kısa ve açıklayıcıdır. Sosyal paylaşım simgeleri bu müşteriyi rahatsız edici değildir, küçüktür. “Sepete Ekleme” küçüktür fakat hepsi siyah renk kontrastları ile beyaz arka planda bulunur.

Yüksek Oranlı Satış Dönüştürücü Ürün Sayfaları Hazırlamaya Hazır mısınız?

Etkili ürün sayfalarının asıl amacı müşterilere anında öğelerin değerini iletmektir. Bu durum, müşterinin satın almaya ilerlemesine ve mağazanıza güven duymasına sebep olur. Kısacası işiniz ürününüzü potansiyel müşterilere anlatmak! 

Özet: 2022 için Ürün Sayfası Tasarımı En İyi Uygulama Adımları

  • Destansı bir ürün açıklaması ekleyin
  • Mükemmel ürün resimlerini yayınlayın
  • Aciliyet duygusu ekleyin
  • Düzenin sezgisel olduğundan emin olun
  • Sosyal paylaşım düğmelerini test edin
  • Gönderim bilgilerini dahil edin
  • Müşteri yorumlarını yayınlayın
  • Önerilen ürünleri dahil edin

Mağazanızın Dönüşüm Oranını Arttırmanızı Sağlayacak Güven İbareleri

Matematiğini yaparsanız dönüşüm oranınızı yalnızca tüketicilerinizin güvenini kazanarak, potansiyel olarak satışlarınızı yüzde on veya daha fazla arttırabileceğinizi göreceksiniz. Bazılarınız için bu oran çok fazla görünmeyebilir ancak bu oldukça önemli bir artıştır ve şaşırtıcı bir şekilde oldukça kolay bir düzeltmedir. Peki, tüketicilerinizin güvenini nasıl kazanabilirsiniz? Bu işe ilk önce güven rozetleri ile başlayabilirsiniz. Dönüşüm oranınızı arttırmanıza yardımcı olacak en iyi güven rozetlerini keşfetmek için okumaya devam edin!

 

Güven rozeti nedir?

Web sayfanıza yerleştirdiğiniz güven aşılayan bir rozettir. Güven ibarelerini genellikle ödeme işlemi sırasında bulursunuz ancak giderek daha fazla perakendeci, bunları açılış veya ana sayfalarına yerleştirmekte. Güven rozetleri sitenizdeki satışları ve memnuniyeti artırabilecek basit araçlardır. Bu güven rozetlerinin arkasında genellikle (ancak her zaman değil) kredi kartı bilgilerinin ve kişisel bilgilerin güvende tutulmasına yardımcı olan güvenlik özellikleri bulunur. Güvenli ödeme bilgileri veya SSL, web üzerinden gönderilen belirli bilgileri şifreleyecek karmaşık bir internet güvenliği sisteminin parçasıdır. Genel olarak, bu güvenli sistemler uygulandığında güven mühürleri verilir. Ziyaret ettiğiniz sitenin bir çeşit SSL güvenlik protokolü kullanıp kullanmadığını URL’nin yanındaki küçük kilit sembolünden veya web adresinin “HTTP” yerine “HTTPS” ile başladığını kontrol ederek anlayabilirsiniz. Ancak herkes bunu bilmediğinden sitenizde güven mührünün görünmesi çok önemlidir.

 

Güven Rozeti Türleri

Sitenize uygulayabileceğiniz beş ana web sitesi rozeti türü vardır. Her birinin kendi anlamı ve kullanımı vardır. Elde etmek istediğiniz etkiyi temel alarak sitenizde hangi güven rozetlerini kullanacağınıza karar verebilirsiniz.

Güvenli ödeme rozeti

Güvenli ödeme rozeti mağazanız için en önemlisidir. Bu rozet, SSL sertifikası sağlayan bir şirkete kayıt olduğunuzda aldığınız rozetlerdir. SSL, Secure Socket Layer (Güvenli Giriş Katmanı) anlamına gelir ve teknik olarak biraz kafa karıştırıcı olabilir ancak esasen internet bağlantısını ve aktarılan bilgileri korur. Bu tür bir güven rozeti sitenizdeki ödeme işleminizin güvenli olduğunu, paylaşılan bilgilerin şifrelendiğini ve müşterilerinizin kimlik veya kredi kartı bilgilerinin çalınmayacağını gösterir. İşletmenize bu tür bir güven aşılamak, genel dönüşümlerinizde çok yardımcı olacaktır. En güvenilir ve tanınan güvenli ödeme rozetlerini kullanmak, müşterilerinizin hızlı bir şekilde kendilerini güvende ve güvende hissetmelerini sağlayacaktır. 

En çok tanınan ve güvenilen bir numaralı SSL rozeti Symantec’tendir. Symantec, Norton ve LifeLock’un yanı sıra eskiden VeriSign olarak adlandırılan şeyin sahibidir. Bu adların tümü iyi tanınan ve güvenilir güvenlik sertifikası sağlayıcılarıdır. Symantec, ihtiyaçlarınıza uygun çeşitli seçenekler ve paketler sunar.

İyi tanınan ve güvenilir bir güvenlik sistemine başka bir örnek de PayPal’dır. Tıpkı Symantec’te olduğu gibi PayPal’dan da koruma satın alabilir ve bu süreçte siteniz için güvenilir güvenlik rozetini alabilirsiniz.

Shopify, giderek daha fazla tanınan bir SSL sağlayıcısının bir başka örneğidir. Shopify’ı kullanarak bir e-ticaret mağazası açarsanız otomatik olarak entegre SSL sertifikaları alırsınız. E-ticaret müşterileri bir Shopify mağazasında alışveriş yaptıklarında kişisel bilgilerinin güvende tutulacağını bilirler.

Bu örneklerin üçü de ödenmesi gereken güven rozetleridir ancak Flywheel veya Cloudflare gibi ücretsiz SSL sertifikası seçenekleri vardır. Ancak, güvenli ödeme güven rozetlerinin dönüşüm oranlarını artırmada bu kadar iyi çalışmasının nedenlerinden en önemli şeyin tanınmaları olduğunu unutmayın. Marka tanıma, güven oluşturmada önemli bir rol oynar. Bu rozetleri “Sepete Ekle” seçeneklerinizin yanında ve ödeme sayfanızda görüntüleyebilirsiniz. İstenen etkiye sahip olmak için bu rozetlerin açıkça görünür olmaları gerekir. Ayrıca, açılış sayfanızın veya ana sayfanızın altında görüntülenebilirler.

Kabul edilen ödeme rozetleri

Tanıdığınız bir markayı görmekten daha fazla güven uyandıran bir şey yoktur. Bu güven rozetlerinin yapması gereken tam olarak budur. Kabul edilen ödeme seçenekleri olarak Visa, Mastercard veya PayPal rozetlerinin listelenmesi, bir ton ayak işi yapmanıza gerek kalmadan web sitenize olan güven düzeyini artırabilir. ConversionXL tarafından gerçekleştirilen bir araştırma, 1000’den fazla kişiye en çok hangi ödeme rozetlerini tanıdıklarını ve hangi rozetlere en çok güvendiklerini sordu. Yüzde 42’lik bir kesim en çok tanınan marka olarak Visa-Mastercard’ı seçerken, PayPal en güvenilir marka olarak seçildi. Ayrıca ConversionXL, “Aşinalığın bir popülasyonun güvenlik algısını doğru bir şekilde öngördüğü hipotezinin genellikle desteklendiğini belirtir. Çoğunlukla, daha fazla aşinalık aynı zamanda daha fazla güvenlik hissi anlamına geliyordu.” Bu güven rozetlerinin en iyi yanı, ücretsiz olmaları ve elde edilmesinin kolay olmasıdır. Visa’nın Verified By Visa satıcı programı vardır ve bu programa kaydolduğunuzda siteniz için güveni ve dönüşüm oranlarını artıracak bir Visa Verified rozeti alırsınız.

Üçüncü taraf onayları

Üçüncü taraf onayları, müşterilerinize güvenilirliğiniz olduğunu göstererek güven aşılamanıza yardımcı olabilir. Bu programlar genellikle bir başvuru sürecini ve rozeti almadan önce sitenizin gözden geçirilmesini içerir. Google Trusted Store rozeti de iyi tanınan ve güvenilen bir rozettir. Google’ın Trusted Store rozetinden Müşteri Yorumları rozetine geçtiğini lütfen unutmayın. ConversionXL araştırmasında Google güven mühürleri, Y Kuşağı grubu (30 yaşın altındaki) tarafından daha fazla tanınır ve güvenilirdir. Google güven mührünü kazanmak için öncelikle başvuruda bulunmanız ve Google’ın bu program için belirlediği gereksinimleri karşılamanız gerekir. Google, mağazanızı onayladıktan sonra müşterileriniz satın alma işlemini gerçekleştirdikten sonra anketler almaya başlar. Google, incelemelerin yeterince iyi olduğuna karar verdikten sonra size bir rozet verilir.

Google müşteri yorumları ve trusted store rozetleri

Bu güven rozetleri için neden bu zahmete katlanacağınızı kendinize soruyor olabilirsiniz. Bu güven mühürleri biraz fazladan iş ve zaman gerektirse de, çabaya değer ve çevrimiçi mağazanızdaki dönüşümleri artırmak için çalışabilirler. Bu, mükemmel puanlarınızı kolaylıkla sergilemenizin bir yoludur ve bu puanlar ve incelemeler mağazanıza olan güveni artırmak için önemli olabilir. Bunu şöyle düşünün: Puanı olmayan benzer bir ürün yerine, mükemmel puanları olan bir ürünü Amazon.com’dan satın alma olasılığınız daha yüksektir. Aynı şey e-ticaret mağazanız için de geçerli. Başkalarının harika bir deneyim yaşadığını bilirlerse, tüketicilerin sizden satın alma olasılığı daha yüksektir. Bu güven rozetleri, web sayfasının alt kısmına yakın bir yerde görüntülenme eğilimindedir ve genellikle kabul edilen ödeme rozetlerinden biraz daha belirgin bir şekilde görüntülenir.

Para iade garantisi rozetleri

Bu web sitesi rozeti ücretsizdir ve çevrimiçi müşterileriniz arasında güven oluşturmaya devam eder. Bu rozetleri kendiniz yapabilirsiniz veya grafik tasarım konusunda bu tür bir yeteneğiniz yoksa bu rozetin indirilebilir versiyonlarını kolayca bulabilirsiniz. Visual web sitesi optimize edici’nin “30 günlük para iade garantisi” rozetiyle yaptığı denemeye göre, çevrimiçi bir eğitim hizmeti için satışlar 11 günlük bir süre içinde yüzde 32’nin üzerinde arttı. Buradaki fikir, bu rozetin dönüşüm oranı sorunlarının en büyük faktörlerinden biri olan çevrimiçi satın alma korkusunu ve algılanan riskini ortadan kaldırmaya yardımcı olmasıdır. Bu güven rozeti, SSL ve güvenli ödeme rozetleri gibi web sitesi güvenliğini ele almaz ancak bir şekilde müşterilerinizin arkasında olduğunuzun onayını sağlar. Müşterileriniz satın alım yaparken kendilerini güvende hissederler ve bu nedenle sizden satın alma olasılıkları daha yüksektir.

Ücretsiz kargo ve iade rozeti

Başka bir ücretsiz güven simgesi olan bu rozet, çevrimiçi mağazanız üzerinden ücretsiz gönderim ve/veya iade sunduğunuzu bildirir. “Para İade Garantisi” rozeti gibi, “Ücretsiz Gönderim” veya “Ücretsiz İade” rozeti de müşterilerinize güven ve emniyet duygusu aşılayabilir ve algılanan çevrimiçi satın alma riskinin bir kısmını ortadan kaldırabilir. Mağaza politikanızı ve mükemmel müşteri hizmetinizi vurgular. Bu güven rozetini kullanmayı seçerseniz, para iade garantisi rozetleriyle birlikte görüntülenmelidir. İnsanların çevrimiçi olarak kişisel veri sağlama konusunda temkinli olmaları anlaşılabilir bir durumdur. Gerçekleşen veri ihlallerinin sayısı ve kimlik hırsızlığının bu günlerde bu kadar büyük bir konuşma konusu olmasıyla, tüketicilerin çevrimiçi alışverişlerinde bu kadar temkinli olmaları şaşırtıcı değildir. Bu yüzden müşterilerin güvenlerini kazanmak çok önemlidir. Zamanınızın önemli olduğunu ve bu güven rozetlerinden bazılarının biraz çaba ve para gerektirdiğini anlıyoruz ancak satışlardaki artış ve yatırım getiriniz emin olun buna değecektir.